fbpx
featured
  1. Haberler
  2. Magazin
  3. Kadınlarda DEHB: İçsel Huzursuzluk Belirtisiyle Geç Teşhis Ediliyor

Kadınlarda DEHB: İçsel Huzursuzluk Belirtisiyle Geç Teşhis Ediliyor

Toplumsal cinsiyet eşitliği odağında faaliyet gösteren sosyal girişim Awen For Us tarafından sosyal medyada paylaşılan veriler, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) teşhis yaşının kadınlarda ortalama 29, erkeklerde ise 24...

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Toplumsal cinsiyet eşitliği odağında faaliyet gösteren sosyal girişim Awen For Us tarafından sosyal medyada paylaşılan veriler, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) teşhis yaşının kadınlarda ortalama 29, erkeklerde ise 24 civarında olduğunu gösteriyor. Kadınlar çocukluk ve ergenlik evrelerinde hiperaktiviteyi daha az dışa vururken, semptomları gizlemek için çeşitli stratejiler geliştirebiliyorlar. Tanının gecikmesinde toplumsal etiketler de önemli bir rol oynuyor. DEHB’nin cinsiyetler arasındaki farklılıklarını ve kadınlardaki bu özel durumu uzman psikolog Ayben Ertem ile psikiyatr ve psikoterapist Uzm. Dr. Emel Buyraz anlattı.

DEHB Bir İstek Eksikliği Ya Da Tembellik Değildir

Uzman psikolog Ayben Ertem, DEHB’yi şu sözlerle tanımlıyor: “Çocuklukta başlayan ve çoğu zaman yetişkinlikte de devam eden, beynin dikkat, dürtü kontrolü ve davranış düzenleme sistemlerini etkileyen nörogelişimsel bir durum. DEHB bir istek eksikliği ya da tembellik değil. Beynin özellikle yürütücü işlevler dediğimiz planlama, odaklanma, sıraya koyma ve kendini kontrol etme becerilerinde farklı çalışmasıyla ilgili. Bu nedenle DEHB’li kişiler çoğu zaman yapmak istemediği için değil, yapmayı sürdüremediği için zorlanır.”

Kadınlarda Teşhis Süreci Neden Gecikiyor?

Tanı yaşındaki farklılığa değinen Ertem, “Erkek çocuklarda hiperaktivite, hareketlilik, sınıfta sorun çıkarma gibi davranışlar daha belirgin. Bu yüzden genellikle daha erken fark ediliyor. Kız çocuklarındaysa DEHB hayal kurma, sessiz dikkat dağınıklığı, içsel huzursuzluk olarak ortaya çıkıyor. Ortalama yaşlar çalışmadan çalışmaya değişse de kadınların tanıyı çoğunlukla yetişkinlikte, erkeklerinse daha çok çocukluk veya ergenlikte aldığı biliniyor. Yani sayılar bire bir her çalışma için sabit olmasa da ‘Kadınlarda tanı gecikiyor’ bulgusu güçlü ve tutarlı” ifadelerini kullanıyor.

Bu farklılığın nedenlerine dair ise şu bilgileri paylaşıyor: “Genellikle biyolojik, klinik ve toplumsal faktörlerin birleşimi söz konusu. Bazı araştırmalar östrojen gibi hormonların dikkat ve dürtü kontrolü üzerinde etkili olabileceğini gösteriyor. Bu da kadınlarda DEHB’nin daha karmaşık ve değişken görünmesine neden olabiliyor. DEHB’nin tanı kriterleri ve klinik örüntüsü uzun yıllar boyunca daha çok erkek çocuklar üzerinden tanımlandı. Bu nedenle daha sessiz, dışarıdan ‘sorun çıkarmayan’ çocuklar gözden kaçabiliyor. Kız çocuklarının ve kadınların yıllarca tanı almadan yaşamalarına neden olabiliyor.”

