Levanten Kültür ve Mirasını Koruma Derneği, İstanbul’un zengin tarihsel dokusuna ışık tutan dikkat çekici bir sergiye imza atıyor. 8 Ekim – 8 Kasım 2026 tarihleri arasında sanatseverlerle buluşacak olan “Levantenlerin İstanbul’u İstanbul’un Levantenleri” başlıklı sergi, kentin çok katmanlı yapısında önemli bir yer tutan Levanten toplumunun izlerini takip ediyor.
Sergi Ne Zaman ve Nerede Gerçekleşecek?
Küratörlüğünü Prof. Dr. Seza Sinanlar Uslu’nun üstlendiği bu kapsamlı çalışma, Beyoğlu Belediyesi bünyesindeki İstiklal Sanat Galerisi’nde kapılarını açıyor. Sergi, 8 Ekim tarihinden itibaren bir ay boyunca, 8 Kasım 2026’ya dek ziyaret edilebilecek.
Serginin Konusu Nedir?
Bu topraklardaki varlıkları 12. Yüzyıl’a kadar uzanan Levantenler, Osmanlı İmparatorluğu’ndan modern Türkiye Cumhuriyeti’ne uzanan tarihsel süreçte sosyal, ekonomik ve kültürel açılardan ele alınıyor. Sergi, özellikle İstanbul’da yaşamış, üretim yapmış ve kente değer katmış Levanten figürleri, onların dillerini, geleneklerini ve kültürel birikimlerini bütüncül bir yaklaşımla tanıtmayı hedefliyor.
Neden Düzenleniyor?
Projenin temel gayesi, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinin vazgeçilmez bir unsuru olan Levantenlerin bıraktığı mirası görünür kılmak ve bu kültürel zenginliği gelecek kuşaklara aktarmaktır. 1809 senesinde İstanbul’a gelen ve yerel Levantenlerle yakın ilişkiler kuran Baron John Cam Hobhouse’un kurduğu “Levantenler, Osmanlı İmparatorluğu ağacının aşılandığı yerden çıkan taze sürgünler gibidir” cümlesi, iki asır sonra bu sergiyle yeniden hayat buluyor. Farklı kültürlerle uyum sağlama yeteneğiyle öne çıkan Levantenlerin kentin hafızasındaki yeri bu sayede pekiştiriliyor.
Sergi Nasıl Bir Yapıya Sahip?
Beş ana bölümden oluşan sergi, “Levant Neresi, Levanten Kim?” sorusuyla başlangıç yapıyor. Ardından İstanbul tarihinde iz bırakmış aileler ve önemli figürler tanıtılıyor. Üçüncü kısımda, şehrin farklı semtleri Levanten yaşamının hafıza mekânları olarak inceleniyor. Dördüncü bölümde ise topluluğun çok dilli yapısından yemek kültürüne, dini törenlerinden geleneklerine kadar pek çok detay ziyaretçilere sunuluyor.
Geleceğe Bir Hatıra
Serginin “Geleceğe Hatıra Bırakmak” isimli son bölümünde, Türk fotoğraf tarihinde kritik bir öneme sahip olan Sébah & Joaillier Fotoğrafhanesi’nin bir canlandırması yer alıyor. Serginin düzenlendiği galerinin, geçmişte bu ünlü stüdyonun bulunduğu binanın yerine inşa edilmiş olması, çalışmaya simgesel bir anlam katıyor. Böylece fiziksel varlığı sona ermiş olsa da kentin görsel belleğini tutan bu stüdyo, sergi aracılığıyla yeniden görünürlük kazanıyor.




