İstanbul’da 77 yaşında çoklu organ yetmezliği nedeniyle hayata gözlerini yuman Türk sinemasının efsane jönü Kadir İnanır, bugün son yolculuğuna uğurlanıyor. Yeşilçam’ın unutulmaz ismi, geride bıraktığı onlarca eser ve onurlu duruşuyla tüm Türkiye’yi yasa boğdu.
Kadir İnanır’ın Cenaze Töreni Ne Zaman ve Nerede Yapılacak?
Usta oyuncu için düzenlenecek törenin detayları netleşti. Daha önce AKM’de gerçekleştirileceği duyurulan veda töreninin mekanı değişti. İnanır için ilk tören, saat 13.00’te Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi‘nde düzenlenecek. Ardından, Levent Barbaros Hayrettin Paşa Camisi’nde ikindi vaktinde kılınacak cenaze namazının akabinde naaşı Ulus Mezarlığı‘nda toprağa verilecek. Aile, taziyeleri Akatlar Kültür Merkezi’nde kabul edecek.
Sinema Dünyası Yasta: Ünlü İsimler Ne Dedi?
Kadir İnanır’ın vefatı sanat camiasında derin bir boşluk yarattı. Oyuncu Menderes Samancılar, duygularını “Hepimizi yaralı bıraktı gitti” sözleriyle dile getirdi. Yeğeni Soner Arıca ise amcasının bir ikon olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Yalnız aile için değil tüm ülkenin kardeşi, ağabeyiydi. Birkaç jenerasyonun erkeklerinin büyük bir bölümü onun gibi baktı, yürüdü, onun replikleriyle konuştu. İdoldü, ikondu, en yakışıklılardandı.”
Eleştirmen Atilla Dorsay, sanatçının sinemaya adanmış ömrünü şöyle özetledi: “Türk sinemasının Yeşilçam denen o en verimli döneminin en sevilen, en çalışkan isimlerinden biriydi. 1949’da Ordu’nun Fatsa ilçesinde doğmuş, değişik eğitimler görmüş. Bunların arasında Marmara Üniversitesi- Güzel Sanatlar Fakültesi; sinema-TV bölümü de var. Ama sonunda kaderin kendisini mesleklerin belki en güzeli olan sinemaya ve onun star cephesine attığı bir kendine özgü yetenek…. Öylesine verimli çalıştı ve kariyerine öylesine sarıldı ki…. Uzun mesleğinde 160’ı aşkın film çekmiş. Bu vesileyle Anadolu’yu karış karış dolaşmış. Elbette tümüyle buna adanmış bir hayat… Evet, çünkü Kadir İnanır gerçekten de hayatını sinemaya adamış. Örneğin hiç evlenmemiş, çoluk-çocuğa karışmamış. Özel hayatına gerçekten hakim olan, Jülide Kural hanımefendi… 2004 yılından beri berabermişler. Ve hep öyle kalmışlar. Aşkların böylesi klasik bir Yeşilçam aşkına pek benzemiyor doğrusu…. Fatma Girik’ten Hülya Koçyiğit’e tüm starlarımızla çok iyi kaynaşan Kadir İnanır, böylece sizleriz tümüyle bırakıp gidiyor. Göreceksiniz; görkemli törenlerle gidecek. Hasret ve özlemle”
Sosyal Medyada Veda Mesajları
Birçok ünlü isim üzüntülerini şu sözlerle paylaştı:
- Nebahat Çehre: “Bazı vedalar sadece bir insanı değil, bir dönemi de alıp götürür. Birlikte paylaştığımız yıllar aynı karelere sığan anılar ve geride bıraktığın izler hiç silinmeyecek. Seni daima sevgiyle ve özlemle hatırlayacağız. Işıklar içinde uyu.”
- Onur Akın: “Bu dünyadan hayatlarımıza derin izler, unutulmaz eserler, bırakarak muhteşem geçtin Kadir Abi. Mahallemizin en yakışıklısı. Kalbimizin en güzel yerinde yaşayacaksın.”
- Demet Akbağ: “Türk sineması bir kıymetlisini daha yitirdi. Tüm sevenlerine, yakınlerine sabır diliyorum. Başımız sağ olsun.”
- Behzat Uygur: “Efsaneler ölmez… Kadir İnanır, filmleriyle, duruşuyla ve unutulmaz karakterleriyle daima yaşamaya devam edecek.”
