Dünya müziğinin efsanevi ismi Dolly Parton’ın hayata vedası, yalnızca ailesini değil, milyonlarca sevenini derin bir hüzne boğdu. Bir süredir gizlice mücadele ettiği kanser hastalığı nedeniyle 80 yaşında yaşamını yitiren Parton, aslında 17 ay önce kaybettiği hayat arkadaşı Carl Thomas Dean’in yokluğuyla büyük bir sarsıntı yaşamıştı. İlk gençlik yıllarından beri birbirlerine sarsılmaz bir bağla bağlı olan çift, sonunda ebediyette bir araya geldi.
Ebedi İstirahatgahı Çoktan Hazırdı
Ünlü sanatçı, 17 ay önce 82 yaşında vefat eden eşi Carl Thomas Dean’in hemen yanı başında sonsuz uykusuna dalacak. Parton, sadece hayattayken değil, ölümünden sonrası için de hazırlıklı davranmıştı. Miras meseleleri hakkında “Bu işleri önceden düzenlemek lazım. Ailemin benim yüzümden kavgaya tutuşmasını istemem” diyen şarkıcı, mezar yerini de çok önceden planlamıştı.
Işıltılı Dünyadan Uzakta, Doğduğu Topraklarda
Carl Thomas Dean’in defnedildiği ve Dolly Parton’ın da son yolculuğuna uğurlanacağı bu sessiz kabristan, Woodlawn Memorial Park’ta yer alıyor. Sanatçının doğduğu topraklarda bulunan bu mezarlık, Parton’ın yarım asırdan fazla süredir içinde bulunduğu Hollywood’un pırıltılı ve hareketli dünyasından uzak, oldukça sakin bir lokasyon.
Bu arada Parton’ın cenaze merasiminde hangi ezgiyle uğurlanmak istediği de paylaşıldı. Sanatçı, çok eski bir kilise ilahisine olan sevgisini 2014 yılında Entertainment Weekly’ye verdiği bir röportajda şu sözlerle dile getirmişti: “Bu kilise şarkısı, eğer bir daha asla karşılaşamazsak o güzel kıyıda buluşacağımız günü anlatıyor. Büyüleyici güllerin sonsuza kadar açtığı ve ayrılığın olmadığı yerde..”
Çamaşırhanede Başlayan Yarım Asırlık Sevda
Dolly Parton’ın eşinin yanına gömülme kararı, sıradan bir aile mezarlığı defin işleminden çok daha derin bir anlam taşıyor. İnsanları bu kadar duygulandıran asıl mesele, Dolly ile Carl’ın henüz gençliklerinde bir çamaşırhanede başlayan ve evlilikle taçlanan dokunaklı aşk hikayesi. Carl, Dolly’yi gördüğü ilk anda ona vurulmuş ve yanına giderek birlikte yürümeyi teklif etmişti. Parton, yıllar sonraki bir söyleşisinde o dönemde bunun riskli olabileceğini düşünerek bu teklifi geri çevirdiğini anlatmıştı.
Ailesiyle Tanışmak İçin Sadece Bir Hafta Yetti
Ancak genç adamdan etkilenen Dolly, ertesi gün için Carl’ı yeğenine baktığı ablasının evine çağırdı. İkili o evin verandasında bir araya geldi ve Carl Thomas, tam bir hafta boyunca her gün Dolly’yi görebilmek için o verandaya gitti. Henüz sadece bir haftadır tanışıyor olmalarına rağmen Carl, Dolly’yi ailesiyle tanıştırdı. 1966 yılında hayatlarını birleştiren Dolly Parton ve Carl Dean, o günden sonra hiç ayrılmadılar ve yemin ettikleri gibi iyi günde kötü günde, hastalıkta ve sağlıkta hep el ele verdiler.
Kariyer Engeline Rağmen Gizli Nikah
Çiftin evlilik süreci ise bazı zorluklara sahne olmuştu. İki yıllık flörtün ardından Dean evlenme teklif ettiğinde, Dolly Parton müzik kariyerinde basamakları hızla tırmanıyordu. Tam o dönemde menajeri Fred Foster, ona evlenmemesi yönünde baskı yaptı. Parton bu durumu, “Bana evlenmememi söyledi. Eğer bunu yaparsam albümün tanıtımı sırasında zorluk çıkacağını ileri sürdü” diyerek açıklamıştı.
Fakat bu tavsiyeler genç aşıkları durdurmaya yetmedi. Görkemli bir tören yerine, Dolly Parton ve Carl Thomas Dean gizlice nikah masasına oturdu. Törende sadece görevliler ve üç davetli vardı; bu tanıklardan biri de sanatçının annesi Avia Lee Owens’tı. Gerçek hayatta nadir rastlanan bu tür aşk hikayeleri, izleyenleri derinden etkileyecek bir film senaryosu kadar güçlü bir bağın kanıtı olarak hafızalarda yer ediyor.




