Koç Topluluğu’nun bir asra yayılan köklü geçmişi, özel bir sergiyle taçlandırıldı. “Yerli Sanayi, Uluslararası İtibar” başlığını taşıyan bu anlamlı sergi, Rahmi M. Koç Müzesi bünyesindeki Mustafa V. Koç Binası’nda kapılarını ziyaretçilere açtı.
1926’dan Günümüze Uzanan Kronolojik Öykü
Sergi alanına adım atan ziyaretçileri, sembolik bir anlam taşıyan ‘100’ formundaki kapı karşılıyor. 1926 yılından başlayarak günümüze kadar gelen süreci kronolojik bir kurguyla ele alan sergi, topluluğun bir asırlık gelişimini gözler önüne seriyor.
Arşiv Belgeleri ve Tarihsel Materyaller
Erken Cumhuriyet döneminde hayata geçirilen ilk yerli sanayi girişimlerinden, küresel ölçekteki teknoloji yatırımlarına kadar uzanan bu büyük değişim; nadide arşiv belgeleri, dönemi yansıtan fotoğraflar ve çeşitli objelerle aktarılıyor. Sergide, bir evin ilk buzdolabı, tarlalarda kullanılmaya başlanan ilk traktör veya yola çıkan ilk yerli otomobil gibi toplumsal hafızada yer etmiş pek çok eşya sergileniyor.
Rahmi M. Koç Müzesi Genel Müdürü Mine Sofuoğlu, serginin sanayi tarihini gündelik yaşamın hatıralarıyla harmanladığını vurgulayarak şunları söylüyor: “Bir zamanlar gündelik hayatın sıradan bir parçası olan nesneler, yıllar sonra bir dönemin üretim kültürünü, teknik bilgisini ve emeğini anlatan tarihsel belgelere dönüşüyor. Bu sergiyle yüz yıllık üretim yolculuğunu, insanların hayatında bıraktığı izlerle birlikte gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlıyoruz.” Mine Sofuoğlu ayrıca eğitim, sağlık, kültür ve bilim alanlarındaki faaliyetlerin, Koç Topluluğu’nun 100 yıllık geçmişinin toplumsal boyutunu tamamladığını ifade ediyor.
Ticaretten Sanayileşmeye Geçiş: 1926 Ankara
Her şey, Vehbi Koç’un babasından devraldığı küçük dükkanı 1926 tarihinde Ankara Ticaret Odası’na tescil ettirmesiyle başlıyor. Sergide o döneme ait sararmış kayıt defteri fotokopileri, faturalar ve el yazısı mektuplar, ticaretle başlayan bu dev yolculuğun ilk adımlarını belgeliyor. 1928 yılında Ford ile imzalanan ilk acentelik anlaşması ise otomotiv sektöründeki faaliyetlerin başlangıcını oluşturuyor.
1950’ler: Sanayileşmenin Kalbi
Serginin anlatı merkezini, Türkiye’de özel sektör yatırımlarıyla sanayileşmenin hız kazandığı 1950’li yıllardan günümüze uzanan dönem oluşturuyor. Sergi koridorunda ilerledikçe değişen yaşam tarzları fark ediliyor. Bir yanda General Electric ortaklığıyla kurulan ilk ampul fabrikasının ürünü, diğer yanda Türk DemirDöküm’ün döküm sobası ve Arçelik’in nostaljik, tek kapılı ilk buzdolabı dikkat çekiyor. Ev mutfağı canlandırmaları ve eski reklam afişleri ziyaretçileri geçmişe götürüyor.
Tarlalardan Yollara Özgürlük Hikayesi
Sanayi yolculuğu tarlalara da uzanıyor. Serginin orta yerinde duran kırmızı traktörün çevresindeki siyah-beyaz fotoğraflarda, köylerine ilk kez traktör gelen çiftçilerin hayret dolu bakışları görülüyor. Otosan montaj hattından çıkan ilk Anadol’un direksiyonu ve Ford Transit’in minyatürü, otomobilin sadece bir araç değil, o yıllarda bir ülkenin özgürleşme simgesi olduğunu hatırlatıyor.
1990’ların Türkiyesi ve Kent Yaşamı
Serginin en ilgi çekici bölümlerinden birini İnanç Benlioğlu tarafından hazırlanan 1/18 ölçekli diorama oluşturuyor. 1990’ların Türkiye’sini yansıtan bu çalışmada; sokaklar, apartmanlar, taşıtlar ve dükkanlar en ince ayrıntısına kadar işlenmiş durumda. Koç Topluluğu markalarının o dönemdeki yeri bu dioramada görünür kılınıyor.
Küratör Zeynep Teker, 90’lı yılların neden seçildiğini açıklarken, markaların o dönemde gündelik hayatın her alanına yerleşmiş olmasına dikkat çekerek şu ifadeleri kullanıyor: “Bu yılların ziyaretçiler için taşıdığı hatıralar da önemli. Bir kuşak kendi yaşadıklarını bulabilir burada.”
Ziyaretçiler, “Yerli Sanayi, Uluslararası İtibar” sergisini 7 Şubat 2027 tarihine kadar gezebilecekler.




