fbpx
featured
  1. Haberler
  2. Kültür & Sanat
  3. Cevapsız Bırakılmanın Ağırlığı: Sessiz Gidişler ve Psikolojik Etkileri

Cevapsız Bırakılmanın Ağırlığı: Sessiz Gidişler ve Psikolojik Etkileri

Modern ilişkilerde artan sessiz veda ve "ghostlama" eylemi, bireylerde derin boşluklar yaratarak ciddi psikolojik hasarlara yol açıyor.

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Günün öne çıkan gelişmelerinden ve özel içeriklerden haberdar olmak amacıyla BirGün’ün WhatsApp kanalını ilgili bağlantıya tıklayarak hemen takip etmeye başlayabilirsiniz.

Gece karanlığında yol alan bir trenin camına başını yaslamış yorgun bir yolcu, dışarıyı izlemek yerine camdaki yansımasıyla baş başaydı. Tam o sırada arkadaki koltuktan yükselen bir kadının iç döküşü, günümüz ilişkilerinin en sarsıcı gerçeklerinden birini fısıldıyordu. Bir veda bile edilmeden sonlanan bir ilişkinin yarattığı o derin boşluk, gecenin sessizliğinde yankılanıyordu.

Neden sessizce gitmek bir kavgadan daha fazla zarar verir?

Arkadaki koltuktan gelen o hüzünlü ses şu ifadeleri kullanıyordu: “En çok canımı acıtan şey, hiçbir açıklama yapmadan kaybolması oldu. Benden ne istediğini anlayamadım. Cevap vermedikçe onu daha çok düşünür oldum. Bir süre sonra neyi yanlış yaptığımı düşünmeye başladım. Galiba herkesi kendimden kaçırıyorum.” Tren bir köprüden geçerken kısa bir sessizlik oldu ve ardından kadının sesi yeniden yükseldi: “Keşke kavga etseydik. Hiç olmazsa bir şey demiş olurdu.”

Aslında bu sözler pek çoğumuz için oldukça tanıdık. İnsanı asıl yaralayan şey ayrılığın kendisinden ziyade, hiçbir gerekçe sunulmadan ortada bırakılmasıdır. Bir tartışma veya kavga bile aslında karşıdaki kişinin hâlâ orada olduğunu hissettiren bir bağdır. Ancak günümüzde “sessizce yok sayma” eylemi gittikçe yaygınlaşıyor. Kapılar çarpılmıyor, veda cümleleri kurulmuyor; sadece bir gün mesajlara cevap gelmiyor ve bazen her yerden engellenmiş bir şekilde kalıyorsunuz.

“Ghostlama” ve “People Pleaser” kavramları ne ifade ediyor?

Son dönemde hem terapi seanslarında hem de sokak dilinde sıkça karşımıza çıkan iki terim var: “ghostlama” ve “people pleaser”. Bir kişinin ansızın ve açıklama yapmadan ortadan kaybolmasına gündelik dilde ghostlama denirken; çevresindeki herkesi mutlu etmeye çalışan, hayır demekte zorlanan ve karşısındakinin tüm huzursuzluğunu üzerine alan kişilere ise people pleaser deniyor. Bu iki karakter tipi ilk bakışta zıt kutuplar gibi görünse de aslında ikisi de aynı soru etrafında şekilleniyor: “Karşımdaki benden ne istiyor ve ben bununla ne yapacağım?”

İlişkilerdeki kaygı süreci nasıl işler?

Herkesi memnun etme çabasındaki birey, bu soruya kendi varlığını ortaya koyarak yanıt verir. Sevilmek ve terk edilmemek uğruna karşısındakinin her mimiğinden anlam çıkarır, kendi sınırlarını ve öfkesini yavaş yavaş kaybeder. Öte yandan “ghostlayan” kişi, aynı kaygıdan kaçmak için yok olmayı seçer. Biri kaygıyı bütünüyle sahiplenirken, diğeri sorumluluktan kurtulmak için onu karşı tarafa devreder.

Sessizliğin faturası neden kendimize kesilir?

Açık bir talep karşısında ne yapacağımızı biliriz; ancak birinin hiçbir şey söylemeden bir beklenti içinde olması, durumu bir görevden çıkarıp varoluşsal bir boyuta taşır. “Ne yapmalıyım?” sorusu bir anda “Nasıl biri olmalıyım?” sorusuna dönüşür. Lacan’ın kuramlarından bildiğimiz üzere, hiç kimse bir başkasının arzusunu bütünüyle tatmin edemez veya içindeki boşluğu tamamen kapatamaz.

Bu davranış biçiminin kökenleri genellikle çok erken yaşlarda atılır. Bir çocuk, annesinin yüzünde bir huzursuzluk sezdiğinde çoğu zaman bunu kendi yetersizliğine bağlar; annesinin yorgunluğunu kendisiyle ilişkilendirir. Bu ilk yanılgı, yetişkinlikteki ilişkilerde de birinin suskunluğunu hemen bir suçluluk duygusuyla karşılamaya neden olur.

Tren yavaşlayıp durduğunda arkadaki kadın da sustu. Zihninde hâlâ giden kişinin açıklamasını arayan düşüncelerle meşguldü. Oysa o kişiyi bulup konuşsa bile aradığı yanıtı onda bulamayacaktı; alacağı her cevap kafasında yeni soruların doğmasına yol açacaktı. Belki de asıl mesele, gidenin ne istediğinden ziyade, kendisinin ne istediğini hiç soramamış olmasıydı.

Cevapsız Bırakılmanın Ağırlığı: Sessiz Gidişler ve Psikolojik Etkileri
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak MaxiMag Bültenine Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Maxi Magazin ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir