fbpx
featured
  1. Haberler
  2. Kültür & Sanat
  3. Beton Ormanlarda Kaybolanların Sesi: Kerem Usta ve Gri Patikalar

Beton Ormanlarda Kaybolanların Sesi: Kerem Usta ve Gri Patikalar

Şair Kerem Usta, Lando Yayınları etiketiyle çıkan ilk şiir kitabı "Gri Patikalar"da modern kentlerin yarattığı yabancılaşmayı odağına alıyor.

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Modern şehir hayatının beraberinde getirdiği yabancılaşma, güvencesizlik ve yalnızlık temaları, şair ve sanat tarihçisi Kerem Usta’nın ilk şiir kitabı olan “Gri Patikalar”da yankı buluyor. Şehri, bireyi baskı altına alan aktif bir özne olarak konumlandıran Usta; Baudelaire’in flâneur’ü ya da Yusuf Atılgan’ın “Aylak Adam”ı gibi tarihsel figürlerin bugünün metropollerinde artık bir geçerliliği kalmadığını savunuyor. Yazar, neoliberal kent düzeninin kıskacında kalan sıkışmış nesli, karanlık ve absürt bir poetika üzerinden okura sunuyor.

“Gri Patikalar” Eserinde Ne Anlatılıyor?

Kerem Usta’ya göre günümüz şehirleri, özellikle sosyal eşitsizlikler ve ekonomik krizlerin etkisiyle insanları betonlaşmış alanlarda sadece hayatta kalmaya odaklı bir mücadeleye hapsediyor. Lando Yayınları etiketiyle okurla buluşan “Gri Patikalar”ın bu kasvetli atmosferde doğduğunu ifade eden şair, çalışmasını “kaybolmuşlara” ithaf ediyor. Usta, bu kitlenin büyük idealleri olanlar değil; sadece ayakta durmaya çalışan, yön duygusunu yitirmiş ve çıkmaz sokaklarda çaresiz hisseden bireyler olduğunu vurguluyor.

Kitapta Tanımlanan “Kaybolmuşlar” Kimlerdir?

Eserini neden bu gruba adadığını açıklayan Usta, “Kitap, bu tariflediğim ortamda, bu patikalar içerisinde yolunu bulmaya çalışan; hayattan büyük beklentileri olduğu için değil, sadece hayatta kalmaya çalışan ve bu yollarda çıkmazlarla karşılaşan, kendini çaresiz hisseden insanlara dair. Bunları ‘kaybolmuşlar’ olarak nitelendirdim” diyor. Bu tanımlamanın belirli bir jenerasyondan ziyade bugünün ruhuna (zeitgeist) yönelik bir atıf olduğunu belirten yazar, “Kaybolduğumuzu ne kadar çabuk kabul edersek o kadar iyi” şeklinde bir tespitte bulunuyor.

Şehir Neden Baskıcı Bir Özne Olarak Ele Alınıyor?

Kent ve modern insan arasındaki bağın kaotik ve baskıcı doğasına odaklanan Usta, bir sanat tarihçisi olarak akademik birikiminin bu bakış açısını şekillendirdiğini söylüyor. 21. yüzyıl şehirlerindeki dönüşümün karmaşıklığına dikkat çeken şair, 19. ya da 20. yüzyılda karşımıza çıkan şehirli profilinin artık mevcut olmadığını dile getiriyor. Şehirleşme krizinin ortasında “şehirli” kavramının muğlaklaştığını savunan Usta, şu ifadeleri kullanıyor: “Bu dönemde prekarite içinde kalan, arada kalan, sıkışan; hiçbir güvencesi olmadan beton ormanlarda hayatta kalmaya çalışan insanların bir poetikaya ihtiyacı olduğunu düşündüm. Ben de bu insanlardan biriyim.”

Yabancılaşma Duygusu Nasıl Şekilleniyor?

Usta, şiirlerindeki yabancılaşmanın sadece bireysel bir durum değil, kolektif bir süreç olduğunu savunuyor. 19. yüzyılın ortalarından itibaren sanatın temel konularından biri olan yabancılaşmanın da dönüştüğünü belirten şair, asıl meselenin kolektif bir yalnızlaşma hissi olduğunu söylüyor. Sosyal bilimci kimliğiyle toplumun bireyi şekillendirdiğine inanan yazar, bu sorunları daha derinden incelemek adına bireyde oluşan tahribatı gün yüzüne çıkarmanın gücüne inanıyor.

Eserdeki Absürt ve Karanlık Dilin Kaynağı Nedir?

Kitapta kullanılan dilin bilinçli bir seçimden ziyade temanın doğal bir sonucu olduğunu belirten Kerem Usta, bu üslubu “içinde bulunduğumuz zamanın dili” olarak nitelendiriyor. Şair, metinlerinde bazen anlaşılır ancak genelde absürt ve her zaman karanlık bir tını hakim olduğunu ifade ediyor.

Yazma Pratiği ve Geçim Meselesi Süreci Nasıl Etkiliyor?

Yazmayı hayatının vazgeçilmez bir parçası olarak gören Usta, üretim sürecini disipline etmenin önemine değiniyor. David Lynch’in fikirleri balığa, süreci ise balık tutmaya benzeten analojisine atıfta bulunarak, hem ihtiyaçtan hem de keyiften dolayı bu uğraşı sürdürdüğünü anlatıyor. Amatör kalmanın (Latincedeki “amatum” kökünden gelerek sevmek anlamında) önemini vurgulayan yazar, mevcut dünya ve ülke şartlarında yazarlığı bir meslek olarak görmenin zorluğunu şu sözlerle ifade ediyor: “Yazmak beni daha iyi bir bilim insanı, bilimsel faaliyetlerim ise beni daha iyi bir yazar yapıyor diye düşünüyorum.”

Şiirin Politik Yönü Nerede Duruyor?

Kendisini ve eserlerini politikadan bağımsız görmeyen Kerem Usta, kitabın bir neoliberal kültür eleştirisi olarak okunabileceğini belirtiyor. Buradaki baskıcı özne olan şehrin, tamamen mevcut ekonomik ve siyasi atmosferin bir ürünü olduğunu vurguluyor. Usta, didaktik bir manifestodan ziyade yaşamın içinden gelen bir politik duruşu benimsiyor: “Bu politik yön, yaşamın politikliğinden doğuyor. İsteseniz de kaçamıyorsunuz. Bu politik yönü daha çok dil ve dil aracılığıyla kurduğum atmosfer üzerinden hissettirmeye çalıştım.”

Kerem Usta, “Gri Patikalar” ile beton ormanlarda sıkışanların sesi olmayı hedeflerken, “Beton ormandakilerin poetikaya ihtiyacı var” diyerek modern insanın içinde bulunduğu çıkmazı şiirsel bir dille özetliyor.

Beton Ormanlarda Kaybolanların Sesi: Kerem Usta ve Gri Patikalar
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak MaxiMag Bültenine Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Maxi Magazin ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir