İnsanoğlu fiziksel görüntüsünü bir noktaya kadar korumayı başarsa da, nihayetinde her şey zamanın insafına kalıyor. Bu durumun en çarpıcı ve göz önünde olan örneklerine ise gösteri dünyasının ünlü isimlerinde rastlanıyor.
Kariyerini kameraların önünde sürdüren her isim, dış görünüşünü muhafaza etmek adına elinden gelen gayreti gösteriyor. Ancak bu çabalar her zaman beklenen başarıyı getirmiyor. Özellikle kendi “hoyrat” yaşam tercihleri nedeniyle sahip oldukları güzelliği kaybedenlerin hikayesi daha çok dikkat çekiyor.
Hızlı Yaşamın Fiziksel Etkileri
Bu değişimin en temel aktörlerinden biri olan Kate Moss, gençliğinden bu yana sürdürdüğü aşırı hızlı hayat tarzıyla biliniyor. Mesleğinin getirdiği düzensizlik bir yana, Moss her türlü kötü alışkanlığı deneyimleyerek oldukça hareketli bir ömür sürdü. Ünlü model, bu fırtınalı hayatın ve zararlı alışkanlıkların vücudundaki izlerini silebilmek için uzun yıllardır özel arınma ve detoks programlarına katılıyor.
Fakat son paylaşılan kareler, Kate Moss için işlerin artık geçmişteki kadar zahmetsiz olmadığını ortaya koyuyor. Tatil rotası olarak Formentera’yı tercih eden Kate Moss ve kızı Lila Moss, geçtiğimiz günlerde bir tekne gezisinde görüntülendi. Moss, o anlarda dünya çapındaki top modellik kariyerinden uzaklaşmış fiziğiyle tüm dikkatleri üzerine çekti.
Meslektaşlarının Gerisinde mi Kaldı?
Aslına bakılırsa, Kate Moss yaşadığı bu belirgin fiziksel dönüşümle bir süredir magazin gündeminden düşmüyor. Kendisinden yaşça büyük olan bazı meslektaşları formlarını korumayı başarırken, Moss’un sahip olduğu sınırsız imkanlara rağmen neden bu kadar değiştiği büyük bir merak konusu haline geldi. Öyle ki, ünlü modelin bazı çekimlerde belirli bölgeleri için kendisinden çok daha genç meslektaşlarının kullanıldığına dair iddialar bile ortaya atılmıştı.
14 Yaşında Başlayan Bir Efsanenin Doğuşu
Moda dünyasının kapılarını henüz 14 yaşındayken New York‘taki JFK Havaalanı‘nda keşfedilerek aralayan Kate Moss, sektöre kelimenin tam anlamıyla bir fırtına gibi giriş yapmıştı. Günümüzde “moda dünyasının yaşayan efsanesi” olarak nitelendirilen yıldız, pek çok dev markanın tanıtım yüzü oldu ve podyumların tozunu attırdı.
Kariyeri boyunca ilginç sanat eserlerine de konu olan Moss’un, kendisini yoga yaparken betimleyen Siren adlı heykeli tam 50 kilo ağırlığındaydı. O dönemde bu eserin değerinin 2.6 milyon dolar olduğu ifade edilmişti. Ayrıca ünlü isim, birkaç yıl önce uyurken çekilen videolarının satışıyla da ses getirmişti. Moss’un uyuduğu ya da uyur gibi yaptığı bu videolardan biri, bir yardım vakfı yararına 17 bin dolara satılmıştı.
Netice itibarıyla, akıp giden yıllar ve yaşanan tecrübeler her insanda kaçınılmaz izler bırakıyor. Şöhret basamaklarının zirvesinde olmak ya da paranın satın alabileceği her türlü lükse sahip bulunmak, zamanın bu etkilerine karşı tam bir koruma sağlamaya yetmiyor.




