Kanadalı pop yıldızı Tate McRae ile ABD’li buz hokeyi oyuncusu Jack Hughes cephesinden hayranlarını üzen bir haber geldi. Bir süredir birliktelik yaşayan ünlü çiftin, Donald Trump’ın yaptığı bir şaka sonrası patlak veren tartışmaların gölgesinde yollarını ayırdığı iddia ediliyor.
Ünlü Çift Neden Ayrıldı?
Geçtiğimiz Kasım ayından bu yana aşk yaşayan 23 yaşındaki Tate McRae ile 25 yaşındaki Jack Hughes‘un ilişkisinin sona erdiği öne sürüldü. Ayrılığa dair taraflardan çelişkili açıklamalar sızarken, siyasi görüş ayrılıklarının ve Trump üzerinden başlayan tartışmaların ipleri kopardığı belirtiliyor.
Ayrılık Kararını Kim Aldı?
New York Post gazetesine bağlı Page Six‘in haberine göre Jack Hughes, yakın çevresine ilişkiyi noktalayan tarafın kendisi olduğunu dile getirdi. Hughes’un, McRae’de “tehlike sinyalleri” fark ettiği için bu kararı aldığı iddia edildi. Buna karşılık, McRae’ye yakın isimler ise tam tersini, yani ayrılık kararını genç şarkıcının verdiğini savunuyor.
İlişki Ne Zaman ve Nasıl Başlamıştı?
İkili, ilk kez geçen Kasım ayında New York‘un West Village bölgesindeki Anton’s adlı restoranda beraber yemek yerken görüntülenmişti. Daha sonra birlikte yürürken de objektiflere yansıyan çiftten ilk hamleyi Hughes’un yaptığı ve McRae’ye sosyal medya üzerinden mesaj atarak ulaştığı biliniyor.
Trump Şakası İlişkiyi Nasıl Etkiledi?
İlişkideki çatlakların, Hughes ve ABD Erkek Buz Hokeyi Takımı‘nın İtalya‘daki başarısı sonrası yaşanan siyasi gerilim sırasında derinleştiği söyleniyor. Milano Cortina 2026 Kış Olimpiyat Oyunları‘nda Kanada‘ya karşı uzatmalarda galibiyeti getiren golü atan Hughes, takımıyla birlikte altın madalya kazandı. Bu zafer sonrası FBI Direktörü Kash Patel’in de bulunduğu bir ortamda Donald Trump, takımı arayarak tebrik etti.
Trump, sporcuları Birliğin Durumu konuşmasına davet ederken, kadın hokey takımı hakkında şu espriyi yaptı:
“Size şunu söylemeliyim, kadınları da getirmemiz gerekecek; bunu biliyorsunuz. İnanın bana, yoksa muhtemelen azledilirdim, tamam mı?”
Hughes’un bu sözler üzerine takım arkadaşlarıyla beraber güldüğü görüldü. Görüntülerin yayılmasıyla ana akım medyada erkek takımı sert eleştirilere maruz kaldı. Oyuncular daha sonra kadın takımıyla aralarının iyi olduğunu belirterek özür dilese de, tartışmalar McRae’ye de sıçradı. Bazı çevreler şarkıcının sevgilisi nedeniyle MAGA hareketini desteklediği yönünde yorumlar yaptı.
Tate McRae Siyasi İddialara Ne Cevap Verdi?
Variety dergisine konuşan McRae, doğrudan bir isim vermeden duruşunu şu sözlerle ifade etti: “Ben söylemek istediğimi desteklediğim kuruluşlar ve turnemde oluşturduğum ortam aracılığıyla söylemeyi seviyorum. Nasıl bir insan olduğumun ve neleri desteklediğimin oldukça açık olduğunu düşünüyorum. Hayranlarımın da enerjimi yönelttiğim şeylerden bunu görebilmesini umuyorum.”
McRae, geçen yıl TikTok üzerinden tanıttığı “Little Miss Possessive” sweatshirtlerinin satış gelirlerini Global Fund for Women ile LGBTQ+ gençlere yönelik çalışmalar yürüten The Trevor Project‘e bağışlamıştı.
Morgan Wallen İş Birliği ve Özel Hayat Gizliliği
McRae hakkındaki söylentiler yalnızca Trump tartışmasıyla sınırlı değildi. Şarkıcı, geçen yıl country yıldızı Morgan Wallen ile “What I Want” adlı parçayı kaydetmesinin ardından da benzer yakıştırmalarla karşılaşmıştı. Billboard Hot 100 listesine zirveden giren bu şarkı, McRae’nin kariyerindeki ilk bir numara başarısı oldu.
Özel hayatını korumaya çalıştığını belirten McRae, “İlişkilerimi mümkün olduğunca kutsal ve özel tutmaya çalışıyorum. Hayatımdaki insanları seviyorum. Onlar da beni seviyor. O çevreyi olabildiğince olumlu ve destekleyici tutmaya çalışıyorsunuz” dedi. Dışarıdan gelen yorumları kontrol edemediğini ekleyen şarkıcı, bu gürültüye enerji vermenin kendisini kötü bir ruh haline soktuğunu belirtti.
Turne Sonrası “Tükenmişlik” Dönemi
100 milyon doların üzerinde hasılat yapan 88 duraklı “Miss Possessive” turnesinin ardından McRae, yaşadığı duygusal yorgunluğu paylaştı. Sylvia Plath okuduğu o günleri anlatan şarkıcı, “O dönemde düşüncelerim çok karanlık geliyordu ve kendimi çok yalnız hissediyordum. Gerçekten yeniden bedenime dönmem ve sinir sistemimi düzenlemem gerekiyordu” ifadelerini kullandı.
Turne bittikten sonra uyku problemleri yaşadığını belirten sanatçı şunları söyledi: “Turneden sonra bitmiştim. Geceleri doğru dürüst uyuyamıyordum. Kendimi o kadar çok görmüştüm ki, ‘Karanlık bir odaya girip altı ay boyunca aynaya bakmamak istiyorum’ diyordum.” Kendisine bakışını sorguladığı bu süreçte, “Sanırım gerçekten kendimi durdurup, ‘Dünyanın en kötü insanı değilsin. Dünyanın en çirkin insanı değilsin. Her şeyi yanlış yapmadın. Ve biliyorsun, yalnızca sevdiğin şeyi yapıyorsun’ demem gerekti” şeklinde konuştu.
Şu sıralar dördüncü stüdyo albümü üzerinde çalışan Tate McRae, yakın zamanda Chicago’daki Grant Park‘ta düzenlenen Lollapalooza‘da ana sahne sanatçısı olarak yer aldı. Şarkıcı ayrıca ülkesinde gerçekleşecek Montreal Osheaga Festivali‘nde sahne almaya hazırlanıyor.




