Yaşam boyu devam eden nörogelişimsel bir farklılık olan otizm, mevcut bürokratik engeller sebebiyle bireyleri ve ailelerini sağlık kuruluşlarının kapısında zorlu bir sürece mahkum ediyor. Özellikle 18 yaşını doldurmuş ve süresiz raporu bulunan otizmli bireylerden yeniden sağlık kurulu raporu talep edilmesi, ailelerin omuzlarındaki yükü daha da ağırlaştırıyor. Kurumlar arasındaki koordinasyon eksikliği nedeniyle aileler adeta bir “heyetten diğerine” sürüklendiklerini ifade ediyor.
Veri Entegrasyonu Eksikliği Mağduriyet Yaratıyor
Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) arasındaki dijital veri paylaşımının yetersiz kalması, vatandaşların aynı belgeleri farklı kurumlara tekrar tekrar sunmasına yol açıyor. Otizmin kalıcı bir durum olduğunu hatırlatan aileler, “Otizm yaşam boyudur. Otizmli bireyleri geçici hastalıklarla bir tutan sistem, süresiz raporları yok sayıyor. Bu kabul edilemez” sözleriyle duruma tepki gösteriyor.
2 Milyon Birey Haklarına Erişmekte Zorlanıyor
Türkiye’de yaklaşık 2 milyona yakın otizmli birey, temel haklarına erişim noktasında çeşitli bariyerlerle karşılaşıyor. Bu sorunların başında ise rapor yenileme süreçleri geliyor. Manisa Turgutlu Otizmliler Dayanışma ve Hakları Derneği Başkanı Şenay Çalışgan, sistemdeki tıkanıklığı kendi tecrübesi üzerinden anlattı. Oğlu Hüseyin Barış Çalışgan’ın 18 yaşını geçtiğini belirten Çalışgan, “Çocuğum için Ocak 2025’te alınmış, geçerliliği devam eden ve durumun sürekliliğini belirten resmi engelli sağlık kurulu raporumuz var. Fakat raporumuz SGK tarafından kabul edilmedi” bilgisini paylaştı.
Hastaneler Aileler İçin İşkenceye Dönüşüyor
Genel Sağlık Sigortası (GSS) süreci kapsamında yeniden rapor istenmesinin büyük bir mağduriyet yarattığını vurgulayan anne Çalışgan, “Süresiz raporu olmasına rağmen bizden tekrar rapor istenmesi ve bürokratik engellerle karşılaşılması, çocuklarımızı hastaneye götürdüğümüzde yaşadığımız duygusal hassasiyetler nedeniyle hastane ortamına girmeyi biz aileler için işkenceye dönüştürüyor. Bu ciddi bir mağduriyettir” şeklinde konuştu. Çalışgan, otizmin gelişimsel ve ömür boyu süren bir durum olduğunu hatırlatarak, 18 yaşını dolduran bireylerin hak sahipliklerinin sistem tarafından otomatik olarak uzatılması gerektiğini belirtti.
Süreçlerin Kolaylaştırılması Talebi
Tekrar eden hastane sevklerinin ailelere ağır bir yük getirdiğini ifade eden Çalışgan, oğlunun GSS haklarından faydalanabilmesi için kendisinden askerlik muafiyeti belgesi de istendiğini söyledi. Rapor alabilmek adına dokuz ayrı doktorla görüşmek zorunda kaldıklarını aktaran Çalışgan, “Süresiz raporumuz varken heyetten heyete koşturuluyoruz” diyerek tepkisini dile getirdi.
Otizmli bireylerin 18 yaşından sonraki GSS, malullük tespiti ve askerlik muafiyeti gibi işlemlerinde mevcut engelli raporlarının ve vasi kararlarının tüm kurumlarca doğrudan tanınması gerektiğini savunan Çalışgan, çözüm önerilerini şöyle sıraladı: Rapor yenileme işlemlerinin hastaneye gitmeye gerek kalmadan sistem üzerinden otomatik yapılması ve temel muayene ile raporlama süreçleri için evden erişim imkanlarının sunulması.
Bürokratik süreçlerin yavaşlatılmasının hem çocukları hem de aileleri yıprattığını belirten taraflar, kurumlar arası entegrasyonun bir an önce sağlanarak mevcut raporların geçerliliğinin korunmasını talep ediyor.




