Ege’nin üç önemli yerleşkesi Soma, Bergama ve Ayvalık; enerji dönüşümü, kömürden çıkış süreçleri ve çevre adaleti temalı çok yönlü bir sanat etkinliğine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. “Çelişkiler, Olasılıklar ve Ütopyalar Arasında” başlıklı proje, 5-7 Haziran tarihleri arasında düzenlenecek olan paneller, sergiler, film gösterimleri ve sanatçı sohbetleriyle toplumsal bir tartışma alanı yaratmayı hedefliyor.
Projeyle Ne Amaçlanıyor? (Neden ve Nasıl?)
2014 yılında yaşanan büyük maden faciasından sonra akademik araştırmaların odağı haline gelen Soma’da, kömürden vazgeçiş ve yenilenebilir enerjiye geçiş süreçleri “çevre adaleti” perspektifiyle ele alınıyor. Akademi ve sanat dünyası arasında bir bağ kurmayı amaçlayan çalışma, enerji politikalarının yerel halk ve doğa üzerindeki etkilerini sanatın diliyle kamuoyuna aktarıyor. Etkinliklerde kömürden çıkış, enerji dönüşümü ve mülksüzleştirme gibi hayati konular tartışılacak.
Etkinlik Takvimi ve Mekanlar Nelerdir? (Nerede ve Ne Zaman?)
Program, 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde Bergama Kültür Merkezi’nde start alacak. İlk olarak Soma, Bergama ve Ayvalık’tan çocukların eserlerinden oluşan “Başka Bir Dünya” resim sergisi açılacak. Hemen ardından “Enerji Coğrafyaları: Toprak, Emek ve Yeşil Çelişkiler” isimli panel gerçekleştirilecek. Günseli Baki’nin küratörlüğünü yaptığı “İhtimal Eşikleri” sergisi ise Bergama Odeon Pergamon Kültür Sanat Alanı’nda ziyaretçilerini ağırlayacak.
Takvimin ikinci durağı 6 Haziran’da Soma olacak. Soma Atatürk Kültür Merkezi’nde fotoğrafçı Yücel Tunca’nın “Bir Coğrafyanın Z Raporu” sergisi açılırken, yönetmen Hadika Beliz’in “Türkiye’nin Aynası: Soma” belgeseli izleyiciyle buluşacak. Gün, “Soma’da Emek, Enerji ve Gelecek” başlıklı panelle tamamlanacak. 7 Haziran’da Bergama’da yönetmen Ümit Kıvanç’ın “16 Ton” filmi gösterilecek ve sanatçılar eşliğinde sergi turları yapılacak. Projenin sonraki aşaması ise temmuz ayında Ayvalık’ta devam edecek.
Sanatçılar Süreci Nasıl Değerlendiriyor? (Kim ve Ne Dedi?)
Projede fotoğraflarıyla yer alan Yücel Tunca, BirGün’e yaptığı açıklamada girişimin geçen yıl sonunda başladığını hatırlatarak, “Akademiyle sanat arasında bir bağlantı kuran, bu bağlantı üzerinden kamuoyuyla buluşmaya çalışan bir proje” dedi. Tunca, kömür ekonomisinden çıkışın yarattığı risklere dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Soma’da kömürden çıkıştan sonra var eden asıl ekonomik faaliyet kalktığında ekonomik dönüşüm negatif bir şekilde gerçekleşti. Kasaba boşalmaya başladı. Soma örneğinde olduğu gibi kömürden çıktığımız takdirde Soma’daki insanlar ne olacak? Bir yanı istihdam sorunu ve bir anlamda zorunlu göç dalgalarının yaşanması. İkincisi de enerji ihtiyacını gideren kömür gibi bir yakıt malzemesinden çıktığımız andan itibaren geriye hangisi kalıyor. Yeşil enerji denilen güneş ya da rüzgâr enerjisi gibi birtakım alternatifler. Bu alternatiflerin anlatıldığı gibi yeşil enerjiler olmadığı ortaya çıkıyor. Özellikle tarım alanların işgaline neden oluyor. Bir anlamda köylerde mülksüzleştirmesi. İnsanlar yaşadıkları yerleri terk etmek zorunda kalıyorlar. Hazırladığımız proje bütün bunları gündeme getirip beraber konuşacağımız bir proje olsun diye planlandı.”
Tunca, panoramik fotoğraflardan oluşan kendi sergisi hakkında ise “Soma bölgesindeki madenlerin, açık maden ocaklarının panoramik fotoğraflarını çektim. Serginin büyük bir kısmı panoramiklerden oluşuyor. Doğanın yağmalanması ve parçalanmasına ilişkin fotoğraflar” bilgisini paylaştı.




