fbpx
featured
  1. Haberler
  2. Kültür & Sanat
  3. Erdal Güney Yeni Kitabı ve Plağıyla Vicdana Davet Ediyor

Erdal Güney Yeni Kitabı ve Plağıyla Vicdana Davet Ediyor

Erdal Güney, kaleme aldığı yeni eseri ‘Gecikmiş Bir Konuşmanın Mahcubiyetiyle’ aracılığıyla okurlarını derin bir vicdan muhasebesine yönlendiriyor. Sıradan bireylerin yaşamlarını öyküleştirirken toplumsal meseleleri de görünür kılan yazar, mahcubiyetin insanı dönüştüren...

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Erdal Güney, kaleme aldığı yeni eseri ‘Gecikmiş Bir Konuşmanın Mahcubiyetiyle’ aracılığıyla okurlarını derin bir vicdan muhasebesine yönlendiriyor. Sıradan bireylerin yaşamlarını öyküleştirirken toplumsal meseleleri de görünür kılan yazar, mahcubiyetin insanı dönüştüren bir bilinç hali olduğunu savunuyor. Güncel gelişmeleri ve özel dosyaları takip etmek isteyen okurlar ise BirGün’ün WhatsApp kanalına katılım sağlayabiliyor.

Erdal Güney’in Yeni Kitabı Neyi Anlatıyor?

Deniz Burak BAYRAK’ın haberine göre Güney, edebiyatın toplumsal olanla kurduğu bağı ve günümüzde neden ortak bir dille örgütlenmeye ihtiyaç duyduğumuzu irdeliyor. Kitabında toplumcu gerçekçi bir yaklaşım sergileyen yazar, bu anlatıyı bireyin iç dünyasındaki insani kırılganlıklarla dengeliyor. Kendi kuşağını neoliberalizm ve post-truth (gerçek sonrası) dönemlerini tecrübe etmiş bir nesil olarak tanımlayan Güney, sistemin bireyi yalnızlaştırma çabasına karşı toplumsal olanın değerli kılınması gerektiğini vurguluyor. Olayları insanları birbirine yakınlaştıracak bir noktadan kurguladığını belirten Güney, “Dilerim niyet, okur nezdinde karşılık bulur.” temennisinde bulunuyor.

Mahcubiyet ve Pişmanlık Arasındaki Fark Nedir?

Kitabın ismi, editör Cansu Canseven’in önerisiyle şekillenmiş. Güney, mahcubiyeti “bilişsel bir durum” ve “kendimizle yüzleşme olanağı” olarak nitelendirerek bunun pişmanlıktan farklı olduğunu söylüyor. Yazar bu farkı şu sözlerle açıklıyor: “Pişmanlık, bence zamanı, onun yaşandığı âna hapseder ve geride kalır. Bizimle beraberliğini sürdüremez, bir unutma hâline dönüşür. Pişmanlıklar sürdürülebilir bir alışkanlık gibiyken; mahcubiyetler ise bizi dönüştürür düşüncesindeyim.” Bireyin toplumsal hayattaki duruşunu “gecikmesi, zamanında davranamaması, kendini bu sürecin yaşandığı dönemde duygu, düşünce ve konforuyla perdelemesi…” şeklinde tarif eden Güney, bu durumun mahcubiyetiyle buluşanların geleceğe dair daha kapsayıcı olabileceğini belirtiyor.

Toplum Olarak Neleri Konuşmakta Geç Kalıyoruz?

Erdal Güney, toplumsal konuşmanın işçi sınıfının hak taleplerinden Gezi gibi çok sesli eylemlere kadar geniş bir yelpazeyi kapsadığını ifade ediyor. Bugünün dünyasında işçi mücadelelerinin kısıtlanması, sendikasızlaştırma, doğa tahribatı, kadın cinayetleri ve savaşlar gibi yakıcı meselelerin ancak örgütlü bir mücadele ve ortak bir dille çözülebileceğine inanıyor. Siyasal anlatının hümanist bir derinlikle desteklenmesi gerektiğini savunan yazar, toplumsal bilincin her bireyi şefkatle sarmalaması gerektiğini dile getiriyor.

Öykülerdeki Karakterler ve Mekânlar Nasıl Kurgulandı?

Kitaptaki öyküler sıradan insanların yaşamlarından kesitler sunarken, Güney’in kendi tanıklıklarından da izler taşıyor. 1 Mayıs öyküsü gibi kurguların birçok insanın ortak tecrübesine dayandığını belirten sanatçı, “Artık konuşma vakti geldi” düşüncesini üretmenin cesaretle ilgili olduğunu söylüyor. Ayrıca yazar, mekân-insan ilişkisini görsel bir evren oluşturacak şekilde detaylandırıyor. Kitapta yer alan her öykünün başında, Mustafa Cüstan’a ait olan ve anlatılan hikâyeden bir anı yansıtan çizimler bulunuyor.

Yeni Plak ‘Perihel-Afel’ Dinleyiciyle Nasıl Buluştu?

Müzik çalışmalarına da ara vermeyen Güney, Ada Müzik etiketiyle ‘Perihel-Afel’ isimli bir plak çıkardı. Dünyanın güneşe olan uzaklığını simgeleyen bu isim, sanatçının dizi ve sinema müziklerinden oluşan bir seçkiyi içeriyor. Plakta Hatırla Sevgili, Bu Kalp Seni Unutur mu?, Elveda Rumeli dizileri ile Asi Ruh Beşiktaş belgeseli gibi yapımlar için hazırlanan eserlerin yeniden düzenlenmiş halleri yer alıyor. Güney, plağın felsefesini “Güneş sabit, dünya dönüyor.” metaforuyla açıklarken, bu durumun insanın değişkenliğine ve umuda yaklaşma çabasına vurgu yaptığını belirtiyor.

Müzik Emekçilerinin Hak Mücadelesi Hangi Aşamada?

Sanatçı, müzik emekçilerinin karşılaştığı ekonomik ve politik zorluklara da değiniyor. Telif haklarının hem ekonomik hem de demokratik bir hak olduğunun altını çizen Güney, meslek birliklerinin bu alandaki mücadelesinin önemine dikkat çekiyor.

Erdal Güney Yeni Kitabı ve Plağıyla Vicdana Davet Ediyor
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak MaxiMag Bültenine Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Maxi Magazin ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir