fbpx
featured
  1. Haberler
  2. Sağlık
  3. Romatizmal Hastalıklar Artıyor, Uzman Sayısı İhtiyacı Karşılamıyor

Romatizmal Hastalıklar Artıyor, Uzman Sayısı İhtiyacı Karşılamıyor

Romatizmal rahatsızlıklar, yalnızca basit bir eklem ağrısı olarak görülmemelidir. Romatoid artrit, lupus, Behçet hastalığı, ankilozan spondilit, sedef romatizması, ailevi Akdeniz ateşi, Sjögren sendromu ve gut gibi pek çok farklı hastalık...

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Romatizmal rahatsızlıklar, yalnızca basit bir eklem ağrısı olarak görülmemelidir. Romatoid artrit, lupus, Behçet hastalığı, ankilozan spondilit, sedef romatizması, ailevi Akdeniz ateşi, Sjögren sendromu ve gut gibi pek çok farklı hastalık bu uzmanlık alanının kapsamına girmektedir. BirGün’ün güncel gelişmelerini ve özel haberlerini kaçırmamak adına WhatsApp kanalını buraya dokunarak takip altına alabilirsiniz.

Milyonlarca insanı etkileyen bu hastalıklarda teşhis ve tedavinin gecikmesi; başta eklemler olmak üzere kalp, akciğer, böbrek, damar ve deri gibi hayati organlarda geri dönüşü olmayan hasarlara yol açarken, ekonomik yük riskini de beraberinde getirmektedir. Romatoloji alanındaki uzman doktor sayısı geçmişe oranla yükseliş gösterse de, nüfus artışı ve yoğunlaşan hasta yükü karşısında mevcut rakamlar talebi karşılamakta zorlanmaktadır.

Uzman Sayısı ve Artan Hasta Yükü

Avrupa Romatoloji Derneği (EULAR) Başkanı Prof. Dr. Xenofon Baraliakos ve Türkiye Romatoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ahmet Gül, konuyla ilgili BirGün’e önemli değerlendirmelerde bulundu. Romatizmal kas ve iskelet sistemi hastalıklarının ciddi bir yük oluşturduğunu ifade eden Baraliakos, bu sorunların sadece ağrıyla sınırlı kalmadığını; tutukluk, hareket kısıtlılığı ve fonksiyon kaybına neden olabildiğini belirtti.

Baraliakos, ‘‘Sadece ağrı olsaydı bu hastalıklarla daha rahat mücadele edebilirdik. Fakat burada hastanın işlevselliğini zaman içerisinde azaltan kronik bir hastalıktan bahsediyoruz. O yüzden hem yükü ağır hem de yıllar içerisinde kademeli olarak daha da yükseliyor’’ sözlerini kullandı. Hekim azlığının sadece Türkiye’de değil, Avrupa genelinde de büyük bir problem olduğuna değinen Baraliakos, EULAR tarafından yürütülen çalışmaların pek çok Avrupa ülkesinde uzman açığı olduğunu kanıtladığını söyledi.

Eğitim ve Erken Teşhisin Önemi

‘‘Romatolog az olduğu zaman hastalar yeterince erken görülemiyor. Doğru tedaviye doğru zamanda erişimleri olmayabiliyor ve doğru şekilde takip edilemeyebiliyor’’ diyen Baraliakos, daha fazla uzman yetiştirilmesi gerektiğini vurguladı. Son 25 yılda tedavilerin hızla geliştiğine dikkat çeken Baraliakos, tıp fakültesi müfredatlarında romatolojiye daha fazla yer verilerek genç doktorların bu alana ilgisinin artırılmasının kritik olduğunu ifade etti.

Türkiye’deki Mevcut Durum ve İstatistikler

Türkiye Romatoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ahmet Gül ise iltihaplı romatizmaların toplumun yaklaşık yüzde 1-2’sini etkilediğini belirtti. Gül, romatoid artrit sıklığının dünya genelinde yaklaşık yüzde 0,5, spondiloartritlerin ise yaklaşık yüzde 1 civarında olduğunu aktardı. Hastalıkların çocukluktan yaşlılığa kadar her yaş grubunda görülebildiğini söyleyen Gül, üretken çağda ortaya çıkan kronik sorunların iş ve sosyal yaşamı olumsuz etkilediğine işaret etti.

Türkiye’deki romatolog sayısının geçmişe göre belirgin şekilde arttığını ve bugün 400’ün üzerinde uzman bulunduğunu belirten Gül, buna rağmen nüfus ve talebe göre sayının yetersiz olduğunu kaydetti. Romatoloji yan dal eğitiminin iç hastalıkları veya fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanlığının ardından üç yıl sürdüğünü belirten Gül, ‘‘Sayıların daha da artması hastaların daha kolay ulaşılması, iş yükünün azalması ve hekimlerin hastalara daha fazla zaman ayırabilmesi açısından önemli’’ dedi.

Sevk Zincirindeki Aksaklıklar

Hastalara ayrılan vaktin önemine vurgu yapan Prof. Dr. Gül, mevcut şartlarda uzmanların bazen bir yan dal uzmanından beklenen süreden daha az zaman ayırabildiğini ifade etti. Sevk zincirindeki sorunlara da değinen Gül; aile hekimleri, iç hastalıkları, fizik tedavi, ortopedi gibi branşların ilk temas noktaları olduğunu hatırlatarak, “Romatolojiye bir ön elemeden geçerek gelmeleri gerekiyor” şeklinde konuştu.

Birinci basamak eğitiminde farkındalığın artırılması gerektiğini söyleyen Gül, doğru tanı için şikayetlerin, muayene bulgularının ve testlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, bazen hastanın uzun süre izlenmesi gerektiğini belirtti. Erken teşhisin hayati olduğunu ve son yıllarda ilaç tedavisinde büyük ilerlemeler kaydedildiğini söyleyen Gül, doğru ilacın doğru hastaya uzman denetiminde verilmesinin şart olduğunu ekledi. Geciken tedavinin toplumsal yüküne değinen Gül, “Gerçekten ciddi sıkıntısı ve ilerleyici hastalığı olan hastalar eninde sonunda gelmeleri gereken yere geliyor. Ama biraz gecikerek olmuş oluyor. Arada da bir fonksiyonel kayıp ve maliyet gelişmiş olabiliyor” değerlendirmesinde bulundu.

Romatizmal hastalıklar basit bir ağrıdan çok daha fazlasıdır. Zamanında tanı ve düzenli takip yapılmadığında ciddi hareket kayıplarına, sosyal ve ekonomik yüke neden olabilir. Uzmanlar, Türkiye’deki 400 civarındaki romatolog sayısının artışa rağmen ihtiyacı tam olarak karşılayamadığının altını çiziyor.

UZMAN SAYISINDA YETERSİZLİK YAŞANIYOR

MUAYENE SÜRELERİ VE HASTA TAKİBİ

Romatizmal Hastalıklar Artıyor, Uzman Sayısı İhtiyacı Karşılamıyor
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak MaxiMag Bültenine Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Maxi Magazin ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir