Yeni albüm çalışması için uzun bir süredir emek veren Emre Altuğ, büyük bir heyecan yaşıyor. Şarkıların tamamını büyük bir özenle ve derinlemesine düşünerek belirleyen sanatçı, formunu korumaya devam ediyor. Yıllar geçtikçe yakışıklılığı daha da artan Altuğ, “Benim henüz hiçbir estetik müdahalem yok” ifadelerini kullanıyor. Emre Altuğ ile buluşup keyifli bir sohbete başladık…
‘Efsane 1’ İsminin Hikayesi
Albüm hazırlık sürecinde başlangıçta bir isim belirlemediğini dile getiren sanatçı, “Şarkıları yapıyorsun ama albüm adı koyacağını hiç düşünmüyorsun. İş bitti, konu oraya geldi. Ben ‘Emre Altuğ’ olsun dedim. Sonra şarkılara baktık, bizim için efsane gibi oldular. Albümde ‘Efsane’ diye bir şarkımız da olunca öyle koyduk” diyor. Kendisini pop müziğin efsanelerinden biri görüp görmediği sorulduğunda ise mütevazı bir tavır takınarak şunları söylüyor: “Oraya doğru gidiyor. 1999’da ilk albümle başladığım şöhret yolculuğu hâlâ sürüyor. Bunca sene ayakta kalmak, hâlâ var olmak çok kolay bir şey değil. Ama bu açıkçası bizi sevenlerin bize yakıştıracağı bir şey. Ben kendi kendime ‘Ben efsaneyim’ diye ortada dolaşamam, yaptığımız iş her ne kadar deli işi olsa da daha delirmedim.”
Müzik Sektöründe 10 Şarkılık Cesur Adım
Tekli şarkıların domine ettiği bir dönemde 10 parçalık bir albüm yapmasını “biraz deli işi” olarak tanımlayan Altuğ, bu kararın arkasındaki motivasyonu şu sözlerle açıklıyor: “Evet, biraz deli işi yaptık. Dünyada etrafımızda savaşlar oluyor ama bir şekilde dinleyenlere karşı içimize sinen bir şeyi yapmak yükümlülüğümüz var. Bir diğer sebebi de son yıllarda huzurlu huzurlu üç ayda bir şarkı çıkarıyordum. Ancak bir anda rahatsız oldum. Bu benim beraber çalıştığım insanlara da oldu. Prodüktörüm Volga Tamöz’de de aynı enerjiyi gördüm.”
Albümdeki iş birliklerine de değinen sanatçı; Sakiler, Eypio ve Gökhan Birben gibi isimlerle yapılan düetlerin stüdyo ziyaretleri sırasında tamamen doğaçlama geliştiğini belirtiyor. Bu projenin bir devamı da yolda. Mayıs ayında yayınlanacak olan ‘Efsane 2’ albümünde 6 yeni şarkı, çeşitli versiyonlar ve daha önce paylaşılan ‘En Gerçeği’ adlı tekli yer alacak. Ayrıca her iki albümdeki toplam 16 şarkıya da klip çekildiğini ekleyen Altuğ, “Klip çekimleri bir ay sürdü. Benim uyanmamla başlayıp tekrar uykuya geçmem arasında geçen duyguları anlattık” diyor.
Geçmişin İzleri: ‘Yeni Fark Ettim’
Sanatçının ‘Yeni Fark Ettim’ isimli şarkısı, bir ilişkinin aslında çoktan bittiğini geç fark eden bir adamı anlatıyor. Bu durumun kendi hayatında bir karşılığı olup olmadığı sorusuna 30 sene öncesinden bir anıyla yanıt veriyor: “Karşı taraf bitirdi. 30 sene öncesinden bahsediyorum. Radyo koleksiyonum vardı, şimdi onların yerini biraz tablolar aldı. O dönemde evimin salonuna radyoları koymak için raflar yapıp boyuyordum. Daha meşhur falan olmamıştım. İlişkim çok güzel gidiyordu. Ben boyayı yaparken arkamdan bir el dokundu. Döndüm ve kız arkadaşım ‘Ben gidiyorum’ dedi.” Durumu ancak dört gün sonra idrak edebildiğini belirten sanatçı, o günlerin kendisi için oldukça zor geçtiğini ifade ediyor.
