Türkiye’nin 90’lı yıllardaki popüler kültür dünyasına damga vuran ve yapımcılık kariyerindeki başarılarının yanı sıra keskin açıklamalarıyla tanınan Erol Köse, 61 yaşında hayata gözlerini yumdu. ALS hastalığıyla mücadele eden ünlü isim, Maslak’ta yer alan bir rezidansın 16. katından aşağı atlayarak yaşamına son verdi. Vefatının ardından ortaya çıkan detaylar, Köse’nin veda sürecini en ince ayrıntısına kadar planladığını gösterdi.
Üç Ayrı Mektup ve Sarsıcı İfadeler
Müzik sektörünün önemli figürlerinden biri olan Erol Köse’nin, intiharından önce üç farklı mektup kaleme aldığı öğrenildi. TV100 ekranlarında paylaşılan bilgilere göre, Köse ilk mektubunda doğrudan doktorlara hitap ederek hastalığının gidişatı ve sağlık durumuyla ilgili teknik veriler paylaştı. Bir diğer veda notunda ise aldığı kararın ağırlığını şu sözlerle ifade etti: “Mecburdum, tüm sorumluluk bana ait.”
“Cenazemi Polat Yağcı’ya Emanet Edin”
Gazeteci Devrim Tosunoğlu tarafından aktarılan vasiyet detaylarına göre Köse, gösterişli bir cenaze töreni istemediğini açıkça belirtti. Ünlü yapımcının son arzularını içeren notta, “Beni vakit namazı sonrası törensiz şekilde defnedin. Cenazemi de Polat Yağcı’ya emanet edin” şeklindeki ifadeler yer aldı. Köse ayrıca, vedasında küçük bir camiden sessizce uğurlanmayı talep etti.
Telif Haklarını Kızına Devretti
Yaşamına son vermeden yaklaşık bir hafta önce dikkat çekici bir adım atan Erol Köse’nin, sahip olduğu tüm telif haklarını kızına devrettiği bildirildi. Maddi ve hukuki hazırlıklarının yanı sıra kişisel bir ricada da bulunan Köse, geride bıraktığı mektuplardan birinde çok sevdiği kedisine iyi bakılmasını vasiyet etti. 61 yaşındaki yapımcı, ardında derin bir hüzün ve titizlikle hazırlanmış veda notları bırakarak aramızdan ayrıldı.




