fbpx
featured
  1. Haberler
  2. Sağlık
  3. Çocuklarda yeme bozukluğu ve erken ergenlik uyarısı

Çocuklarda yeme bozukluğu ve erken ergenlik uyarısı

İzmir’deki uzmanlar, çocuk ve ergenlerde artan obezite ile yeme bozukluğu riskine karşı aileleri uyararak psikolojik etmenlere dikkat çekti.

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) İzmir Tıp Fakültesi Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapan uzmanlar, çocuk ve ergen yaş grubunda hızla yayılan obezite ve yeme bozuklukları riskine karşı aileleri dikkatli olmaya çağırdı. Uzmanlar, bu durumun sadece fiziksel bir ağırlık sorunu olmadığını, altında yatan psikolojik etmenlerin titizlikle incelenmesi gerektiğini vurguladı.

Erken Ergenlik ve Psikolojik Travma Riski

Hatalı beslenme alışkanlıklarının çocuk gelişimini doğrudan etkilediğini ifade eden Uzman Psikolog Sibel Özgür Vatansever, aşırı kilo alımının hormonal dengeyi bozduğunu ve bunun da gelişim süreçlerini sekteye uğrattığını belirtti. Vatansever, “Hormonal bozulmayla birlikte çocuk çok küçük yaşta ergenliğe giriyor. 5 ya da 6 yaşındaki bir çocuğun vücudunda ergenlik belirtilerinin olması, onun için çok korkutucu ve travmatik bir durum haline gelebiliyor. Psikolojik destek sürecinde bu kaygılarla da çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

Koşulsuz Sevgi ve Beden Algısı

Hastaneye başvuran çocukların çoğunlukla hareket kısıtlılığı ve sosyal baskılardan dert yandığını söyleyen Vatansever, çocukların kilo nedeniyle arkadaşları tarafından maruz kaldığı zorbalıklara dikkat çekti. Vatansever, “Çocuğa kilosundan neden rahatsız olduğunu sorduğumda, “Merdiven çıkarken zorlanıyorum” diyor ya da okulda arkadaşları tarafından zorbalığa uğradığını, kilosuyla dalga geçildiğini anlatıyor. Aslında burada asıl konu kilo değil, dalga geçiliyor olması ve çocuğun öz şefkatini kaybetmesi. Biz duygusal sorun yaşayan çocuklara kilonun bir amaç değil, sadece bir sonuç olduğunu fark ettirmeye çalışıyoruz. Koşulsuz sevgi ve kabul gören bir çocuğun beden imajıyla sorunu olmaz. Ancak koşullu kabul görmüş çocuklarda yeme bozuklukları ve kendini sevmeme eğilimi baş gösteriyor” şeklinde konuştu.

Yaşam Düzeni ve Tedavi Yaklaşımları

Kilo problemlerinin düzensiz bir hayat tarzının sonucu olduğunu belirten Vatansever; yetersiz uyku, kontrolsüz ekran kullanımı ve paketli gıda tüketiminin bu tabloda etkili olduğunu dile getirdi. Tedavi sürecinde sadece kiloya odaklanmadıklarını söyleyen Vatansever, “Bir çocukta kilo sorunu varsa, orada mutlaka uyku sorunu, denetlenemeyen ekran süresi ve aşırı paketli gıda tüketimi de vardır. Çocuklar ellerinde paketli ürünlerle ekran karşısında saatlerce vakit geçiriyor, ev hayatına dahil olmuyor ve aileler bir süre sonra çocuklara söz geçiremez hale geliyor. Biz tedavide doğrudan kiloyu hedef almayız. Uyku düzenini sağlar, melatonin hormonunun önemini anlatır, ekran süresini kısıtlarız” dedi. Yaş gruplarına göre farklı yöntemler izlediklerini aktaran uzman, 0-7 yaş arasında aileyle, 7-14 yaş arasında hem çocuk hem aileyle, 14 yaş sonrasında ise bireysel olarak çalıştıklarını belirtti.

Obezite, Zayıflık Arzusunun Önüne Geçti

SBÜ İzmir Tıp Fakültesi Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Diyetisyeni Aliye Güç, toplumda yeme bozukluklarının sadece aşırı zayıflık isteği olarak algılandığını ancak klinik gözlemlerin farklı olduğunu söyledi. Yaklaşık 2 yıldır kurumda çalışan Güç, “Nadiren de olsa aşırı zayıf görünme isteğiyle (anoreksiya vb.) karşılaşsak da, çocuk ve ergenlerde en sık gördüğümüz yeme bozukluğu tablosu, fazla enerji alımına bağlı olarak gelişen obezitedir. Bu durumun altında tek bir neden yok ancak pandemi ve sonrasında evde geçirilen sürenin artması, fiziksel aktivitenin azalması ve online yemek uygulamalarının yaygınlaşması fast food ile paketli gıdaya erişimi çok kolaylaştırdı” dedi.

Sürdürülebilir Beslenme ve Rol Model Olma

Sağlıklı beslenmenin kısa süreli bir diyet değil, bir yaşam biçimi olması gerektiğini vurgulayan Diyetisyen Aliye Güç, çözümün yasaklar yerine doğru alışkanlıklar kazanmak olduğunu ifade etti. Ebeveynlerin çocuklarına örnek olması gerektiğini hatırlatan Güç, “Sağlıklı beslenme geçici bir liste değil, sürdürülebilir bir yaşam tarzıdır. İnternetteki bilimsel temeli olmayan hızlı kilo verme vaatleri motivasyon kaybı yaratıyor. Stres, yoğun okul temposu, yetersiz su tüketimi ve uykusuzluk da kilo vermeyi zorlaştırıyor. Çözümün temeli yasaklar koymak değil, doğru alışkanlıklar edindirmektir. Çocuklar ebeveynlerinin söylediklerinden ziyade gördüklerini uygularlar. Bu yüzden anne ve babaların iyi birer rol model olması gerekir” uyarısında bulundu.

Dünya Sağlık Örgütü’nün kriterlerine uygun hareket ettiklerini belirten Güç, kilo kaybı hedeflerine dair şu bilgileri paylaştı: “Dünya Sağlık Örgütü’nün önerisi doğrultusunda haftalık yarım ila 1 kilo arasında kayıp hedefliyoruz. Aylık kontrollerde hastalarımızın sağlıklı bir şekilde 2 ile 4 kilo arasında vermelerini bekliyoruz.”

Çocuklarda yeme bozukluğu ve erken ergenlik uyarısı
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak MaxiMag Bültenine Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Maxi Magazin ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir