Tiflis’te başlayan ve yaklaşık beş yıldır gözlerden uzak sürdürülen aşk, Avusturya’nın başkenti Viyana’daki St. Peter Kilisesi’nde düzenlenen düğünle resmiyet kazandı.
Gelin ve damat köklerine gönderme yaptı
Aile ve yakınlarının Lata diye seslendiği Lihtenştaynlı Prenses Maria Immaculata, törende dantel ayrıntıları öne çıkan bir gelinlik giydi. Uzun duvağını ise ailesinden kalan tarihi bir taçla tamamladı.
“Tavus Kuşu” adı verilen taç, turkuvaz ve elmaslarla süslü. Geçmişi 1929 yılına uzanan mücevher, Lata’nın babaannesinin mensup olduğu hanedana ait.
Gürcistan’ın eski kraliyet ailesinden gelen damat Zurab Dzidziguri ise Gürcü erkeklerin özellikle düğün gibi özel günlerde tercih ettiği Çoha ya da Çerkeska adıyla bilinen geleneksel kıyafeti giydi.
Tanışmaları Tiflis’te gerçekleşti
Birbirlerinden kilometrelerce uzakta doğup büyüyen Lata ile Zurab, 2011 yılında Tiflis’te tanıştı. Prenses Lata, burada çalışmasının yanı sıra yine Tiflis’te faaliyet gösteren bir seyahat acentesinin sahibi.
İnovasyon proje yönetimi alanında çalışan Zurab ile Lata’nın iş nedeniyle başlayan yakınlığı zamanla aşka dönüştü. Beş yıllık ilişkilerini uzun süre kamuoyundan uzak tutan çift, Viyana’daki törenin ardından hayatlarını resmen birleştirdi.
“Kader sizi nereye götürecekse…”
Düğünün ardından damadın kardeşi Kristine, farklı kültürlerden gelen iki kişinin aşkını ve evliliğini bir Gürcü atasözüyle anlattı: “Kader sizi nereye götürecekse ayaklarınız oraya taşır.”