Bir diğer şarkısı olan ‘Kapıyı Gördünüz’ hakkında ise, “Yaşımız var, insan yaşadıkça çok şey öğrenip biriktiriyor. Ama tabii Allah insana çok daha kötü şeyler yaşatmasın, bu ayrılıklar çerez kalıyor. Bu şarkının A bölümünü ben yazdım, geri kalanını Berksan. Çok kibar bir gönderme şarkısı” açıklamasını yapıyor.
“Libido Dediğin Şey Hayat Enerjisidir”
Kariyeri boyunca ‘Dudak Dudağa’, ‘Sıcak’ ve ‘Sevişme Onlarla’ gibi şarkılarıyla dikkat çeken Altuğ, bu tarzın “azgınlık” olarak yorumlanmasına karşı çıkıyor: “Bu insana bahşedilmiş en güzel içgüdülerden biri. Mesela adam öldürme duygusunu mu seçseydik? Biz sevişmeyi seçtik, sevdiğimiz taraf âşık olmak, dokunmak, sevmek oldu. Ben çocuklarıma da bunu öğretiyorum. ‘Savaşma seviş’ derler ya, çok sıradan gelir ama bence çok anlamlı bir söz.”
Libidosu hakkında sorulan soruya ise net bir yanıt veriyor: “Evet. Libido denince sadece seks enerjisi gibi algılanıyor, halbuki libido dediğin şey hayat enerjisi, o da bende yüksek.” Dört yıldır düzenli spor yaptığını ve şu anki fiziksel formunun ‘Sıcak’ klibi döneminden daha iyi olduğunu belirten ünlü isim, sahnedeki seksi duruşunu ise özgüvene bağlıyor: “Başarı seksapeli arttırır. Başarılı olduğun sürece çok insana seksi gelirsin. Ama normal hayatımda ne evde ne sokakta ‘Çok seksiyim’ diye dolaşmam.”
Hayranlar, Sosyal Medya ve Özel Hayat
Sosyal medya üzerinden gelen mesajları “ahlaksız” değil “erotik” olarak nitelendiren Altuğ, geçmiş yıllarda sahnede yaşadığı cüretkâr anları hatırlatıyor: “Tabii, iç çamaşırı atan da oldu, her şey oldu. 90’ların sonu 2000’lerin başı çok cüretkârdı.” Özel hayatına dair de samimi bilgiler veren sanatçı, yaklaşık 1,5 yıldır süren bir ilişkisi olduğunu doğruluyor. Partnerinin sektörün içinden biri ve eski bir arkadaşı olduğunu belirterek, “Arkadaşlık aşka dönebilir mi? Dönmez diye düşünüyordum ama oluyormuş. Biz birlikteyken çok güzel şeyler yaşıyoruz” diyor.
Eski eşi Çağla Şikel ile olan bağının her zaman süreceğini vurgulayan Altuğ, “Bizim bu saatten sonra zaten kavgalı olmamızı gerektirecek ne olabilir? Çok güzel iki evladımız var. Ona saygım, sevgim hiçbir zaman bitmeyecek” ifadelerini kullanıyor. Kuzey (16) ve Uzay (13) isimli çocuklarıyla olan ilişkisinde ise hem otoriter bir baba hem de iyi bir arkadaş olma dengesini korumaya çalışıyor.
Müzik Dünyasına Eleştirel Bakış
Güncel müzik trendlerini eleştirmekten kaçınan Altuğ, bu konuda geçmişte yaptığı bir hatadan ders çıkardığını anlatıyor: “O zamanlar ‘Bu ne ucuz iş’ dediğim işler bugün özlemle dinlenir hale geldi. Ben de dahil dinliyorum. O yüzden şimdi bu hatayı yapmam. Birinin içinden gelmiş, üstelik bence çok da eğlenceli bir şarkı yapmış, ‘Hav Hav’. Herkes eğlenerek dinliyorsa bitmiştir. Bunu eleştirmek, yerin dibine sokmaya çalışmak, dönemi kaçırdığını, senin yaşlandığını gösterir.”
CATEGORY: magazin




