İstanbul tiyatro sahneleri, kasım ayında göçmenlikten kadın haklarına, ayrılıktan kalabalıklar içindeki yalnızlığa uzanan üç farklı hikâyeyi ağırlıyor. “Sahnedekiler” seçkisinde yer alan yapımlar, müzik ve kişisel anlatılarla izleyiciyi farklı hayat deneyimlerine davet ediyor.
Üç kadının geceye yayılan hikâyesi
Bir İstanbul caz barında gece yarısı yolları kesişen üç kadın, sabaha kadar süren sohbetlerinde yaşamlarının kırılma noktalarını paylaşır. Azerbaycan’dan İstanbul’a göç eden ve pasaportuna el konularak çalıştırılan üniversite mezunu Elnara, Amerika’da müzik eğitimi almış özgürlüğüne düşkün caz müzisyeni Meltem ve popüler müzik dünyasından gelen şarkıcı Saadet; göçmenlik, kadın hakları, aşk ve yalnızlık üzerine konuşur.
Piyano ve şarkılar eşliğinde ilerleyen oyunda, üç kadının kişisel öyküleri üzerinden erkek egemen toplumun yarattığı eşitsizlikler ele alınır. Göçmen bir kadının emek sömürüsü, eğitimli bir müzisyenin özgürlük arayışı ve kendi yolunu bulmaya çalışan bir şarkıcının deneyimi, kadın olmanın farklı sınıfsal ve toplumsal koşullardaki karşılıklarını görünür kılar.
Cazdan popa ve türkülere uzanan canlı müzik, kimliklerden doğan yanlış anlaşılmalarla birleşerek mizahi bir anlatı oluşturur. Yapım, 7-8 Kasım tarihlerinde saat 20.30’da Tiyatro Pera’nın Beşiktaş’taki yeni sahnesinde seyirciyle buluşacak.
Yazan/Yöneten: Nesrin Kazankaya
Oynayanlar: Başak Meşe, Zeynep Er, Gökçe Burcu Zümrüt
Bu Hikâye Senden Uzun Osman
Aylin Balboa’nın aynı adlı kitabından uyarlanan “Bu Hikâye Senden Uzun Osman”, uzun süre birlikte olduğu hayat arkadaşından ayrılan bir kadının, biten ilişkinin ardından kendisiyle kurduğu hesaplaşmayı anlatıyor. Osman’a yazdığı mektuplar aracılığıyla geçmişini, ilişkisini ve seçimlerini sorgulayan kadın, zaman içinde anlatısının merkezini eski sevgilisinden kendi hikâyesine taşıyor.
Yalnızlık, yas ve yüzleşme süreci, karakterin kendi yaşamını yeniden kurma çabasına dönüşür. Mektuplar, karşılık bekleyen seslenişler olmaktan çıkarak geçmişi değerlendirme ve kendini yeniden keşfetme araçlarına evrilir. Oyun, ayrılık ve kayıp üzerinden kadınların ilişkilerdeki konumunu, hafızayı ve yeniden başlama ihtimalini sorgular.
Yapım, 13 Kasım Cuma saat 20.30 Sakarya Kale Sahne’de ve 21 Kasım Cumartesi İstanbul CKM’de izlenebilir.
Yöneten: Salih Usta
Oyuncu: Şenay Gürler
Lüzumsuz Adam: Bir Kalabalık Metronomu
Sait Faik Abasıyanık’ın öyküsünden sahneye uyarlanan “Lüzumsuz Adam: Bir Kalabalık Metronomu”, kalabalıklar içinde büyüyen yalnızlığı ve insanların giderek birbirine yabancılaşmasını tek kişilik bir oyunla ele alıyor. Sait Faik’in gündelik karşılaşmaları, görünmeyen hayatları ve insanı merkeze alan edebiyat dünyası sahneye taşınırken, yan yana geçip giden kişilerin iç dünyalarına bakılıyor.
Kalabalıkların ortasında kurulamayan bağları sorgulayan oyun, 6 Kasım Cuma saat 20.00’de İstanbul Tiyatrosu Ataşehir’de prömiyer yapacak.
Uyarlayan, yöneten ve oynayan: Sefa Köksal

