Ev, dört duvardan ibaret bir yapı mıdır yoksa ruhun demir attığı o aidiyet limanı mıdır? Ömür İsfendiyaroğlu Balkanlı, ilk romanı Öyle Uzak ki Evim ile bizi Gevenli Adası’nın rüzgarlı atmosferine davet ediyor. Bu yolculuk, beyaz örtülerin altına gizlenmiş aile sırlarını ve havada süzülen toz zerrecikleri gibi gün yüzüne çıkan yüzleşmeleri konu alıyor. İstanbul’un kalabalığından adanın sessizliğine uzanan bu hikaye, sadece bir mirasın değil, bir kadının içsel keşfinin ve toplumsal dayatmaların ağır sonuçlarının izini sürüyor.
Yazar Balkanlı ile gerçekleştirdiğimiz sohbette, mekanların insan ruhu üzerindeki etkisinden kadının toplumdaki konumuna kadar pek çok önemli meseleyi masaya yatırdık.
KİM: Bu hikayenin yazarı ve ana kahramanı kimdir?
Ömür İsfendiyaroğlu Balkanlı, edebiyat dünyasına ilk romanıyla adım atan bir yazar. Romanın başkarakteri Aslı ise dedesinin kaybıyla hayatı değişen bir kadın. Balkanlı, kendi yazma macerasını şu sözlerle özetliyor: “Bir roman yazacağım diye yola çıkmadım. Yazma sürecim, her ne kadar dergilerde, dijital platformlarda yayınlanan, öykü ve deneme tarzı yazılarla başlamış gibi görünse de anlatmak istediğim mesele hep aynıydı. Bu meseleyi en rahat anlatabileceğim yolun roman olduğunu keşfettim.”
NE: Öyle Uzak ki Evim okura ne anlatıyor?
Kitap, aidiyet hissini sorgularken “ev” kavramını yeniden tanımlıyor. Balkanlı için ev; “Benim için ev bir aile ya da kişinin içinde oturduğu yapı olmanın dışında aidiyet hissinin ta kendisi. Çocukluk dönemleri çizimlerimizde, ev; kırmızı kiremitli, büyük çatılı, dikdörtgen kapısı iki küçük kare penceresi olan, bacasının tütmesi yaşam belirtisi olan tatlı sevimli bir yapı. Peki gerçek hayatta herkes için öyle mi? Bence değil. En azından romanımda ne Çiçek’in ne de Aslı’nın böyle sevimli bir evleri, huzurlu hissettikleri bir yer var.” Aslı’nın İstanbul’a dönüşü hakkında ise yazar, “Aslı’nın İstanbul’a dönüşü, kendine dönüş. Adaya gelmeden önce zihninde canlandırdığı Gevenli hayalinin aksi ile yüzleşme. Adada daha uzun süre yaşama ihtimali hep aklının bir yerinde olsa da olaylar beklediği şekilde ilerlemiyor.” açıklamasında bulunuyor.
NEREDE: Gevenli Adası’nın atmosferi nerede ve nasıl kurgulandı?
Hikayenin geçtiği Gevenli Adası, izole yapısıyla anlatının en güçlü karakterlerinden biri. Balkanlı, mekan seçimini şu nedenlere dayandırıyor: “Romanın başından beri mekân olarak bir adayı seçmem bilinçli bir tercihti. Adanın bütünden ayrılmış, kendi ile sınırlanmış olması gerçeği bu seçimi yapmamda etkendi. Dışarıda olanı uzak olanı seçtim. Çünkü karakterlerim de uzak, başkalarına bütüne ve toplumda uygun görülmeyen karakterlerdi. Hem adalarda sanki normalden daha yavaş işleyen bir zaman var. Aslı’nın da bu yavaşlığa ihtiyacı vardı. Bir mutluluk özlemi içindeydi ve onu burada bulacağını düşündüğü anlar yaşadı.”
NE ZAMAN: Aslı’nın yolculuğu ne zaman bir hesaplaşmaya dönüşüyor?
