fbpx
featured
  1. Haberler
  2. Magazin
  3. Türk Sinemasının Dev Çınarı Kadir İnanır’a Duygusal Veda

Türk Sinemasının Dev Çınarı Kadir İnanır’a Duygusal Veda

Yeşilçam’ın efsanesi Kadir İnanır, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’ndeki törenle son yolculuğuna uğurlandı. Sanat ve siyaset dünyası yasta.

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Zatürre teşhisiyle tedavi gördüğü sağlık merkezinde 26 Haziran Cuma günü hayata gözlerini yuman Kadir İnanır‘ın ayrılığı, sanat camiasında ve milyonlarca hayranı arasında büyük bir keder yarattı. Yeşilçam’ın efsane isminin vefatı tüm Türkiye’yi derinden sarstı. Usta aktör için düzenlenen anma merasimi, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi‘nde gerçekleştirildi. İnanır’a karşı son görevlerini ifa etmek isteyen dostları, meslektaşları ve sevenleri salonu tamamen doldurdu.

Gerçekleştirilen törene Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu, Sinema Genel Müdürü Birol Güven, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, eski Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve İBB Başkan Vekili Nuri Aslan‘ın yanı sıra sanat, siyaset ve sinema dünyasından çok sayıda önemli isim katılım sağladı.

Dostlarından Yürek Burkan Konuşmalar

Veda merasiminde söz alan yakın arkadaşları ve çalışma arkadaşları, usta oyuncuyla olan hatıralarını naklederek duygu yüklü ifadeler kullandılar. Kadir İnanır‘ın hayat arkadaşı Jülide Kural, kürsüde gözyaşlarını tutmakta zorlanarak şu sözleri sarf etti:

“Öncelikle geldiğiniz için hepiniz sağ olun, var olun. Aslına bakarsanız şu anki duygum sadece sessizce durmak. Ancak Kadir’in söylemek istedikleri, haykırmak istedikleri o kadar büyük ki kalbimin buna dayanabileceğini sanmıyorum. Aslında onu hepiniz tanıyorsunuz. Haksızlık karşısında taşan öfkesini, yoksulluk ve adaletsizlik karşısında şahlanan vicdanını, gözyaşlarının o güzel gözlerinin dostu olduğunu, insanlığını biliyorsunuz. Hayatının en büyük aşkı olan sinemada kendi oyunculuğunu inşa ederken; kalbi, sezgileri, merakı ve hayata gülerek bakabilme cesareti ona hep yol gösterdi. Ben bütün bu süreçlere tanıklık ettim. Bu benim için büyük bir ayrıcalık ve çok özel bir deneyimdi. Kadir İnanır, bir bakışıyla seyircisinin hafızasında yıllarca yaşayacak unutulmaz bir isim oldu. O herkesin ağabeyi, dayısı, sevgilisi ve babasıydı. Aslında halkın kendisiydi. Anadolu’ydu ve bütün halkların dostuydu. Bu yüzden de Rum’du, Ermeni’ydi, Türk’tü, Arap’tı, Boşnak’tı, Kürt’tü. Bu dünyadayken de, ayrılırken de memleketine bıraktığı en büyük vasiyeti barış oldu. ‘O büyük barışı mutlaka biz kuracağız, halklar kuracak’ derdi ve bunu dünyanın en güzel gülümsemesiyle söylerdi. Bu vasiyet artık bizim sorumluluğumuzdur. Bir gün mutlaka sevgilim, mutlaka…”

Törende dile getirilen bir diğer duygusal konuşmada ise şu ifadeler yer aldı:

“Kadir dayım… Dayım diye başlayacağım. Büyük bir usta, büyük bir aktör, büyük bir insandı. Hayatta öğrendiğim birçok şeyi ondan öğrendim. Onun erdemini de yaşatmaya ve sürdürmeye devam edeceğim. Yıllar önce verdiği bir röportajda, ‘Türkiye’deki bütün evlerden cenazem kalkacak’ demişti. Gerçekten de öyle oldu. Yine kendi sözleriyle, ‘Benim bedenim gider ama yaptığım filmler yıllar sonra da keyifle izlenmeye devam eder’ derdi. Bütün filmleri nitelikliydi. Canlandırdığı kahramanlar içimizden çıkan insanlardı. Senaryolarına bile iz bırakan bir sanatçıydı. Ben onunla vedalaşmıyorum. O, içimizde yaşamaya devam edecek. Zaten yaşıyor.”

Menderes Samancılar: “O Benim İçin Kocaman Bir İncir Ağacıydı”

Usta oyuncu Menderes Samancılar, yaşadığı büyük üzüntüyü şu cümlelerle aktardı:

“Hayatın zor anları vardır; bugün de bizim için o zor anlardan biri. Buradan birçok arkadaşımızı uğurladık ama bir gün Kadir Dayı’mızı da buradan uğurlayacağımızı hiç düşünemezdik. Artık ‘Hekimoğlu’nu dinlemek bile zor olacak. Her dinlediğimizde yeniden ağlayacağız. O türküyü Kadir derlemişti, Ümit Tokcan okumuştu. Kalbimizde dostça sarıldığımız, kocaman bir incir ağacıydı benim için. Barış, kardeşlik ve sevgi dolu bir yürekti. Kadir İnanır gibi bir değeri asla unutmayacağız. İyi ki hayatımıza girdin, iyi ki ömrümün 50 yılını seninle birlikte geçirdim. Canım ağabeyim, güle güle.”

Törende ayrıca, “Büyük bir insanımız kaybettik. 40-50 yıl kadar bu ülkeye izler bıraktı. Bizi yalnız bıraktı ama… Çok derinlikler bıraktı…” ifadeleriyle sanatçının bıraktığı boşluk vurgulandı.

Sinema Yazarı Atilla Dorsay ve Sanatçıların Değerlendirmeleri

Sinema eleştirmeni Atilla Dorsay, Yeşilçam’ın Türk toplumundaki yerine ve Kadir İnanır‘ın farkına değinerek şunları söyledi:

“Yeşilçam bir efsaneydi. Nasıl Amerika’da Hollywood varsa burada da Yeşilçam vardı ve Yeşilçam’ın yaptığı filmler insanları koştura koştura sinema salonlarına götürüyorlardı. Bu arada işte Kadir İnanır’ı tanıdık. Çok farklı bir yerdeydi. Bir sürü sanatçı vardı. Ama o çevirdiği 180 kadar filmle, bütün o filmlerle kendisini halkımıza sevdirdi. Bundan sonra artık onun yerine öyle bir adam gelebilir mi bilmiyorum.”

Tamer Karadağlı ise üzüntüsünü şu sözlerle paylaştı: “Bir devir daha kapandı. Krallarımızı birer birer kaybediyoruz. Kadir Abi sadece ünlü bir oyuncu değil bu ülkenin milli değerlerinden biriydi. Çok üzgünüm. Başımız sağ olsun.” Oyuncu Nursel Köse de duygularını, “Başımız sağ olsun fazla söyleyecek bir şey yok. Bu ülkenin hafızası, sinema hafızası. O gitti ama bence filmleriyle, mesajlarıyla bizim yanımızda. Çok büyük bir kayıp. Başka ibr şey söylemek istemiyorum, başımız sağ olsun.” şeklinde ifade etti.

Birol Güven: “Yapay Zekaya Referans Olacak Kudretteydi”

Sinema Genel Müdürü Birol Güven, efsane oyuncunun heybetine ve bıraktığı mirasa dikkat çekerek şunları kaydetti:

“Hepimizin başı sağ olsun. Bir efsanemizi, büyük bir sanatçımızı daha uğurluyoruz. Bize anlattığı hikâyeler, canlandırdığı karakterler ve yaşattığı duygular gerçekten çok güçlü ve çok derindi. Bence görkemli bir sanatçıydı. Heykel gibi bir insandı; tıpkı Cüneyt Arkın gibiydi. Unutamayacağımız bakışları vardı. Sadece ona özgü bakışlardı.”

