Havaların ısınmasıyla beraber yeşil alanlarda koşturmak evcil dostlarımız için büyük bir keyif kaynağı olsa da, dış mekanda onları bekleyen ve fark edilmesi güç olan kene ile pire gibi tehlikeler pusu kuruyor. Bu gizli tehditlerden korunmanın en kuvvetli araçlarından biri ise özel olarak üretilen pire tasmalarıdır. Bu tasmaların içindeki aktif bileşenler, zaman içerisinde hayvanın tüy ve deri tabakasına nüfuz ederek parazitleri uzak tutar. Bazı ürünler hali hazırdaki parazitlerle savaşmayı hedeflerken, diğerleri önleyici bir kalkan görevi üstlenir. Hangi koruma yönteminin seçileceği ise can dostunuzun yaşına, genel sağlık tablosuna ve günlük yaşam alışkanlıklarına göre belirlenmelidir.
Evcil Hayvanlarda Yaşlılık ve Bilişsel Değişimler
Modern tıp sayesinde evcil hayvanların ömrü uzarken, yaşlılık dönemine özgü zihinsel problemlerle daha sık karşılaşılmaya başlandı. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Ebru Yalçın şu bilgileri paylaştı: “Yaşlı evcil hayvanlarda demans, genellikle 7 yaşından itibaren görülmeye başlasa da risk özellikle 12-16 yaş sonrasında belirgin şekilde artıyor. En sık karşılaşılan belirtiler arasında hayvanın bulunduğu ortama uyum sağlayamaması, yön duygusunu kaybetmesi, gece daha huzursuz hale gelmesi, sebepsiz havlama ya da miyavlama, tanıdığı insanları tanımakta zorlanması ve oyun isteğinin azalması var. Tuvalet alışkanlıklarında değişiklikler, öğrenilmiş komutların unutulması ve ev içinde kaybolma dikkat edilmesi gereken işaretler arasında.”
Yaşam Kalitesini Artırmak Mümkün
Mevcut durumda bu rahatsızlığı tamamen bitiren bir tıbbi tedavi bulunmuyor. Ancak Prof. Dr. Yalçın’a göre bilinçli yaklaşımlar sayesinde süreci yavaşlatarak yaşam standardını yükseltmek mümkün: “Sosyal etkileşimin sürdürülmesi, zihni aktif tutan oyuncaklar ve çevresel zenginleştirme uygulamaları bu süreçte fayda sağlayabiliyor. Evcil hayvan sahiplerinin iletişimi kesmemesi ve birlikte vakit geçirmeye devam etmesi önemli.”
Anadolu’da Yeni Keşif: 17 Farklı Körfare Türü
Türkiye topraklarında yürütülen bilimsel araştırmalar, tam 17 yeni körfare (gözleri deri altında kalan küçük türler) türünü gün yüzüne çıkardı. Dokuz Eylül Üniversitesi, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, Ankara Üniversitesi ve Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi bünyesindeki uzmanların ortak çalışması, bu canlıların bilinmeyen yönlerini ortaya koydu. İlk bakışta birbirine tıpatıp benzeyen bu körfarelerin; kromozom dizilimleri, genetik kodları, iskelet yapıları ve davranış biçimleri açısından ciddi farklılıklar barındırdığı anlaşıldı. Araştırma verilerine göre, tanımlanan bazı türlerin sadece 20-25 kilometrekare gibi oldukça kısıtlı alanlarda yaşam sürdüğü saptandı.
Bu içerikte evcil hayvanların dış parazitlerden korunma yollarını, Anadolu coğrafyasındaki yeni bilimsel keşifleri ve yaşlı kedi ile köpeklerde görülebilen bilişsel değişimleri inceledik.




