Sanatçı Seyfettin Ülger, toplumsal gerçekleri fırçasıyla buluşturduğu “Bahar Resim Sergisi” ile 3 Mayıs 2026 Pazar günü saat 12.00 itibarıyla Tuzluçayır Feyzullah Çınar Parkı’nda sanatseverlerin karşısına çıkıyor. “Güzellik değil, bilinç; gizem değil gerçek” ilkesiyle hareket eden Ülger, bu sergiyle sanatın doğrudan mesaj verme yeteneğini merkeze alıyor.
Kimdir Seyfettin Ülger ve Sanatı Nasıl Tanımlıyor?
Ülger, resim sanatını sadece estetik bir üretim süreci olarak görmeyip, onu sosyal realiteleri aktaran güçlü bir enstrüman olarak değerlendiriyor. Kendi sanat tarzını “Propagandist Resim” olarak adlandıran sanatçı, bu yaklaşımda eserin taşıdığı mesajın ön planda olduğunu savunuyor. Sanatçının bu duruşu, kendi hayat serüveninden ve tanıklık ettiği toplumsal olaylardan besleniyor.
Nasıl Bir Yaşam Öyküsü Sanatına Yön Verdi?
Kendi geçmişini ve Tuzluçayır ile olan bağını anlatan Ülger, şu ifadeleri kullanıyor: “12 Ocak 1955 yılında Sivas’ın Kangal ilçesi Tekke köyünde doğdum. Türkiye’de köyden kente göçen ilklerdeniz. Ben bir yaşındayken babam Ankara’ya geliyor ve Tuzluçayır’a yerleşiyor. Yoksul ve emekçilerin yoğun yaşadığı, Alevi inancının baskın olduğu bir mahalle olan Tuzluçayır, 1970-80 arasını yoğun yaşamış bir mahalledir. Biz o günlerde ‘doğal devrimci’ idik.”
Nerede ve Hangi Şartlarda Toplumsal Mücadele Verildi?
1970’li yıllarda Tuzluçayır’da gerçekleştirilen kültürel ve sosyal dönüşüme dikkat çeken sanatçı, kolektif çalışmanın önemine değindi: “Dev-Genç ve sonrasında Devrimci Yol’cu arkadaşlarla Tuzluçayır’da, Ankara’da ilk defa, belki Türkiye’de ilk olarak halkla beraber bugünkü resim sergisinin yapılacağı Halkevi binasını yaptık. Burada halka okuma-yazma kursları, folklor ve tiyatro çalışmalarında bulunduk.” Ancak bu süreçler siyasi baskılarla kesintiye uğradı. Ülger o dönemi, “1976 yılında faşist baskılar sonucu Halkevi kapatılınca, bu çalışmaları halkın içinde yürüttük. 12 Eylül askeri darbesinin ardından, 1981 yılında tutuklandım ve 1987 yılında çıktım.” sözleriyle özetliyor.
Ne Zaman Resme Yöneldi ve Eğitimi Nedir?
Aslında bir edebiyatçı olan ancak son yıllarda resme yoğunlaşan Ülger, sanatla olan bağını şöyle açıklıyor: “1978 yılında, Ankara Gazi Eğitim Fakültesi’nde Türk Dili ve Edebiyatı mezunuyum ama göreve gitmedim. Başta edebiyat ve şiir olmak üzere ilgim vardı. Resimle yaklaşık üç yıldır uğraşıyorum.”
Niçin “Sanat Sınıflar Üstü Değildir” Diyor?
Sanatın toplumsal işlevini her şeyin üzerinde tutan Ülger, bakış açısını şu çarpıcı cümlelerle tamamlıyor: “Biz devrimciler propagandist insanlarız. Görsel sanatların etkin bir kolu olan resim sanatını; sosyal gerçekleri açıklamanın bir ‘propagandist aracı’ olduğunu halka anlatmanın bir yol ve yöntem olduğunu göstermeliyiz. Bu yüzden diyorum ki: Sanat sınıflar üstü değildir. Sanat gerçekleri açıklamanın aracıdır.”
Seyfettin Ülger’in “Propagandist Resim” temasıyla hazırladığı Bahar Resim Sergisi, 3 Mayıs tarihinde Tuzluçayır Feyzullah Çınar Parkı’nda tüm ziyaretçilere açık olacak.




