fbpx
featured
  1. Haberler
  2. Kültür & Sanat
  3. Burhan Sönmez’in Yeni Romanı Kırmızı Ayna Okurlarla Buluştu

Burhan Sönmez’in Yeni Romanı Kırmızı Ayna Okurlarla Buluştu

Hemingway ödüllü Burhan Sönmez, yeni romanı Kırmızı Ayna’da Dersim ve Cumartesi Anneleri üzerinden toplumsal hafızanın sarsıcı bir izini sürüyor.

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

2026 Hemingway-Çağımızın Tanığı ödülüne layık görülen Burhan Sönmez, İletişim Yayınları aracılığıyla okura sunulan yeni eseri Kırmızı Ayna ile edebiyat dünyasında yankı uyandırıyor. Toplumsal hafıza ve köklerimize dair derin bir yolculuğa çıkaran yazar, naif ve masalsı bir dille kaleme aldığı bu romanda, okuru edebi bir lezzetle buluştururken geçmişin ağır yüklerini de gözler önüne seriyor.

Kırmızı Ayna Romanının Konusu ve Teması Nedir?

Modern dünyanın hızında kaybolan ve yalnızlaşan insanın unutma eğilimine karşı Burhan Sönmez, toplumsal belleği tazeleyen bir anlatı sunuyor. Arşiv niteliğindeki toplumsal hafızada yer alan siyasi, kültürel ve ekonomik olaylar, romanda unutulmaması gereken acılarla harmanlanıyor. Eserin ana karakteri Zaza, kendisini bir aynadan doğmuş gibi hisseden ve rüyalarında karanlık mağaralarda yankılanan anne çığlıklarıyla uyanan bir figür olarak karşımıza çıkıyor.

Burhan Sönmez Eserinde Hangi Kaynaklardan Besleniyor?

Romanın yirmi dört bölümden oluşan yapısında, her bölümün başında C. G. Jung’un Kırmızı Kitap isimli eserinden italik cümleler yer alıyor. Jung’un içindeki seslerin yansıması olarak tanımladığı bu eser gibi, Zaza da romanda bir daha dönmeyen oğlu Seba ile konuşuyor. Bir gemiyle uzaklara giden ve ancak ölüm suretinde dönebilen Seba’nın hikayesi, Odysseia destanına yapılan göndermelerle zenginleşiyor.

Eserin ilk bölümü Zaza’nın bir hastane odasındaki rüyasıyla açılıyor. Bu rüyada görülen geyik figürü; ruhsal bir rehber, hayat ağacı veya Magna Mater (Ana Tanrıça) simgesi olarak yorumlanıyor. Zaza’nın Dersim’de bir mağaradaki cansız bedeniyle hatırladığı annesiyle özdeşleşen bu metafor, anlatının merkezinde yer alıyor.

“Pencereyi açsa milenyum dolacak odaya ama Zaza kapıda bekleyen ölümü alacak içeriye.”

“Oğlum, anne ölüyor.”

“…Aynada görmüştüm onu, bana bakıyordu.”

“Ölümü mü gördün, üstelik aynanın içinde?”

Ayna Metaforu ve Toplumsal Olaylar Nasıl İşleniyor?

Romanda ayna teorisi, kişinin içindekini dışarıya yansıtması olarak ele alınıyor. Zaza’nın yetimhanede Anjelika Hanım tarafından hediye edilen kırmızı kapaklı aynası, onun köklerini bulduğu bir nesneye dönüşüyor. Ancak kırık bir aynanın getirdiği uğursuzluk, Seba’nın bir cinayete tanık olduktan sonra İstanbul’u terk etmesiyle sonuçlanıyor.

Eser, 2000 yılından başlayarak 1930’lara kadar uzanan geniş bir toplumsal panorama sunuyor. 1999 Marmara depremi, Turan Dursun ve Musa Anter cinayetlerine atıfta bulunan Turan D. Anter karakteri üzerinden siyasi cinayetler, Rum Sürgünü ve Dersim Katliamı gibi olaylar hatırlatılıyor. 1995 yılında Galatasaray Meydanı’nda eylemlerine başlayan Cumartesi Anneleri’ne katılan Zaza, oğlu Seba’nın izini bu meydanda sürüyor.

Zaza, kalabalığa hitaben şu sözleri dile getiriyor: “Biz, dedi kalabalığa hitap ederek, evlatlarımızı sağ salim istiyoruz. Öldülerse, bize kemiklerinin verilmesini, saygıyla toprağa gömülmesini istiyoruz. Biz vazgeçmeyeceğiz, her cumartesi günü burada buluşacak, kayıplarımıza sesleneceğiz.”

Kırmızı Ayna’da Dostluk ve Bağlılık Kimler Arasında Kuruluyor?

Burhan Sönmez, deliliğin eşiğindeki karakterine eşlik eden Şerafet Bey ve eşi Gülhatmi Hanım karakterleriyle dostluğun önemini vurguluyor. Zaza’yı hiçbir zaman yalnız bırakmayan bu çift, onun en zor anlarında yanında duruyor. Zaza’nın Seba’yı bulma umuduyla yıllar sonra gittiği Büyükada’daki hayal kırıklığı ise şu sözlerle aktarılıyor:

“Deliliğin ne olduğunu, babanı bulmak için Büyükada’ya ikinci kez gittiğimde anladım. …Bana ait bütün kutsalları yitirmişim gibi hissettim, sen dâhil, Sebastian dâhil, yetimhane dâhil.”

180 sayfalık bu yoğun eserin kurgusu, bölüm başlıklarının bir önceki bölümden alınmasıyla kesintisiz bir döngü oluşturuyor. Kırmızı Ayna, Zaza’nın oğluna miras bıraktığı tek şey olurken, kitabın son sayfasındaki şu cümle okuru derinden etkiliyor:

“Bir şeyin hayatımda olmaması en büyük acı değildi. Asıl azap, hayatımda olması mümkünken onun hayatımda olmadığını bilmekti.”

Burhan Sönmez’in Yeni Romanı Kırmızı Ayna Okurlarla Buluştu
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak MaxiMag Bültenine Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Maxi Magazin ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir