Uzak Şehir’in 70. bölümünde Alya, hamile olduğunu Cihan’a söylemeye hazırlanırken onun Berfin’le nişanlandığını öğrendi. Bölümün sonunda ise Ecmel’le karşı karşıya gelen Alya, silahı ateşleyemeden fenalaştı.
Alya, Cihan’a ulaşamadan yıkıldı
Kanal D’nin AyNA Yapım imzalı dizisi Uzak Şehir, Ozan Akbaba, Sinem Ünsal, Gonca Cilasun, Müfit Kayacan, Sahra Şaş, Dilin Döğer, Atakan Özkaya, İlkay Kayku, Nazmi Kırık, Sinan Demirer, Zeynep Kankonde, Muttalip Müjdeci, Barış Yalçın, Burak Şafak, Mehmet Polat, Yunus Eski, Yaren Güldiken ve Kuzey Gezer’i buluşturan kadrosuyla 70. bölümüyle ekrana geldi.
Hamile olduğunu öğrenen Alya, haberi hemen Cihan’la paylaşmak istedi. Otele gittiğinde parmağındaki yüzüğü çıkararak Enver’e verdi. Enver’in tüm engelleme girişimlerine karşın kararından vazgeçmeyen Alya, “Cihan’ın çocuğunu taşıyorum” dedi.
Yaşananları anlamaya çalışan Kartal, Enver’le konuştu. Başta direnen Enver, sonunda bildiklerini anlattı. Kartal ise Alya’yı bu topraklardan götüreceğini söyledi.
Cihan’ın evlilik kararı Alya’yı sarstı
Günler sonra Albora Konağı’na giden Alya, önce Deniz’i gördü, ardından Cihan’ı bekledi. Cihan, Alya’nın konuşma isteğini kabul etti ancak onun söyleyeceklerini duymadan kendi kararını açıkladı. Duydukları karşısında yıkılan Alya, “Benim haberim çok küçük kaldı” diyerek konaktan ayrıldı.
Cihan’ın kararına en sert tepki Kaya’dan geldi: “Yine mi yakacaksın kendini!” Sadakat ise Cihan’ın Berfin’le evlenmesini hem Albora’nın zaferi hem de Alya’dan kurtuluş olarak gördü ve baskısını artırdı.
Gece otele dönen Alya’yı Nare karşıladı. Abisinin evleneceğini Alya’dan öğrenen Nare, “Evleneceğini bilmek canını acıtıyor değil mi? Bunu sen istedin, sitem etmeye hakkın yok” sözleriyle tepki gösterdi. Cihan’ın evleneceğini öğrenen Enver, Alya’yı ikna ederek yüzüğü yeniden parmağına taktı.
Nare’yi almak için otele gelen Cihan, kardeşiyle günler sonra yüzleşti. Sadakat ve Kaya da ellerindeki fotoğraflarla bu konuşmaya dahil oldu.
Konakta nişan hazırlığı başladı
Makbule Ebe’nin oğlu Uğur kendine geldi. Cihan, hastaneye giderek Uğur’la konuştu ancak beklediği yanıtları alamadı. Uğur, Sadakat’i arayıp sözünü tuttuğunu ve anlaşmaya uyduğunu bildirdi.
Alya’yı dinledikten sonra büyük aşkı Şahin’in mezarına giden Nare, içinde biriktirdiği her şeyi anlattı. Mezarlık çıkışında arabası bozulan Nare’ye bir kez daha Ateş Baybars yardım etti.
Konaktaki baklava tepsilerini anlamlandırmaya çalışan Deniz’le konuşmak Cihan’a kaldı. Cihan ne söyleyeceğini düşünürken Deniz doğrudan sordu: “Evleniyorsun değil mi?” Sadakat’in tüm konağı seferber etmesiyle nişan hazırlıkları tamamlandı.
Deniz’i görmek için Nare’yle konağa gelen Alya, soğukkanlı görünmeye çalışsa da acısı yüzüne yansıdı. Cihan’ın gidişini odasının penceresinden sessizce izledi.
Elinde ultrason fotoğrafıyla “Ne olacaksa olsun” diyerek yola çıkan Alya, Mirza Zemherioğlu’nun konağına gitti. İçeri girmek üzereyken Kadir ile İhtiyar’ın konuşmalarını duydu ve çaresizliğiyle yüzleşti. Cihan’ın Berfin’le nişanlanmasını uzaktan izleyen Alya’ya gözyaşları eşlik etti.
Sadakat, “Benim kızım Albora Ailesi’ne layık bir gelin olacak. Onu koruyup kollayacağına inanıyorum. Kızımı sana veriyorum Cihan Albora. Hayırlı uğurlu olsun…” sözleriyle kızını Cihan’a emanet etti.
Velayet davasında karar Alya lehine çıktı
Sadakat’in açtığı velayet davası öncesinde Cihan’la konuşan Alya, Deniz’in tehlike ortadan kalkana kadar konakta kalacağını öğrendi. Zerrin’in kızını almak için Albora Konağı’na gitme hazırlığına ise annesi engel oldu: “Bir saat bekle ben gidip çocuğu alacağım, gelmezsem ne istersen yaparsın.”
Fidan, bildiği bir sır sayesinde Sadakat’i köşeye sıkıştırdı ve Şimal’i aldı. Olanları İpek’in telefonundan öğrenen Kaya, hemen Zerrin’in evine gitti. Şimal’i alıp konaktan ayrılırken kaza yapan ve yaralanan Kaya, herkes hastaneye koştuğunda ablasından özür diledi: “Ben çocuğu düşüreceksin diye sana bağırdım, vurdum. Kendi kızıma zarar verdim. Affet.”
Alya ile Sadakat velayet davasında karşı karşıya geldi. Duruşma sırasında iki kadının savunması giderek sertleşti. Mahkeme, Sadakat Albora’nın davasını reddederek velayetin Alya’da kalmasına karar verdi.
Alya, “Kaybettiniz Sadakat Hanım. Kaybetmeye de devam edeceksiniz. O leke üzerimden temizlendiğinde oğlumu alıp buradan gideceğim ve siz hiçbir şey yapamayacaksınız” dedi.
Alya, Ecmel’in peşine düştü
Adliye çıkışında Ecmel, elindeki mahkeme kağıdıyla Sadakat ve Alya’yı sıkıştırdı. “Resmen Boran’ın babasıyım. Bu davanın sonuçlanmasını dört gözle bekledim. Çantaya zehri de ben koydum. Sen mahkum ol, ben de torunu alabileyim diye…” sözlerini kullandı.
Şehmus’un bir anlık dalgınlığından yararlanarak belindeki silahı alan Alya, Ecmel’in peşine düştü. Cihan da onları takip etti. Alya sonunda Ecmel’in yolunu kesti ve silahı ona doğrulttu. Ancak tetiği çekemeden fenalaştı. Cihan’ın “Senin neyin var Alya, neyin var bana bir söyle…” sözleriyle bölüm sona erdi.

