Seramik sanatçısı Elif Uras, İstanbul’daki sergilerin ardından yaklaşık 200 seramik sikkeden oluşan yeni yerleştirmesiyle 31 Ekim’den itibaren İtalya’nın Torino kentindeki Museo d’Arte Orientale’de sanatseverlerle buluşacak. Uras, kadınların görünmeyen emeğini tarihsel imgeler üzerinden ele alan üretimini ve New York-İznik arasında şekillenen çalışma sürecini anlattı.
İstanbul’dan Torino’ya uzanan sergi programı
Yeni sanat sezonunda Uras’ın eserleri İstanbul Modern’in ‘Aynı Mavinin Altında’ koleksiyon sergisinde, Artweeks Istanbul’da ve Galerist’in ‘Gönül İşi’ sergisinde izleyiciyle buluştu. Sanatçının Torino’daki Museo d’Arte Orientale’de sergilenecek çalışması ise küratör Defne Ayas’la yürüttüğü diyalog sonucunda geliştirildi.
Seramikle kurulan ilişki
Sanata resim ve desenle başlayan Uras, tuvalin dışına çıkma arayışı sırasında seramikle tanıştığını söyledi. İznik’e seramik üzerine resim yapmak için gittiğini belirten sanatçı, seramiğin tarihini, geleneğini ve sosyoekonomik boyutlarını araştırdıkça bu alana ilgisinin derinleştiğini ifade etti. Seramiğin zamanla yalnızca resim yapabileceği bir yüzey olmaktan çıktığını söyleyen Uras, bu malzemenin heykelle resim arasında kendine özgü bir alan kurmasını sağladığını anlattı.
Çamurun fiziksel ve düşünsel açıdan zengin bir malzeme olduğunu belirten Uras, “Kendi karakteri, sınırları ve sürprizleri var” dedi. Sanatçı, biçimlendirme sırasında malzemenin sınırlarına saygı göstermek ve onunla müzakere etmek gerektiğini vurguladı.
Fırın sürecindeki belirsizlik
Seramik üretiminde sürecin tamamını denetleyememenin işin doğasında bulunduğunu söyleyen Uras, çamurun kuruması, sırların malzemeyle etkileşimi ve pişirim koşullarının sonucu değiştirdiğini belirtti. Altın yaldızla çalıştığı eserlerde yüzeye uygulama yapılabilmesi için daha düşük sıcaklıkta ayrı bir pişirim gerektiğini, bu nedenle bazı çalışmalarının üç kez fırına girdiğini aktardı.
Her aşamada farklı bir sonuçla karşılaşılabileceğini ifade eden Uras, bunu yalnızca bir risk değil, üretimin olanaklarından biri olarak gördüğünü söyledi. Sanatçı, eserin başlangıçta tasarlanandan farklı çıkmasının yeni bir düşünceye kapı açabileceğini, ancak uzun emek verilen bir çalışmanın beklenenden farklı sonuçlanmasının hayal kırıklığı yaratabileceğini de ekledi. Uras’a göre seramikle çalışmak, belirsizlikle birlikte üretmeyi öğrenmek anlamına geliyor.
Hukuk ve ekonomiden sanata
Brown Üniversitesi’nde ekonomi ve uluslararası ilişkiler, Columbia Hukuk Fakültesi’nde hukuk eğitimi alan Uras, sanata yönelme kararının ani olmadığını söyledi. New York’taki School of Visual Arts’ta güzel sanatlar eğitimi alan sanatçı, ardından Columbia Üniversitesi’nde yüksek lisans yaptı.
Hukuk ve ekonomi eğitiminin toplumsal sistemleri, değer ilişkilerini ve güç yapılarını anlamasına katkı sunduğunu belirten Uras, bugün kadın emeği, sınıf, temsil ve görünürlük konularına odaklanmasında bu geçmişin de etkili olabileceğini ifade etti. Sanat yolculuğunu bir alandan kopup diğerine geçmekten çok, farklı deneyimlerin zaman içinde birbirini beslemesi olarak değerlendiriyor.