Aslı’nın yolculuğu, dedesinin ölümüyle başlıyor. Başlangıçta sadece bir miras davası gibi görünen bu gidiş, adaya ayak basmasıyla yön değiştiriyor. Yazar bu süreci şöyle aktarıyor: “Dedesinden kalan miras, yolculuğun başında Aslı’nın da bildiği tek sebep. Fakat adaya ayak bastıktan sonra, işler değişiyor. İstanbul’daki hayatını tamamen geride bırakma fırsatını bulduğunu düşünen Aslı, adada daha uzun kalma fikrini önce kendine sonra ailesine kabul ettiriyor. Tabii ki bu şehir hayatına verilen bir moladan çok daha fazlası. Aslı burada hem aile gerçekleri hem de kendi iç dünyası arasında adeta bir hesaplaşma yaşıyor.”
NEDEN: Toplumsal baskı ve kadın meseleleri neden odak noktasında?
Roman, kadın dayanışması ve toplumsal baskı arasındaki ince çizgiyi inceliyor. Balkanlı, “Günümüzde kadınların karşı çıktıkları birçok sorun toplumsal cinsiyetle ilgili. Kadın dayanışmasının güçlü olduğu durumlar olsa da toplumsal baskı ve değişimi kabul etmeyen zihniyet kadını çarkları arasında ezip yok edebiliyor.” diyor. Özellikle küçük toplumlardaki yargılayıcı tavırlara dikkat çekerek, “Özellikle bu romanda var olan ada gibi kapalı küçük toplumlarda buna daha fazla rastlandığını düşünüyorum. Dışardan geleni “olduğu gibi” kabul edememe, dedikodusunu yapma, haset ve kıskançlık gibi duygularla o kişiye karşı duyulan ön yargı, hepimizin maruz kalabileceği bir durum.” ifadelerini kullanıyor.
NASIL: Hikayede nasıl bir anlatım tekniği ve sembolizm kullanıldı?
Kitapta kullanılan günlük parçaları, gizemi çözmek ve empati kurmak için kilit bir rol oynuyor. Balkanlı bu tekniği şöyle açıklıyor: “Çiçek’e ne oldu sorusu sadece Aslı’nın değil? Okuyucunun da merak ettiği bir soru. Aile her zaman en güvenli yer mi? Bir kadının yok olmasının sebeplerinden biri, içinde yaşadığı toplum olabilir mi? Sadece Çiçek’le değil, elimizden kayıp giden tüm kadın, hatta çocuklarla bağ kurmalı ve geç olmadan onları fark edebilmeliyiz.” Kitaptaki beyaz örtüler ve toz zerrecikleri hakkında ise, “Ailenin bir şeyleri kusursuzca örtme, saklama, becerisinin de simgesi. Uzun süre saklı kalan gerçekler, birinin gelip o örtüleri kaldırmasıyla havaya dağılan toz zerrecikleri gibi hareketleniyor.” diyor.
Ömür İsfendiyaroğlu Balkanlı, ilk romanı Öyle Uzak ki Evim ile okurları Gevenli Adası’nın rüzgârlı kıyılarına, aile sırlarına ve yüzleşmelere davet ediyor.
[faq-section]
[faq-item question=”Öyle Uzak ki Evim romanının konusu nedir?” answer=”Roman, Aslı karakterinin dedesinin mirası için gittiği Gevenli Adası’nda karşılaştığı aile sırlarını, Çiçek adlı karakterin geçmişini ve kadının toplumdaki yerini konu almaktadır.”]
[faq-item question=”Kitapta ‘ev’ kavramı nasıl işleniyor?” answer=”Yazar için ev sadece bir bina değil, aidiyet hissinin kendisidir. Romanda karakterlerin bu aidiyet duygusuna olan uzaklıkları ve içsel evlerine dönüş yolculukları vurgulanır.”]
[faq-item question=”Gevenli Adası neden hikaye için seçildi?” answer=”Adanın ana karadan ayrılmış, kapalı ve kendine has yavaş akan zamanı, karakterlerin yalnızlığını ve toplumsal dışlanmışlıklarını yansıtmak için bilinçli bir tercih olarak kurgulanmıştır.”]
[faq-item question=”Romandaki beyaz örtüler neyi simgeliyor?” answer=”Beyaz örtüler, ailenin geçmişteki sırları kusursuz bir şekilde saklama ve örtme yeteneğini temsil etmektedir.”]
[/faq-section]




