fbpx
featured
  1. Haberler
  2. Magazin
  3. Larissa Lara Türközer: Cevriye Müzikali Bir Dönüm Noktası

Larissa Lara Türközer: Cevriye Müzikali Bir Dönüm Noktası

Larissa Lara Türközer, "Cevriye Müzikali" ile izleyicilerin karşısına çıkarak hem oyunculuk hem de yapımcılık kariyerinde önemli bir hayalini gerçeğe dönüştürdü. Çocukluk yıllarından itibaren sanatla harmanlanan bir hayat süren Türközer, bu...

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Larissa Lara Türközer, “Cevriye Müzikali” ile izleyicilerin karşısına çıkarak hem oyunculuk hem de yapımcılık kariyerinde önemli bir hayalini gerçeğe dönüştürdü. Çocukluk yıllarından itibaren sanatla harmanlanan bir hayat süren Türközer, bu müzikalin kendisi için sadece bir iş değil, oyunculuğa başlama sebebi olduğunu ifade ediyor.

Aile Bağları ve Sanatla İç İçe Geçen Çocukluk

Çocukluk dönemini Ankara’da geçiren ve yaz tatillerini Antalya’da anneannesiyle tamamlayan Türközer, kökenleri hakkında şunları söylüyor: “Melezim ben. Babamlar Gürcü. Babaannem Gürcü, dedem Laz. Muhteşem bir kırmayım. O yüzden babaannemler orada da yaşıyor. Bizim aile bağlarımız kuvvetli. Hâlâ Gürcistan’da çok akrabamız var. Mükemmel bir anne babaya sahibim. Hayattaki en büyük kırmızı çizgim onlar.”

Ailesinin sanat dünyasına olan yakınlığı, Larissa’nın kariyer yolculuğunu şekillendiren en büyük etken olmuş. Annesi Ankara Sanat kökenli olan, dayısı ve kuzenleri konservatuvar eğitimi alan oyuncu, henüz 2-2.5 yaşındayken babası tarafından baleye başlatılmış. Her ne kadar babasının oyunculuk mesleğiyle ilgili bazı endişeleri olsa da, annesinin desteğiyle bu engeller aşılmış. Türközer, ailesinin desteğinin kendisi için önemini şu sözlerle anlatıyor: “Totemimdir zaten. Annemle babamı görmeden çıkmam sahneye.”

Güzellik Engeline Takılan Eğitim Süreci

Konservatuvar yıllarında yaşadığı ilginç bir deneyim, sektördeki ön yargıları gözler önüne seriyor. Mimar Sinan Üniversitesi’ni hedeflerken, hazırlık olması amacıyla girdiği başka bir üniversitenin sınavından elenme sebebini şu sözlerle paylaşıyor: “Bölüm başkanı, ‘Zaten çok güzel bir kız. Niye okusun ki? Gitsin mankenlik yapsın, oradan sektöre girer. O yüzden almadım’ demiş. Güzel olduğum için elendim. Böyle bir saçmalık olabilir mi?”

Bu durum hevesini kırmamış; zira ailesindeki sanatçılar sayesinde sektörün zorluklarına hazırlıklıymış. Dayısının “Sektörde bunlar olacak, başına bunlar gelecek. Ailen olarak en az hasarla çıkmanı sağlayacağız ama işimiz çok sert bir psikolojiye, çok büyük bir mental sağlığa sahip olmayı gerektirir” uyarılarıyla yola devam etmiş. Ardından, babaannesinin de yaşadığı Ordu Üniversitesi’nde eğitimini tamamlamış.

Kızıl Elma’dan Yapımcılığa Uzanan Yol

İstanbul macerası Tekden Film imzalı, TRT’de yayınlanan “Kızıl Elma” dizisindeki başrolüyle başlayan Türközer, sonrasında sinema filmlerinde rol aldı. Kariyerindeki asıl değişim ise eşi Mehmet Ali Karakuş ile tanışması ve yapım tarafına geçme isteğiyle gerçekleşmiş. Bu iş birliği, onu en büyük hayali olan müzikali hayata geçirmeye kadar götürmüş.

Cevriye Müzikali: Bir Ölüm-Kalım Meselesi

Türközer için “Cevriye Müzikali”nin anlamı çok büyük. 2008 yılında bu oyunu Feray Darıcı’nın performansıyla izlediğinde, bir gün mutlaka o sahneye çıkacağına dair kendi kendine söz vermiş. Hatta merhum Gülriz Sururi’nin kendisine “Tamam yap, senin rejini ben yapacağım” dediğini ancak ömrünün vefa etmediğini belirtiyor. Türközer, “Bunu yapmadan ölmeyecektim ben” diyerek projenin hayatındaki yerini vurguluyor.

Kadın Sorunlarına Sahne Üstünden Bir Bakış

2026 model Cevriye, sadece eğlence odaklı bir oyun değil; toplumsal bir amaca hizmet ediyor. Türközer, oyunu katledilen ve zorluk yaşayan kadınların yüküyle başlattıklarını belirterek şu detayları veriyor: “Suat Derviş 1940’larda ‘Kadınları bir yere çıkarmıyorlar. Kadınları hep bastırıyorlar, çünkü kadın gücünden korkuyorlar’ diye bir oyun yazmış. Sonra onu sevgili Gülriz Hoca daha eğlenceli, neşeli bir hale getirmiş.”

Oyunun asıl mesajının kadınların maruz kaldığı şiddet ve baskıya dikkat çekmek olduğunu söyleyen sanatçı, gerçek namusu; dürüstlük üzerinden tanımlıyor ve şiddetin her türlüsünü “namussuzluk” olarak nitelendiriyor. Sektörde kendisinin de psikolojik ve fiziksel şiddetle karşılaştığını şu sözlerle ifade ediyor: “‘Gel gece bana gidelim’ lafını duyup da masaları sandalyeleri dağıttığım bile oldu, bu yüzden işimden oldum hatta.”

Hayat Arkadaşıyla Aynı Projede

Eşi Mehmet Ali Karakuş ile hem evi hem de iş hayatını paylaşan Türközer, bu durumun hem keyifli hem de zor yanları olduğunu anlatıyor. 24 saat iş konuşmanın bazen özel hayatı kısıtladığını ancak eşinin gülüşünün kendisine huzur verdiğini belirtiyor.

Deniz Seki ile Sahne Paylaşımı ve Gelecek Planları

Müzikal kadrosunda yer alan Deniz Seki hakkında ise “O kadar tatlı bir kadın ki. Bayılıyorum ona” diyen Türközer, Seki’nin “Müzikal benim hayalimdi. Bu projeyle hayalimi gerçekleştirdim” diyerek projeye büyük bir istekle dahil olduğunu vurguluyor. Gelecek dönemde ise üzerinde uzun süredir çalışılan bir dizi film ve uluslararası ölçekte, birkaç ülkenin ortaklığında gerçekleşecek büyük bir projenin hazırlıkları sürüyor.

Larissa Lara Türközer: Cevriye Müzikali Bir Dönüm Noktası
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak MaxiMag Bültenine Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Maxi Magazin ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir