fbpx
featured
  1. Haberler
  2. Kültür & Sanat
  3. Altın Palmiye Zaferi İkinci Kez Cristian Mungiu’nun Oldu

Altın Palmiye Zaferi İkinci Kez Cristian Mungiu’nun Oldu

79. Cannes Film Festivali’nde Cristian Mungiu, Fjord filmiyle Altın Palmiye’yi kazanarak ödülü ikinci kez kucaklayan 9. yönetmen olmayı başardı.

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sinema dünyasının kalbi bu yıl 79. kez düzenlenen Cannes Film Festivali’nde attı. Rumen yönetmen Cristian Mungiu, “Fjord” isimli eseriyle sinema camiasının en büyük onuru kabul edilen Altın Palmiye’ye uzandı. Mungiu için bu başarı bir ilk değil; ünlü isim 2007 yılında ilk kez davet edildiği festivalde “4 Ay, 3 Hafta, 2 Gün” filmiyle aynı büyük ödülü kucaklamıştı. Bu son zaferiyle Mungiu, Ken Loach, Francis Ford Coppola, Bille August ve Michael Haneke gibi dev isimlerin yer aldığı, Altın Palmiye‘yi iki defa kazanan seçkin yönetmenler kulübüne giren 9. kişi olmayı başardı.

Altın Palmiye’yi Kim Kazandı ve Yarışmanın Detayları Nelerdi?

Güney Koreli usta sinemacı Park Chan-wook başkanlığındaki jürinin 22 film arasından seçtiği “Fjord”, Cristian Mungiu’nun İngilizce dilindeki ilk çalışması olma özelliğini taşıyor. Filmin başrollerini ABD’li aktör Sebastian Stan ile son dönemin parlayan yıldızı İsveçli oyuncu Renate Reinsve paylaşıyor. Gerçek olaylara dayanan yapım, Romanya’dan Norveç’e göç eden 5 çocuklu Mihai ve Lisbet Gheorghui ailesinin dramını perdeye taşıyor. Hikaye, yeni taşındıkları kasabada komşularının kızlarındaki morlukları fark etmesi üzerine Sosyal Hizmetler’in başlattığı ve aileyi parçalanma noktasına getiren soruşturmaya odaklanıyor.

Ödül Töreninde Neler Yaşandı ve Mungiu Neler Söyledi?

Cumartesi akşamı düzenlenen görkemli törende ödülünü ünlü oyuncu Tilda Swinton’ın ellerinden alan Mungiu, konuşmasında “Tüm ödüller bağlamla ilgilidir,” ifadesini kullandı. Konuşmasına devam eden yönetmen, “Bana bu ödülü vermiş olmanız bizim için harika bir şey ve çok mutluyuz, ancak bu filmleri yeniden izleyebilmek için 10, 20 yıl beklememiz gerekiyor; belki o zaman hangilerinin gerçekten iyi olduğunu ve zamanın sınavından geçmeyi başardığını anlayabiliriz.” dedi. Tören sonrası gerçekleştirilen basın toplantısında ise insan ilişkilerine değinerek, “Eninde sonunda (karşı tarafın) sizden farklı olmadığını anlayacaksınız. Hepimizin hayatta kalma içgüdüsü var ve başkalarını düşman olarak görüyoruz.” şeklinde konuştu. Düşüncelerini “Diğer insanlara saygı duymalıyız. İnsanlar, insanlığın karşı karşıya olduğu sorulara kendi cevaplarını bulmalıdır. Onlara (çocuklara) şu anki toplumdan daha az şiddet içeren bir toplum bırakmalıyız.” sözleriyle tamamladı.

Diğer Önemli Ödüller Sahiplerini Nasıl Buldu?

ABD yapımı filmlerin jüri tarafından dikkate alınmaması gözden kaçmazken, festivalin en önemli ikinci derecesi sayılan Büyük Ödül, eleştirmenlerden tam not alan bir yapıma, Rus sinemacı Andrey Zvyagintsev’in Putin karşıtı kara filmi “Minotaur”a takdim edildi. Fransa’da sürgün hayatı yaşayan ve kısa süre önce COVID virüsü nedeniyle ölümden dönen Zvyagintsev’in 9 yıl aradan sonra çektiği bu film, Claude Chabrol’un 1969 yapımı “La femme infidele” eserinden bir uyarlama. En İyi Yönetmen ödülü ise iki film arasında paylaştırıldı: “Fatherland” ile Pawel Pawlikowski ve “La Bola Negra” ile Javier Ambrossi ile Javier Calvo (Cannes’da Los Javis olarak biliniyorlar) bu onuru paylaştı. Pawlikowski’nin filmi Thomas Mann ve kızının 1949 yılındaki dönüşünü konu alırken, Los Javis’in eseri Federico Garcia Lorca’nın yarım kalan bir şiirinden ilham alıyor.

Oyunculuk Ödülleri ve Jüri Özel Seçimleri Nelerdi?

En İyi Kadın Oyuncu ödülü, Ryusuke Hamaguchi imzalı “All of a Sudden” filmindeki performanslarıyla Virginie Efira ve Tao Okamoto’ya verildi. En İyi Erkek Oyuncu kategorisinde ise Belçikalı yönetmen Lukas Dhont’un “Coward” filminde Birinci Dünya Savaşı sırasında birbirine aşık olan iki askeri canlandıran Valentin Campagne ve Emmanuel Macchia ödülü paylaştı. Gecenin dikkat çeken bir notu olarak, jürinin ödül verdiği tek Avrupalı olmayan isim Japon oyuncu Tao Okamoto oldu. Ayrıca Alman sinemacı Valeska Grisebach “The Dreamed Adventure” ile Jüri Özel Ödülü’nü alırken, Fransız yönetmen Emmanuel Marre “A Man of His Time” ile En İyi Senaryo Ödülü’nü kazandı.

Festival Yönetimine Yönelik Eleştiriler Neden Kaynaklandı?

Yarışma seçkisindeki 22 filmden yalnızca 7’sinin (üçte birinin) kadın yönetmenlere ait olması, festival yönetiminin yoğun eleştiriler almasına neden oldu. Bu durumu dengelemek adına festival afişinde feminist sinema ikonları Thelma ve Louise’e yer verilse de, ödüllerde kadınların öne çıkmaması tepkileri dindirmedi. Basın toplantısında jüri üyesi Chloe Zhao, “Ödüllerde çeşitliliğe önem verdiğimizi düşünüyorum” diyerek bir savunma yapsa da bu açıklama kamuoyunu tatmin etmedi. Diğer yandan Neon, 2019’dan bu yana devam eden geleneği bozmadı ve 7. yıl üst üste Altın Palmiye kazanan filmin dağıtım haklarını önceden alarak doğru koku aldığını bir kez daha kanıtladı. Cristian Mungiu, 2007 yılındaki zaferinden tam 19 yıl sonra Cannes’da yeniden zirveye oturdu.

Altın Palmiye Zaferi İkinci Kez Cristian Mungiu’nun Oldu
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak MaxiMag Bültenine Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Maxi Magazin ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir