Müzik dünyasının tanınmış isimlerinden biri olan Gökhan Kırdar, 1990’ların başında TRT “Beyaz Güvercin” yarışmasında finale çıkarak “Karanlığın Gizi” isimli parçasını canlı yayında ilk kez seslendirdiğini açıkladı. Kırdar, “Kimse bunu bilmez. Hiçbir albümde de yer almadı. Yakında bunu da paylaşmak istiyorum. Bu yüzden insanlar bu şarkıyı bilmiyor.” ifadelerini kullandı.
Beş yaşında müziğe adım atan Kırdar, 1980’lerin sonlarında İstanbul’daki rock gruplarında sahne alarak profesyonel müzik hayatına başladı. On beş yaşındayken “Sevgilim” adlı parçasıyla ilk sözlü eserini yazdı. Sanatçı, kariyeri boyunca “Yerine Sevemem”, “Cendere” ve “Üstüme Basıp Geçme” gibi eserlerin de aralarında bulunduğu birçok parçayı Türk müziğine kazandırdı.
Kırdar, “Kurtlar Vadisi”, “Yabancı Damat” ve “Haziran Gecesi” gibi projelerin unutulmaz müziklerine de imza attı. Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamalarda, müzikal yolculuğundan ve “ethnotronik” olarak tanımladığı müzik anlayışına dair birçok konuya değindi.
Gökhan Kırdar’ın Müzik Yolculuğu
Soru: Müzikle ilişkiniz nasıl başladı? Çocukluk döneminiz sizi nasıl etkiledi?
Kırdar: Müzik bence anne karnında başlıyor. Bebeklik döneminizin önemi büyük. Babam, İstanbul Mimar Sinan Üniversitesi’nde resim okudu. Sanat tarihi üzerine eğitim vermek için Aydın’a geldi ve annemle orada tanıştı. Büyük amcamız Lütfi Kırdar. Dedem Ziya Kırdar mimardı ve Aydın’ın mimarisinde etkileri olan biriydi. Annemi orada tanıdı. Anneniz yaratıcı biriydi; babam da öyleydi.
Genetik olarak sanat yeteneği, kuşaktan kuşağa geçebilen bir şeydir. Köklerim, annemin ve babamın genleri ve onların bana kattıkları, babamın sesimi beş yaşında ilk kez kaydetmesi beni yönlendirdi.
Soru: İlk enstrümanınız neydi?
Kırdar: Anneannem, kurban bayramlarında kuyruk derisinden dümbelek yapmayı öğretti. Aslında ilk çalgım buydu. Bağlama çok büyük olduğu için, kollarım kısa olduğu için babam bana cura almıştı. Küçük bir curayla başladım, bu yüzden ilk çaldığım enstrüman odur.
Dayım Hollanda’dan melodika getirmişti. Tuşlu çalgılarla da böyle tanıştım. Çocuk yaşta halk oyunlarıyla ilgilenmeye başladım. Aydın’da büyüdüğünüzde zeybek kültürü hayatın her yerinde var oluyor.
Soru: Bestecilik kariyeriniz ne zaman başladı?
Kırdar: On beş yaşında “Sevgili” isimli ilk bestemi yaptım, sözleri de bana ait. Çocukken hayal dünyasında yaşıyorsunuz.




