fbpx
featured
  1. Haberler
  2. Magazin
  3. Başak Arslan: “Herkesin Ailesinden Taşıdığı Bir Kırgınlığı Vardır”

Başak Arslan: “Herkesin Ailesinden Taşıdığı Bir Kırgınlığı Vardır”

Asıl mesleği Türkçe öğretmenliği olan Başak Arslan, uzun yıllar boyunca başkalarının kaleminden çıkan eserleri okuduktan sonra radikal bir karar alarak kendi dünyasını kağıda dökmeye başladı. İlk denemesinde yayınevlerinden arka arkaya...

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Asıl mesleği Türkçe öğretmenliği olan Başak Arslan, uzun yıllar boyunca başkalarının kaleminden çıkan eserleri okuduktan sonra radikal bir karar alarak kendi dünyasını kağıda dökmeye başladı. İlk denemesinde yayınevlerinden arka arkaya ret cevapları alsa da pes etmeyerek her şeye en baştan başladı. Bu azmin sonucunda ortaya çıkan ‘Sardunyalar Güneşe Bayılır’, yazarına edebiyat dünyasının en saygın ödüllerinden biri olan 72. Sait Faik Hikâye Armağanı‘nı getirdi. 47 yaşındaki Arslan ile edebiyat yolculuğunu ve başarısının detaylarını konuştuk.

Beklenmedik Bir Müjde: Nöbetçi Öğretmenden Ödüllü Yazara

Türkiye’nin öykü alanındaki en prestijli ödüllerinden biri olan Sait Faik Hikâye Armağanı’nı kazandığını oldukça sıra dışı bir anda öğrenen Başak Arslan, o anları şu sözlerle anlatıyor: “Birincilik haberini oldukça ilginç bir şekilde öğrendim. Bilmediğim bir numara beni aramıştı ama o gün okulda nöbetçiydim, yoğun bir gündü. Aramayı cevaplayamadım. Sonra ‘Başak Hanım, size çok güzel bir haberimiz var’ diye bir mesaj geldi. Önce öğrencilerle ilgili diye düşündüm. Aramaya döndüğümde ‘Sait Faik Hikâye Armağanı’nı kazandınız’ haberini aldım. Bu benim için çok mutluluk verici.”

İsim Seçimi ve Yazma Tutkusu

Kitabın isminin son aşamada belirlendiğini belirten yazar, ‘Sardunyalar Güneşe Bayılır’ başlığının aslında içerikteki öykülerden birine ait olduğunu söylüyor. Arslan, “Başlangıçta kitabın adı farklıydı. Hatta herhangi bir öykünün adı olmayan, bütün kitabı kapsayan başka bir isim düşünmüştük. Son aşamada ‘Sardunyalar Güneşe Bayılır’ önerisi geldi. Başta emin olamadım, zamanla çok sevdim” diyerek kitabın kimliğini bulma sürecini özetliyor.

Ret Mektuplarından Başarıya Uzanan Yol

Yazarlık serüvenine 2017 yılında adım atan Arslan, aslında çocukluğundan beri öyküye özel bir ilgi duyuyor. Babasının gazeteci olması nedeniyle dergilerle büyüyen yazar, kendi hikayelerini yazma sürecini şöyle aktarıyor: “Yazdıkça bir dosya hazırlayıp yayınevlerine göndermeye karar verdim. Ancak peş peşe retler aldım. Yeniden başlamam gerektiğini düşündüm. İlk dosyamı tamamen çöpe attım. Ardından 2019’da sıfırdan yeni bir şeyler hazırladım, bu süreç 2023’e kadar sürdü.”

Aile İlişkileri ve İyileşme Aracı Olarak Yazı

Henüz 8 yaşındayken babasını kaybeden Başak Arslan, öykülerinde sıklıkla aile ve insan ilişkilerine odaklanıyor. Yazmanın kendisi için bir tür rehabilitasyon olduğunu vurgulayan yazar, şu ifadeleri kullanıyor: “O dönemde yalnızca benim mutsuz olduğumu, sadece benim eksik hayat yaşadığımı düşünüyordum. Ama büyüdükçe fark ettim ki babası olanın da olmayanın da başka yaraları var. Herkesin ailesinden taşıdığı bir eksiklik, kırgınlık ya da yük oluyor. Bu hikâyeleri okumayı seviyorum. İnsan en çok sevdiği şeyleri yazmak istiyor.”

Gerçek Hayattan Beslenen Kurgular

‘Sardunyalar Güneşe Bayılır’ eserinde doğrudan kendi hayatını anlatmasa da çevresinden ve gözlemlerinden ilham aldığını belirten Arslan, yazarak iyileştiğini söylüyor: “Aslında benim bir avantajım var. Bu benim yayımlanmış ilk kitabım olsa da aslında ikinci kitabım. Bu kitaptan önce kendi hikâyemle yüzleştiğim ve iyileştiğim bir kitabım vardı. Bir anlamda kendimi yazarak iyileştirdim.” Gözlem yapmayı çok sevdiğini ekleyen yazar, duyduğu küçük bir ayrıntıdan bile bambaşka bir kurgu çıkarabildiğini belirtiyor.

Okulda Alkışlarla Karşılanan Bir Yazar

Edebiyat başarısının ardından görev yaptığı okulda büyük bir ilgiyle karşılaşan Arslan, öğrencilerinin tepkisinden oldukça etkilenmiş: “Ödülden sonraki gün okula gittiğimde beni alkışlarla karşıladılar. Açıkçası bu kadar önemsemelerini beklemiyordum. Geçenlerde bir öğrencim ‘Öğretmenim, siz Şermin Yaşar’ın kazandığı ödülü kazanmışsınız. Meğer ne büyük bir şeymiş’ dedi.”

Öğretmenlik ve yazarlığın birbirini beslediğini ifade eden Başak Arslan, pandemi döneminde hazırladığı çocuk kitaplarının da yakında kendi yayınevi aracılığıyla okuyucuyla buluşacağının müjdesini veriyor. Çocukluğun hayatın en belirleyici dönemi olduğunu savunan yazar, “Yazmak benim için bir tür iyileşme alanı oldu. Bugün hâlâ çok üzüldüğümde de çok sevindiğimde de oturup yazarım” diyerek edebiyatla olan kopmaz bağını dile getiriyor.

Başak Arslan: “Herkesin Ailesinden Taşıdığı Bir Kırgınlığı Vardır”
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak MaxiMag Bültenine Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Maxi Magazin ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir