fbpx
featured
  1. Haberler
  2. Kültür & Sanat
  3. Beyazperdede Silahlara Veda: Savaş ve Sanatın Yüzleşmesi

Beyazperdede Silahlara Veda: Savaş ve Sanatın Yüzleşmesi

Nagasaki’nin yıl dönümünde sinemacılar, savaşın karanlık yüzünü ve barış arayışını kült yapımlarla beyazperdeye taşıyarak tarihi yeniden yorumluyor.

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

BirGün’ün güncel gelişmelerini ve özel içeriklerini takip etmek için buraya tıklayarak WhatsApp kanalına abone olabilirsiniz. Tarih yaprakları 9 Ağustos 1945’e ulaştığında, Amerika Birleşik Devletleri’ne ait bir askeri uçak Japonya’nın Nagasaki kentine atom bombası bıraktı. Bu felaketten yalnızca üç gün evvel Hiroşima da benzer bir yıkıma uğramıştı. Japonya’nın kayıtsız şartsız teslimiyetiyle 2. Dünya Savaşı’nı noktalayan bu iki saldırı, yaklaşık üç milyon kişinin yaşamını yitirmesine ve milyonlarca insanın engelli kalmasına yol açtı. ABD’nin propaganda araçları bu kıyımı “dünyayı kurtarmak” olarak pazarlarken; dünyanın dört bir yanındaki yazar, ressam ve sinemacılar savaşın karanlık yüzünü eserlerine taşıdı. Benzer bir dönüm noktasını şu an Türkiye de yaşıyor; TBMM’de oylanacak “çerçeve yasa” ile yarım asırlık çatışma ortamının son bulması hedefleniyor. Bu süreçte sanat dünyasının nasıl bir tavır alacağı ise merak konusu.

Savaş ve Sanat İlişkisi Nerede ve Nasıl Gelişti?

Sanatçılar sadece küresel emperyalist saldırılara değil, ülkelerin kendi içindeki gerilimlere, çatışmalara ve “Soğuk Savaş” döneminin bıraktığı izlere de eserlerinde yer veriyorlar. Şiirden resme, tiyatrodan fotoğrafa kadar her alanda bu yansımaları görmek mümkün. Günümüzde İsrail’in Filistin’de yürüttüğü soykırım, Lübnan işgali, ABD-İsrail ekseninin İran ile olan gerilimi ve Rusya-Ukrayna savaşı gibi olaylara en güçlü tepkiyi sinemacılar veriyor. İç çatışmaları konu alan yapımları gelecek haftaya saklayarak, bugün sinema tarihinin savaş temalı önemli örneklerine odaklanacağız.

Sanatçılar Savaş Karşıtlığını Neden Önemser?

İnsan yaşamını hiçe sayan savaşlar, tarih boyunca sanatın merkezinde yer aldı. Bazı yönetmenler resmi ideolojileri yüceltse de, bu tarz yapımların sanat değeri genellikle düşüktür. Sanatçıların büyük bir kısmı savaş karşıtı bir duruş sergilerken, bu durumun tek istisnası kurtuluş mücadeleleridir. Emperyalist güçlerin toprak ve kültür yağmasına karşı direnen halkların yanında saf tutan sanatçılar, sömürgeciliğe karşı verilen mücadeleleri beyazperdeye taşıdı. Fernando Solanas ve Octavio Getino imzalı ‘Kızgın Fırınların Saati’, Patricio Guzman’ın ‘Şili Savaşı’, Gillo Pontecorvo’nun ‘Cezayir Savaşı’ ve Laurent Herbiet’nin ‘Albayım’ filmleri bu anlayışın küresel örnekleridir. Türkiye sinemasında ise Muhsin Ertuğrul’un ‘Ateşten Gömlek’, Osman Seden’in ‘Düşman Yolları Kesti’ ve Ziya Öztan’ın ‘Kurtuluş’ yapımları bu geleneğin temsilcileridir.

Hangi Tarihsel Dönemler Sinemaya Konu Oldu?

Savaş filmleri, aksiyon tutkunlarını cezbeden ve tarihsel yapımlar içinde geniş yer tutan bir türdür. Antik Yunan’dan Roma İmparatorluğu’na kadar pek çok dönem sinemada işlenmiştir. Rudolph Maté’nin ‘300 İspartalı’, Oliver Stone’un ‘Büyük İskender’ ve Anthony Mann’ın ‘Roma İmparatorluğunun Çöküşü’ bu türün antik örneklerindendir. Orta Çağ’a baktığımızda Ridley Scott’un ‘Cennetin Krallığı’, Mel Gibson’ın ‘Cesur Yürek’ ve Ayzenştayn’ın ‘Alexander Nevsky’ filmleri hafızalara kazınmıştır. Türk sinemasında Ertem Eğilmez’in ‘Bir Millet Uyanıyor’ filminden Fatih Aksoy’un ‘Fetih 1453’ yapımına kadar birçok eser üretilse de, bu filmlerin çoğu hamaset sınırlarını aşamamıştır. Ridley Scott’un ‘Son Düello’, Kenneth Branagh’ın ‘V. Henry’ ve Luc Besson’un ‘The Messenger: The Story of Joan of Arc’ filmleri ise Orta Çağ’ı nitelikli şekilde yansıtan eserler arasındadır. 19. yüzyılın ikonik ismi Napolyon üzerine yapılan yüzü aşkın film arasında Abel Gance’ın 1927 yapımı ‘Napolyon’u, Sergey Bondarçuk’un ‘Savaş ve Barış’ ile ‘Waterloo’su ve Ridley Scott’un 2023 tarihli ‘Napoleon’u dikkat çeker.

Dünya Savaşları Beyazperdede Nasıl Yer Buldu?

1. Dünya Savaşı denilince Charles Vidor’un Hemingway’den uyarladığı ‘Silahlara Veda’ ilk akla gelenlerden biridir. Lewis Mileston’un 1930 tarihli ‘Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok’ filmi, 1979’da Delbert Mann ve 2022’de Edward Berger tarafından tekrar çekilmiştir. Stanley Kubrick’in ‘Zafer Yolları’ ve Steven Spielberg’in ‘Savaş Atı’ gibi yapımlar barışçıl bir perspektif sunar. 2. Dünya Savaşı ise sinemada en çok işlenen dönemdir. ‘Er Ryan’ı Kurtarmak’, ‘Schindler’in Listesi’, ‘İnce Kırmızı Hat’ ve ‘Dunkirk’ gibi filmler milliyetçi öğeler taşısa da savaşın anlamsızlığına vurgu yapar. Atom bombasını konu alan yapımlar arasında ise Christopher Nolan’ın ‘Oppenheimer’ı en başarılı örnek kabul edilir.

Sinemanın Diğer Cephelerinde Kimler Var?

Sovyet sinemasından Mikhail Romm, Tarkovski ve Elem Klimov gibi isimler savaşın etkisini sarsıcı şekilde anlatmıştır. Gelecek hafta vizyona girecek olan Anthony Maras’ın ‘Fırtınadan Önce’ (Pressure) filmi de savaşa bilimsel bir perspektiften bakmaktadır. Öte yandan, doğrudan savaş sahnesi göstermeden Nazizm’in dehşetini anlatan ‘Ana Caddedeki Dükkan’, ‘Saul’ün Oğlu’ ve ‘İlgi Alanı’ gibi filmler oldukça etkilidir. ABD’nin Vietnam’daki suçlarını eleştiren ‘Kıyamet’, ‘Müfreze’, ‘Full Metal Jacket’ ve ‘Avcı’ gibi klasikler ise listenin vazgeçilmezleridir. Savaş karşıtlığını mizahla harmanlayan Chaplin’in ‘Büyük Diktatör’ü ve Kubrick’in ‘Dr. Garipaşk’ı bu alanda zirvedir. Son olarak Derek Jarman’ın ‘Savaş Ağıtı’nı ve Oğuz Makal’ın Ange Yayınları’ndan çıkan ‘Sinema Tarih, Tarih Sinema – Sinemada Tarihin Görüntüsü’ adlı yeni kitabını da sinemaseverlerin dikkatine sunalım.

Beyazperdede Silahlara Veda: Savaş ve Sanatın Yüzleşmesi
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak MaxiMag Bültenine Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Maxi Magazin ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir