Fatih Ürek’in vefatından sonra gündemi meşgul eden mal varlığı ve miras konularına ilişkin ailesi tarafından kapsamlı bir bilgilendirme yapıldı. Ünlü sanatçının ablası Selvi Ürek, kamuoyundaki asılsız söylentilere açıklık getirirken, kardeşinin vasiyetinin harfiyen uygulanacağını ifade etti.
Hırsızlık İddialarına Ablasından Sert Yanıt
Özellikle sosyal medyada ve basında yer alan “kürklerin, mücevherlerin ve paraların çalındığı” yönündeki iddialara yanıt veren Selvi Ürek, bu haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirtti. Ablası, “Daha hastayken asılsız haberler çıktı. ‘Mücevherler, kürkler, evler ve paralar çalındı’ diye haberler çıktı ama öyle bir şey yok. Takıları vardı, bir kısmı satıldı. Bir kısmını hatıra olarak aldık.” ifadelerini kullandı.
Değerli Gardırop Eğitime Kaynak Olacak
Sanatçının sahne kostümleri ve kişisel eşyalarının maddi değerinin yüksek olduğunu vurgulayan Ürek, bu varlıkların nasıl değerlendirileceğini şu sözlerle açıkladı: “Ayakkabıları ve kıyafetleri var, hepsi para edecek kıyafetler. Kıyafete para yatırıyordu. Hepsini satacağız”. Fatih Ürek’in isteği doğrultusunda, bu satışlardan elde edilecek tüm gelir eğitim faaliyetlerine aktarılacak. Selvi Ürek konuyla ilgili olarak, ”Kürklerini de satacağız, ayakkabılarını satacağız. Hepsini satıp eğitime bağışlayacağız. ” dedi.
Maddi Durum ve Mevcut Borçlar
Sanatçının finansal portresi hakkında da bilgi paylaşan ablası, sanıldığı kadar büyük bir nakit birikiminin olmadığını dile getirdi. Selvi Ürek, ”O kadar çok maddi birikimi yokmuş. Sadece hayat poliçeleri yaptırmış. Borçları vardı, kredi kartları ve avansları. Tabii hastalanınca o avansları iade etmek durumunda kaldık. Kendi öz kaynaklarını borçları ödedi. ” diyerek borçların sanatçının kendi imkanlarıyla kapatıldığını belirtti.
170 Milyon Liralık Bodrum Malikanesi
Vefat haberiyle birlikte sanatçının Bodrum Yokuşbaşı mevkisinde bulunan, 800 metrekare genişliğindeki lüks mülkü yeniden gündeme gelmişti. Yaklaşık 170 milyon TL değerinde olduğu iddia edilen bu malikanenin satışı ve miras süreci hakkında konuşan ablası, kısa ve net bir şekilde ”Miras haktır.” yorumunu yaptı.