- Ayşegül Aldinç: “Efsanelerin ölmeyeceğini biliyoruz. Bedenen aramızda olmasa da güzel ve mutlu zamanlarımıza, anılarımıza eşlik eden hafızamızdaki güçlü yerini koruyacak… Kadir İnanır efsanevi adı, etkin varlığı, kendinden sonra gelenlere örnek oluşu ve toplumsal olaylara bakış açısı ve ortaya koyduğu tavrıyla unutulmayacak. Bir de gülüşü… Gülmek o kadar yakışırdı ki…”
Kadir İnanır Sinemaya Nasıl Başladı ve Hangi Başarılara İmza Attı?
Kariyerine “Yedi Adım Sonra” filmiyle adım atan İnanır, “Kara Gözlüm” ile ilk başrol deneyimini yaşadı ve Türkan Şoray ile sinemanın en sevilen ikilisi haline geldi. 180’den fazla film ve dizide rol alan sanatçı; “Selvi Boylum Al Yazmalım”, “Utanç”, “Amansız Yol”, “Kırık Bir Aşk Hikayesi”, “Tatar Ramazan”, “Dila Hanım”, “Yılanların Öcü”, “Uyanık Kardeşler” ve “72. Koğuş” gibi kült yapımlarla hafızalara kazındı. Sanatçı Jülide Kural ile uzun süredir sakin bir hayat süren İnanır, 2024 yılında pıhtı atması nedeniyle bir tedavi süreci geçirmişti.
Emekçinin Yanında Bir Jön: Necmettin Çobanoğlu Anlatıyor
Kadir İnanır ile pek çok projede yer alan Necmettin Çobanoğlu, BirGün’e verdiği demeçte usta oyuncunun işçi haklarına verdiği önemi şu sözlerle anlattı: “Ben sinemaya biliyorsunuz set işçisi olarak başladım. Kadir Abim ve Fatma Girik’in rol aldığı “Meçhul Kadın” filminde sette çalışıyordum. 1970’ler ilk o zaman tanıştık. Kadir Ab gazetecilik okuyordu üniversitede o sırada. Sonra Ayhan Işık’ın da olduğu “Dağların Kartalı”nda çalıştık. Sonra hayat boyunca süren iyi bir dostluğumuz oldu. Hastanede olduğu son dönemde ziyaretine gitmedim, gitmek istemedim. Öyle güzel hatırlamak istedim onu. Eşi benzeri az olan insanlardan biriydi. Bir kere fakirlik diye bir kavramın insanların yaşamında olmaması gerektiğini anlatırdı hep. Dila Hanım’da, Deprem’de çalıştık. Katırcılar’da oyunculuğa geçmiştim. Bingöl’de kar altında çekim yaptık. Kaybolduk. Katırcılar filminin müziğini bir kozalak çalarak yapmıştım. Çok sevmişti Kadir abi. Sine Sen’in örgütlenme sürecinde yer aldı. Yer sorunumuzu o çözdü. Kadir Abi emekçilere müthiş değer veriyordu. 1 Mayıs’ta olsun, şanlı bizim sansüre karşı Ankara yürüyüşümüzde, sosyal haklarımızla ilgili yürüyüşte hep yer alırdı. Sağ olsun rahmetli Kadir Abi, Tarık abi, Tarık Akan, işte Fatma Girik, Aytaç Arman. Yeşilçam’dakiler teker teker biz gidiyoruz artık. Bir tane daha Kadir İnanır, Tarık Akan, Aytaç Arman gelmeyecek. Bu insanlar çok zor süreçlerde çok doğru işler yaptı. Hep de romandan uyarlama hikayelerde seçerek oynadı. İyi ki bizim dünyamızdan geçti, iyi ki onu tanıdım yakışıklı, güzel abim. Çok çok üzgünüm.”
Unutulmaz Tatar Ramazan Replikleri
Kadir İnanır’ın efsaneleşen bazı sözleri ise şöyle:
- “İnsan bunca zulüm, bunca haksızlık görür de rahat yatabilir mi?”
- “O zaman ben de ortaya fırlarım… ve adama dur derim. İnsan bir kere yürümeye durdu muydu her şeyleri unutur!”
Kadir İnanır, bir keresinde “Öldüğümde her evden bir cenaze çıkacak” diyerek halkın sevgisini ifade etmişti. Bugün her evde o hüzün hakimken, Türkiye sinemanın dev ismini onurlu bir mirasla uğurluyor.




