Feride Hilal Akın, dijital platformlarda sergilediği yeteneğiyle adını duyuran ve müzik dünyasında kendine sağlam bir yer edinen bir sanatçı. Eypio’nun popüler ‘Günah Benim’ parçasına getirdiği yorumla geniş kitlelerin beğenisini kazanan Akın, bu başarısını profesyonel bir müzik kariyerine dönüştürmeyi bildiği. Şimdilerde ise sözlerini Aşkım Kapışmak ile beraber kaleme aldığı ‘Rüzgârın Kızı’ isimli çalışmasıyla müzikseverlerin karşısına çıkıyor. Aşkı kendi sınırları ve kurallarıyla tecrübe eden bir kadının hikayesini odağına alan bu yeni parça vesilesiyle bir araya geldiğimiz Akın ile dijital dünyadaki 15 senelik serüvenini ve yeni projesini detaylandırdık.
İlk Videodan Büyük Başarıya
Müzik yolculuğuna henüz 15 yaşındayken çektiği bir video ile başlayan Feride Hilal Akın, o günleri şu sözlerle anımsıyor: “Hatırlıyorum. Annemler tatildeydi. Ben de arkadaşımın yanına müzik yapmaya gidiyordum. Model’in ‘Makyaj’ ve Yaşar Kurt’un ‘Anne’ parçasını söylemiştim. Çok güzel bir gündü. 30 bin dinlenmeye ulaşmıştı. Ve ben kendimi o kadar şöhretli hissediyordum ki… Ama asıl patlamamı Eypio’nun ‘Günah Benim’iyle yaptım.” Ankara’daki rap çevresi ve sokak kültürünün bir genç kadın için taşıdığı zorluklar hatırlatıldığında ise sanatçı, dijital dünyanın sokaklardan daha tehlikeli olduğu görüşünde: “Tabii ki dijital dünya. Deliymişim ben, cahil cesaretiyle atlamışım dijital dünyaya. Travmalar bitti, yeni bir dönem başlıyor sanmıştım. Meğer travmalar yeni başlıyormuş.”
Sosyal Medyanın Getirdikleri ve Götürdükleri
Genç yaşta adım attığı sosyal medya dünyasının kendisinden neler götürdüğünü samimiyetle paylaşan Akın, “Çok küçüktüm. Aslında özgürlüğümü bir çaldı, gitti. Gençken yapılacak 100 şey listem vardı. Onları yapamayacağımı düşünüp üzülmüştüm bayağı. Ama tabii ki hayat böyle bir şey. Size çok istediğiniz bir şeyi verirken bazen sizden çok sevdiğiniz şeyleri de alıyor. Ama bana kendimi kanıtlayabileceğim bir alan sundu. Herkes görülmek ister. Ben görülebildim; ailem, sevdiklerim ya da hiç tanımadığım insanlar tarafından…” ifadelerini kullanıyor. Bir dönem görünür olmanın getirdiği yükleri sorguladığını ve “açılmış bir şeker” gibi etrafının sarıldığını fark ettiğini belirten sanatçı, kendisini tanımak için bir süre köşesine çekildiğini söylüyor.
İçsel Dönüşüm ve Maneviyat
Pandemi öncesinde kendisini daha kopuk hissettiğini ancak artık yeni hikayeler paylaşmaya hazır olduğunu belirten sanatçı, arkadaşlık ilişkileri konusunda seçici davrandığını dile getiriyor. “Ben sıcakkanlı bir insanım. İnsanlarla tanıştığımda bir fragman gösteririm. Derim ki ‘Güler yüzlü bir insanla karşılaştığımda ben de güler yüzlü oluyorum’. Karşımdaki beni bilsin isterim. Ama arkadaşlarımın sayısı beşi geçmez. Ve hepsinin de yeri ayrıdır hayatımda.” diyen Akın, geçmişteki aile travmalarıyla da barıştığını vurguluyor: “Kurban psikolojisinden çıkalı uzun zaman oldu. Üzerine çok çalıştım.” Sanatçı, yaşadığı her şeyin kendisini bugüne getirdiğine inanıyor: “Travmaları çözdükçe aslında insan biraz sıradanlaşıyor da. Bize çılgınca şeyleri yaptıran o toksiklikmiş.”
‘Rüzgârın Kızı’ ve Modern İlişkiler
Gelecek hedefleri arasında kendi gibi sıfırdan gelen insanlar ve özellikle kadınlar için alan yaratmak olduğunu belirten sanatçı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü doğumlu olmasının kendisine bir misyon yüklediğini hissediyor. Kolundaki kadın figürleri ve kalkanlar içeren dövmesinin dişil enerjiyi temsil ettiğini ifade eden Akın, yeni şarkısı ‘Rüzgârın Kızı’nın hikayesini şöyle anlatıyor: “Aşkım Kapışmak getirdi bana şarkıyı; “Sözlerini birlikte yazalım mı” dedi. Mustafa Ceceli yapmıştı. Sözleri o dönem yaşadıklarımla da alakalı. Herkes “Neden hayatında biri yok” diye soruyordu. Açıkçası bir baktım, insanlar yedeklemiş her şeyi. Bu da hiç benim tarzım değil.”
Modern ilişki biçimlerindeki ‘yedekleme’ ve ‘lovebombing’ durumlarına mesafeli olduğunu belirten Feride Hilal Akın, şarkıdaki duygularını şu cümlelerle özetliyor: “Yani ‘Elbisem şık ama kalbim daha şık, eğer onu taşıyabileceksen giy’ gibi bir yerden yazdım sözleri. Mesela biriyle tanışıyorum, hemen başlıyor; “Şöyle evlenelim, böyle yuva kuralım”. Direkt kaçıyorum. Bunlara artık doymadık mı Meltemcim?.. Ve başta heyecanlanacağımı, sevineceğimi düşünürken bir anda nasıl kurtulacağımı düşünmeye başlıyorum.”




