Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerine çıkmasıyla birlikte, gıdaların bozulma hızı artarken besin zehirlenmesi vakaları da tırmanışa geçti. Uzmanlar, özellikle et, süt, yumurta, tavuk ve deniz ürünleri gibi hassas gıdaların saklama koşullarına dikkat edilmesi gerektiği konusunda uyarılarda bulunuyor. Soğuk zincirin kırılması ve ürünlerin açıkta bekletilmesi gibi ihmallerin ciddi riskler doğurduğunu belirten Prof. Dr. Mehmet Özgür Erdoğan, hem belirtiler hem de korunma yöntemleri hakkında önemli bilgiler paylaştı.
‘Yaz aylarında besin zehirlenmesiyle ilgili riskler katlanarak artıyor’ sözleriyle uyarılarına başlayan Prof. Dr. Mehmet Özgür Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “En önemli değişken; sıcakların belirgin şekilde artması ve yiyeceklerin üzerinde bakterilerin hızla çoğalması. Yaz aylarında en çok çekineceğimiz; deniz ürünleri, tavuk ve ilişkili yemekler, açıkta kalmış yiyecekler. Uzun süre dışarıda beklettiğimiz, dolaba koymadığımız, soğuk zincirini bozduğumuz yiyecekler ciddi şekilde besin zehirlenmesi risklerini artırabiliyor. Sokak lezzetlerinde özellikle midyelere dikkat etmek lazım. Tavuk yediniz, birkaç saat sonrasında da bulantınız, kusma şikayetiniz daha sonraki saatlerde ateşlenmeniz, ishaliniz, baş dönmeniz, tekrarlayan kusma ve buna benzer şikayetler gelişirse bu yediğiniz besinle ilgili bir besin zehirlemesi düşünmenizi sağlayabilecek belirtiler.”
Zehirlenme Ölüme Götürebilir: Belirtilere Dikkat
Herhangi bir zehirlenme şüphesi durumunda zaman kaybetmeden bir uzmana danışılması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, geç fark edilen vakaların tehlikesine dikkat çekti. Erdoğan, “Zehirlenme ölüme götürebilir” diyerek sözlerine şöyle devam etti: “Geç zehirlenmeler daha sıkıntılı ve sistemik zehirlenmeler olabiliyor. 48-72 saat sonra başladıysa daha ciddi bir zehirlenmeyle karşı karşıya olabileceğinizi düşündürebilecek şeyler, bunlara dikkat etmek lazım. Zehirlenme ölüme götürebilir, götürmese bile çok ciddi şekilde rahatsız ve hasta hale getirebilir. Tavuğu iyi pişirmediğimiz zaman özellikle iç sıcaklığını 75 derecenin üzerine çıkarmadığımız zaman tifoya neden olabilen salmonella dediğimiz kampilobakter dediğimiz ciddi bakteriler çoğalıp ciddi şekilde hastalanmamıza neden olabilir. Basit bir mangal yapıp tifo bile olma ihtimalimiz var. Besinlerin iyi pişirilmesi ayrı bir önem taşıyor. Çocuklar, gebeler, ek hastalıkları olanlar, bağışıklık sistemi baskılanmış olanlar ya da onkoloji tedavisi alan hastalar daha yüksek risk altında, çok daha ağır geçirebiliyorlar.”
İshal, Baş Dönmesi ve Tekrarlayan Kusma
Acil Tıp Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Özgür Erdoğan, hastanelere yapılan başvuruların yoğunluğuna değinerek semptomları bir kez daha sıraladı: “Besin zehirlenmesi başvurularımız ciddi şekilde arttı. En sık tavuklar, midye gibi ürünlerden zehirlenmeler var. Bulantı, ateşlenme, ishal, baş dönmeniz, tekrarlayan kusma ve benzer şikayetler gelişirse yediğiniz besinle ilgili bir zehirleme düşünmenizi sağlayabilecek belirtiler.”
Denetimler Sürüyor, Tedavi Yöntemleri Değişiyor
Gıda güvenliği konusunda resmi kurumların titiz bir çalışma yürüttüğünü belirten Prof. Dr. Erdoğan, şunları kaydetti: “Besin zehirlenmesi başvurularımız ciddi şekilde arttı. Hem Tarım ve Orman hem Sağlık Bakanlığı çok ciddi denetimler yapıyor, ciddi şekilde kontrol ediyor. Yediklerimize, içtiklerimize, hijyenlerine dikkat etmeli, bu ürünlerin bayat olmadığından emin olmaya çalışmalıyız. Tedavi noktasında hastayı değerlendiriyoruz, sıvı ihtiyacına, tansiyonu, hayati değerlerini inceledikten sonra gerekliyse kendisine serum takabiliyoruz. Duruma ve hangi besinle ilişkili zehirlenme olduğuna göre tedavi çok değişebiliyor. Örneğin; bir mantar zehirlenmesinde hasta diyalize kadar gidebilir. En sık tavuklar, midye gibi o tür ürünlerden zehirlenmeler var. Her yıl bu zamanlarda belirgin bir pik oluşuyor.”




