Dünya çapında ve Türkiye genelinde yüzlerce şubesi bulunan Fransız esintili ev tekstili markası ‘Madame Coco’nun kurucusu İlhan Tanacı ile Lale Tanacı arasındaki hukuk mücadelesi sona erdi. 2004 yılında dünyaevine giren ve bu birliktelikten reşit yaşta iki evlatları bulunan çiftin, yaklaşık üç senedir süregelen çekişmeli boşanma davası karara bağlandı.
Hürriyet Gazetesi’nden Özge Eğrikar’ın haberine göre, eşiyle fikri ve ruhi açıdan derin uyuşmazlıklar yaşadığını ve sağlıklı bir iletişim kuramadığını belirten Lale Tanacı, hem ekonomik hem de psikolojik şiddet gördüğünü savunarak mahkemeye başvurdu. İstanbul Aile Mahkemesi’ne sunulan dava dosyasında, İlhan Tanacı’nın Türkiye’nin en yüksek cirolu şirketlerinden birinin başında olmasına rağmen, eşinin yaptığı en küçük harcamalar için bile belge ve fiş talep ettiği ileri sürüldü.
“Madame Coco Markasını Birlikte Kurduk” İddiası
Lale Tanacı’nın avukatı Aydın Aydar tarafından sunulan dilekçede, müvekkilinin ünlü markanın kuruluşunda aktif rol oynadığı ve tam 15 yıl boyunca şirketin başarısı için çalıştığı vurgulandı. Avukat Aydar, “Müvekkil, bu markayı eşiyle birlikte büyütmüştür. Ancak çalışmalarının karşılığını alamayan ve çalışanların yanında eşi tarafından hakaretlere maruz kalan müvekkil, bu şirketten ayrılmıştır.” açıklamasında bulundu.
Dilekçedeki diğer iddialar ise oldukça sarsıcıydı. Lale Tanacı’nın mezhebi ve inançları nedeniyle aşağılandığı, gördüğü baskılar üzerine komşularının telkiniyle evlilik terapisine razı olduğu ancak eşinin kendisini bir terapist yerine doktora götürdüğünü öğrenince hayal kırıklığına uğradığı ifade edildi. Ayrıca, eşinin kendisine uyuşturucu ve çeşitli ilaçlar vermeyi planladığını öğrenen Lale Tanacı’nın ayrılık kararı aldığı belirtildi.
150 Milyon Lira Tazminat ve Köşk Talebi
Evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını savunan Lale Tanacı tarafı, mahkemeden 50 milyon lira maddi, 100 milyon lira manevi tazminat ve aylık 600 bin lira nafaka talebinde bulundu. Bununla da yetinmeyen Tanacı, tarafların birlikte yaşadığı İbrahim Paşa Köşkü’nün kendisine tahsis edilmesini istedi.
Karşı Davada “Büyü” ve “YouTube” Suçlaması
İlhan Tanacı adına avukatlar Bahar Varol Aras ve Rukiye Leyla Süren tarafından açılan karşı davada ise iddiaların odağı değişti. Müvekkillerinin sadece çocuklarına duyduğu sevgi nedeniyle eşinin yarattığı huzursuzluklara katlandığını belirten avukatlar, Lale Tanacı’nın paranoid/psikoz hastası olduğunu ve tedaviyi kabul etmediğini savundu. Dilekçede, Lale Tanacı’nın günün 16 saatini YouTube başında geçirdiği, izlediği videoları ailesine de zorla izlettiği ve komplo teorilerine inandığı öne sürüldü.
Eşine karşı ‘ruh hastası ve manyak’ gibi ifadeler kullandığı iddia edilen Lale Tanacı’nın, falcılarla iş birliği yaptığı ve kocasına bağlama büyüsü yaptırdığı da savunma dilekçesinde yer aldı. Karşı taraf da bu süreç için 50 milyon lira maddi, 100 milyon lira manevi tazminat talebinde bulunarak, Lale Tanacı’nın akıl sağlığının incelenmesini talep etti.
Adli Tıp Kararı ve Mahkemenin Son Hükmü
Yargılama sürecinde mahkeme, Lale Tanacı’yı akli melekelerinin yerinde olup olmadığının belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu’na (ATK) sevk etti. Adli Tıp tarafından hazırlanan raporda, Tanacı’nın fiili ehliyetine sahip olduğu ve evliliği sürdürmeye engel teşkil edecek herhangi bir psikiyatrik rahatsızlığının bulunmadığı tespit edildi.
İstanbul Aile Mahkemesi, 3 yılın sonunda her iki tarafın açtığı boşanma davasını da kabul ederek çiftin boşanmasına karar verdi. Mahkeme heyeti, boşanmaya neden olan olaylarda Lale Tanacı’nın ağır kusurlu olduğuna hükmetti. Karar uyarınca Lale Tanacı’nın, boşandığı eşi İlhan Tanacı’ya 150 bin lira maddi ve 150 bin lira manevi olmak üzere toplamda 300 bin lira tazminat ödemesi kararlaştırıldı. Lale Tanacı’nın talep ettiği milyonluk tazminatlar ve nafaka istemi ise mahkeme tarafından reddedildi.