Toplumsal Etiketler ve Baş Etme Stratejileri

Kadınlara yönelik toplumsal beklentilerin süreci etkilediğini vurgulayan Ertem, şunları söylüyor: “Evet, bu çok kritik bir nokta. Toplumda kız çocukları ve kadınlar için ‘Uslu, düzenli olmalı. Duygusal olabilir ama sorun çıkarmamalı’ gibi beklentiler var. Bu yüzden bir kız çocuğu dalgınsa ‘Hayalperest’, unutkansa ‘Dağınık ama zararsız’, odaklanamıyorsa ‘Potansiyeli var ama kullanmıyor’ şeklinde yorumlanabiliyor. Oysa bunlar DEHB’nin tipik belirtileri. Böyle etiketler tanıyı geciktiren önemli toplumsal filtreler.”

Kadınların geliştirdiği telafi mekanizmalarına da dikkat çeken uzman, “Birçok kadın, çocukluktan itibaren farkında olmadan güçlü telafi mekanizmaları geliştirir. Örneğin aşırı planlama (liste yapma, ajanda kullanma), mükemmeliyetçilik, sürekli kendini kontrol etme, insanları memnun etmeye çalışma, fazla çabayla açığı kapatma bunlardan bazıları. Dışarıdan bakıldığında bu kişiler ‘çok düzenli, sorumluluk sahibi’ görünebilir. Ama içeride zihinsel yorgunluk, sürekli yetişememe hissi, ‘Herkes yapabiliyor, ben neden zorlanıyorum’ düşüncesi olabilir. DEHB’yi sadece ‘yaramaz çocukların sorunu’ olarak görmek özellikle kadınların yaşadığı görünmez mücadeleyi kaçırmamıza neden olur” açıklamasında bulunuyor.

Yetersizlik Hissi ve Aile İçi Yansımalar

Psikiyatr ve psikoterapist Uzm. Dr. Emel Buyraz, çocuklukta tanı almayan yetişkinlerin yaşadıklarını şöyle aktarıyor: “Genellikle bu hastalığın neden olduğu ikincil problemler sebebiyle bize geliyorlar. Örneğin dikkat eksikliği tedavisi almayan bir yetişkin ümitlerine, hayallerine, akademik olarak beklentilerine ulaşamamış birey olarak karşımıza çıkabiliyor. Kendini yetersiz hissedebiliyor. Hiperaktivitenin ön planda olduğu kişiler erken dönemde tanı alamamışlarsa ilerleyen yıllarda maalesef bağımlılık geliştirmeye daha yatkın oluyor. Toplumsal beklentiler erkek çocuklarında daha belirgin olabiliyor. Akademik faaliyetlere ya da iş hayatına hemen katılıp orada başarılı olmaları talep ediliyor. Bu yüzden onlara daha erken tanı koyabiliyoruz. Kadınlarda dikkat eksikliğinin ön planda olduğu durumlar geç fark edilebiliyor. Çünkü bunlar kişinin daha çok içeride yaşadığı zorluklar. Sanki bir sorun yokmuşçasına kadınlar bu içsel durumu daha kolay kamufle edebiliyor.”

Ailelerin Yaklaşımı ve Eleştiriler

Buyraz, hastalarının ailelerinden duyduğu şikayetleri ise şu şekilde özetliyor: “Hastam eğer kadınsa ailesinden gelen şikâyetler onun beceriksizliğine, yetersizliğine dair yorumlar oluyor. “Senin kafan çalışmıyor mu” “İşte bu hep böyledir, sakardır” tarzında kişinin kendine olan güvenini de yıkabilecek söylemleri çok dinliyorum. Erkekler de benzer oranlarda ailesinden eleştiri alabiliyor. Sürekli zapt edilmeye çalışılıyorlar mesela. “Dur, yapma, şöyle yap” şeklinde aileleri onlara genellikle yapılacakları söylüyor.”

Yapılan çalışmalar, yetişkinlikte teşhis edilen dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun (DEHB) kadınlarda erkeklere nazaran daha geç tespit edildiğini doğruluyor. Kadınların toplumda ‘fazla duygusal’, ‘daha hayalci’ veya ‘dalgın’ olarak görülmesi tanının önündeki engellerden biri. Kız çocukları unutkan olduğunda ‘Dağınık ama zararsız’, odaklanma sorunu yaşadığında ise ‘Potansiyeli var ama kullanmıyor’ şeklinde nitelendirilebiliyor.

Kadınlarda DEHB: İçsel Huzursuzluk Belirtisiyle Geç Teşhis Ediliyor
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak MaxiMag Bültenine Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Maxi Magazin ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir