Güneydoğu Asya’nın günden güne çeşitlenen film üretimi, bölge dışındaki izleyiciler için çoğu zaman erişilemez kalıyor. İstanbul Modern Sinema, bu görünmezliği kırmak ve bölge ülkelerinin özgün hikâyelerini bir araya getirmek amacıyla 24 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında ‘Muson Hayalleri’ seçkisini sinemaseverlerle buluşturuyor. Bu program, aynı coğrafya içindeki farklı sesleri bir araya getirerek izleyicilere geniş bir perspektif sunmayı hedefliyor.
Seçkide Neler Var? (What)
Hazırlanan program; Kamboçya, Tayland, Malezya ve Filipinler’den, 2020’li yıllarda çekilmiş toplam 11 filmi izleyiciye sunuyor. Ancak bu seçkinin asıl amacı, söz konusu ülkeleri tek bir ‘Güneydoğu Asya’ başlığı altında basitleştirmekten ziyade, aralarındaki benzer noktaları ve karakteristik ayrımları derinlemesine incelemek. İstanbul Modern Film Küratörü Müge Turan, programın bu temel yaklaşımını şu sözlerle ifade ediyor: “Bu dört ülkeyi tek bir sinemasal kimlik altında toplamak yerine aralarındaki benzerlikleri ve farklılıkları yan yana göstermek istedik.”
Program Ne Zaman ve Nerede Gerçekleşecek? (When & Where)
Sinemaseverler, bu özel seçkiyi 24 Eylül ile 4 Ekim tarihleri arasında İstanbul Modern Sinema’da takip edebilecekler. Bölge sinemasının hem usta isimlerini hem de yeni yeteneklerini keşfetmek isteyenler için bu tarihler arasında kapılar açık olacak.
Etkinliğin Arkasındaki İsimler Kimler? (Who)
Programın küratörlüğünü üstlenen Müge Turan, seçkiyi oluştururken bölgedeki kültürel ve toplumsal değişimlere kendi özgün dilleriyle yaklaşan yönetmenleri tercih ettiklerini belirtiyor. Seçkide, Kamboçya sinemasının dünyaca tanınmış ismi Rithy Panh gibi tecrübeli yönetmenlerin yanı sıra, sinemanın geleceğini şekillendiren genç kuşak yönetmenler de yer alıyor. Bu sayede farklı nesiller ve sinema ekolleri arasında bir köprü kuruluyor.
Güneydoğu Asya Sineması Neden Tercih Edildi? (Why)
Bölge sineması, son yıllarda toplumsal meseleleri ele alış biçimiyle dünya genelinde dikkat çekiyor. İstanbul Modern, bu yapımların Türkiye’deki gösterim şansının az olması nedeniyle bu coğrafyaya odaklanıyor. Müge Turan, seçkiyi hazırlama amaçlarını anlatırken, “Seçkiyi hazırlarken hem bölgedeki toplumsal ve kültürel dönüşümlere bakan hem de bunu özgün sinema dilleriyle yapan yeni kuşak yönetmenleri bir araya getirmek istedik” açıklamasında bulunuyor. Ayrıca, “Muson” ifadesi bölgenin değişken iklimini simgelerken, “Hayaller” kısmı karakterlerin tutkularını ve sinemanın dünyayı dönüştürme gücünü temsil ediyor. Turan, sinemayı “Sinema da bir anlamda hayal kurma, başka hayatları ve başka ihtimalleri görünür kılma alanı” şeklinde tanımlıyor.
Toplumsal Dönüşüm Beyaz Perdeye Nasıl Aktarılıyor? (How)
‘Muson Hayalleri’, toplumsal problemleri sadece dram türüne hapsetmeyerek oldukça geniş bir yelpaze sunuyor. Hikâyeler; neo-noir, hayalet öyküleri, yol filmleri, büyülü gerçekçilik ve kara mizah gibi farklı türler üzerinden anlatılıyor. Bu sayede inanç, aile, sınıf çatışmaları, kimlik ve toplumsal baskılar çok boyutlu bir şekilde işleniyor. Müge Turan bu çeşitliliğe dair şunları söylüyor: “Böylece toplumsal meseleler yalnızca gerçekçi dramlarla değil, farklı türler ve anlatım biçimleri üzerinden de görünür hâle geliyor.”
Filmlerde yer alan karakterler; kimi zaman toprak mücadelesi veren yerli toplulukları, kimi zaman toplumsal baskılara direnen kadınları, kimi zaman da çalışma hayatındaki zorluklarla başa çıkan bireyleri temsil ediyor. Turan bu durumu, “Filmlerin çoğunda kişisel hikâyeler daha geniş toplumsal dönüşümlerle iç içe geçiyor” diyerek özetliyor. Böylece Güneydoğu Asya, sadece uzak ve egzotik bir yer olarak değil; kentleşmenin, inançların ve kimlik mücadelelerinin yaşandığı gerçekçi bir coğrafya olarak perdeye yansıyor.




