Fransa’nın edebiyat dünyası, ülkenin en saygın edebiyat ödülleri arasında gösterilen Goncourt Ödülü çevresinde gelişen yapay zeka tartışmalarıyla sarsılıyor. Haiti kökenli Kanadalı yazar Thélyson Orélien tarafından kaleme alınan C’était ça ou mourir (Ya bu ya da ölüm) isimli romanın, teknoloji yardımıyla yazıldığına dair iddialar üzerine aday listesinden çıkarıldığı duyuruldu.
Kararın odağındaki isim kim?
Paris merkezli köklü edebiyat topluluğu Académie Goncourt, Thélyson Orélien’in eserini uzun listeden elediğini resmi olarak açıkladı. Kararın gerekçesi olarak, kitabın yazım sürecinde yapay zeka kullanıldığına dair ortaya atılan ciddi suçlamalar gösterildi.
Tartışmaya konu olan kitabın içeriği nedir?
Ağustos ayında Grasset yayınevi aracılığıyla Fransa’da okurla buluşan roman, çete şiddetinin hüküm sürdüğü bir ülkeden kaçan ve Kanada’ya sığınan bir coğrafya öğretmeninin hikayesini anlatıyor. Kısa sürede dikkatleri üzerine çeken eser, yaklaşık 35 bin adet satış rakamına ulaştı ve Fnac Roman Ödülü’nü kazandı. Kitabın çeviri hakları ise halihazırda 20’den fazla ülkeye satılmış durumda.
Yapay zeka suçlamaları nasıl ve ne zaman başladı?
Romanın yapay zeka ile oluşturulduğu iddiaları, eserin Fnac Roman Ödülü’ne layık görüldüğü 21 Eylül 2026 tarihinde gündeme geldi. X platformunda “Balance ton Claude” (Claude’u ifşa et) ismini kullanan bir hesap, kitabı yapay zeka tespit yazılımı Pangram’a aktardığını ve çalışmanın “neredeyse tamamen” yapay zeka tarafından yazıldığının saptandığını öne sürdü. Bu gelişmenin ardından, söz konusu yazılımın güvenilirliği de medya kuruluşları tarafından tartışmaya açıldı.
İddiaların arkasında kim bulunuyor?
Yapılan araştırmalar sonucunda, “Balance ton Claude” hesabını yöneten kişinin Le Figaro’da köşe yazarlığı yapan Samuel Fitoussi olduğu belirlendi. Fitoussi, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, “Yalnız değildim, bu kolektif bir projeydi. Diğerleri isterlerse kimliklerini zamanı geldiğinde açıklayacaklardır” dedi.
Fitoussi, alarmı çalmanın bir görev olduğunu savunduğu paylaşımında şu ifadelere yer verdi: “Orélien’e zarar verdiğimizi iddia eden herkese şunu söylemek istiyorum: Yazar, Goncourt Ödülü’nü hak eden muhteşem bir kitap yazmak için yüzlerce saatini harcamış, ancak ödülü kazanamamıştır. Bu yazarın aldatılmasına ve binlerce okuyucunun ihanete uğramasına izin vermek daha mı adil olurdu? Orélien’in yaşadığı zor zamanları elbette anlıyoruz ve destek aldığını umuyoruz. Ancak alarmı çalmanın görevimiz olduğunu düşündük.”
Yazar suçlamalara karşı kendini nasıl savundu?
Hakkındaki iddiaları reddeden 38 yaşındaki yazar Orélien, suçlamaların “ırksal motivasyonlu” olduğunu iddia etti. Yazma tutkusunu vurgulayan yazar, “Yaratmayı ve yazmayı her zaman sevdim. Neden makine kullanayım ki?” ifadesini kullandı. Libération’a konuşan Orélien, romanında Haiti ve Karayip geleneksel dil ve ritimlerini temel aldığını belirterek; “İmaj, tekrar ve ritim yaşayan bir dildir, onlar benimdir” dedi.
Yayınevi ve ödül komitesi süreci nasıl yönetecek?
Romanın orijinal yayıncısı Le Éditions du Boréal, Guardian’a yaptığı açıklamada; “Ne yazık ki, şu aşamada yazarın karşı karşıya olduğu iddiaları doğrulayamıyoruz veya yalanlayamıyoruz. İnandırıcı, somut kanıt olmadan, bu kitabın var olma hakkı olup olmadığına karar vermek bizim görevimiz değil. Son günlerdeki nefret dolu mesajları ve kişisel saldırıları kesin kınıyoruz ve herkesi ölçülü olmaya çağırıyoruz” şeklinde bir bildiri yayınladı.
Ödül takvimi ne zaman sonuçlanacak?
Académie Goncourt, kısa listesini 6 Ekim tarihinde kamuoyuyla paylaşacak. Büyük ödülün sahibi ise 4 Kasım tarihinde gerçekleştirilecek açıklamayla belli olacak. Paris merkezli topluluk, Thélyson Orélien’in C’était ça ou mourir eserinin listeden çıkarıldığını teyit ederken, tartışmaların odağındaki yazar “Yaratmayı ve yazmayı her zaman sevdim. Neden makine kullanayım ki?” sözleriyle masumiyetini savunmaya devam ediyor.