Sanatçıların ödüllerden çok daha fazlasını temsil ettiğini belirten Güven, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

“Bence Kadir İnanır gibi oyuncuların yarıştırılmasını doğru bulmuyorum. Bu yüzden kaç ödül aldığının da bir önemi yok. İnanır, ödüllerle anılacak bir oyuncu değil. Bugün bizim bir parçamız gidiyor. Onun en büyük ödülü, bugün burada onu uğurlamak için toplanan insanlar. Bize büyük bir hazine bıraktılar. Bizim en önemli görevlerimizden biri de bu hazineleri korumak, yeni nesli bu eserlerle yetiştirmek ve onlardan beslenmelerini sağlamak. Yapay zekâya referans olabilecek kudrette bir sanatçıydı.”

Yeğeni Soner Arıca’dan Çifte Acı

Kadir İnanır‘ın yeğeni, ünlü şarkıcı Soner Arıca, törende yaptığı açıklamada çok kısa süre önce annesi Altın Arıca‘yı kaybetmiş olmanın da verdiği derin kederi paylaştı:

“Başımız sağ olsun. Çok şaşkınım ve çok üzgünüm. Belki hiç kimse böyle bir günde burada olacağını düşünmez ama ben de bir gün dayım için böyle bir törende bulunacağımı asla hayal etmiyordum. O sadece benim dayım değildi; aynı zamanda hayranı olduğum büyük bir sanatçıydı. Birkaç kuşaktan erkek, onun gibi konuştu, onun gibi güldü, onun replikleriyle hayatına dokundu.”

Dayısına olan hayranlığını ve çocukluk hatırasını şu sözlerle anlattı:

“Kendi aramızdaki sohbetlerde de ona hep söylerdim; ‘Sen benim dayımsın ama ondan önce hayran olduğum bir sanatçısın.’ Bunu duyunca gülerdi. Kendimi bildiğim ilk yıllarda Fatsa’da bir filmini izliyorduk. Kendisi de yanımda oturuyordu. Bir ona baktım, bir perdeye… Onu her gördüğümde büyük bir heyecan yaşadım. Benim için yanımda gerçek bir yıldız oturuyordu. Onun derin ve çok duygusal bir tarafı vardı. Belki bunu herkes görmedi ama yakınları olarak biz biliyorduk. Ben o duygunun hayranlarına da geçtiğine inanıyorum. Çok karmaşık duygular içerisindeyim. Annemden üç gün sonra dayımı kaybetmek… Hastalıkları boyunca birbirlerinden haber almak istemeleri de çok duygusal ve tarif etmesi zor bir durumdu.”

Fatsa’dan Yeşilçam’ın Zirvesine Uzanan Yolculuk

15 Nisan 1949 tarihinde Ordu-Fatsa‘da hayata merhaba diyen Kadir İnanır, ilk ve orta öğrenimini memleketinde tamamladı. Lise yıllarını İstanbul Haydarpaşa Lisesi‘nde yatılı olarak geçiren sanatçı, yükseköğrenimini Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-Televizyon Bölümü‘nde bitirdi. Kariyer basamaklarını tırmanmaya 1967 yılında Ses Dergisi‘nin düzenlediği Sinema Artisti Yarışması’nda finale kalarak başladı. 1968‘de ise Saklambaç Gazetesi‘nin Fotoroman Artisti Yarışması’nda birincilik kürsüsüne oturdu. Sinema dünyasına fotoromanlarla adım atan İnanır, kariyeri boyunca sayısız esere imza attı.

Türk Sinemasının Dev Çınarı Kadir İnanır’a Duygusal Veda
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak MaxiMag Bültenine Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Maxi Magazin ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir