Amerika Birleşik Devletleri’ndeki meşhur Ölüm Vadisi’nin (Death Valley) yakıcı atmosferinden başlayarak Santa Monica kıyılarına kadar uzanan 600 kilometrelik devasa ultra maraton, geçtiğimiz hafta milyonlarca insanı ekran başına kilitledi. Spor dünyasında ‘Cyborg’ takma adıyla bilinen 28 yaşındaki Red Bull atleti Arda Saatçi, kendi dayanıklılık sınırlarını test ettiği bu serüvende beş gün boyunca neredeyse hiç uyumadan yol aldı. Yolculuk esnasında halüsinasyonlar görmesine rağmen pes etmeyen ve şu an Berlin’de yaşamını sürdüren Saatçi ile bu sıra dışı deneyimini konuşmak üzere bir araya geldik.
‘Cyborg’ İsmi ve Sporcunun Mottosu
Kendisine bu lakabın takipçileri tarafından layık görüldüğünü belirten Saatçi, bu durumdan keyif aldığını ancak özünde bir makine değil, duyguları ve korkuları olan bir insan olduğunu hatırlatmak istiyor. Zorlandığı anlarda bile motivasyonunu kaybetmediğini ifade eden sporcu, her fırsatta “En büyük rakibin sensin” sözünü vurguluyor.
Hedefe Giden Yol: Projelerin Doğuşu
Son iki yıldır ekstrem projelere odaklandığını söyleyen Saatçi, bu sürece nasıl başladığını şu sözlerle anlatıyor: “İlk büyük işim Berlin’den New York’a gitmekti. Geçtiğimiz yıl ise Japonya’yı boydan boya koştum. Yaklaşık 10 ay önce kendimi daha ne kadar zorlayabileceğimi düşünürken, minimum uykuyla 600 kilometreyi durmaksızın katetme fikri doğdu.”
Ölüm Vadisi’nin Tehlikeli Doğası
Koşu alanı olarak seçilen Death Valley’nin dünyanın en sıcak ve en ıssız noktalarından biri olduğuna dikkat çeken Saatçi, bölgedeki riskleri şöyle özetliyor: “Burası tam anlamıyla bir hiçlik. Yiyecek veya su temin edebileceğiniz bir yer yok. Yanınızda tedarikiniz yoksa hayatta kalmanız imkansız. Telefonların bile çekmediği bu bölgede canlı yayınımızı uydu sistemleri sayesinde gerçekleştirdik. Ayrıca sadece sıcaklık değil, parkurdaki ciddi irtifa farkları da fiziksel olarak yıpratıcıydı.”
Limitleri Zorlamak İçin En Zor Parkur
Bilinçli bir tercihle en zorlu rotayı seçtiğini dile getiren başarılı atlet, geçmiş başarılarına da değindi: “Berlin-New York hattında 75 günde 3 bin kilometre yol aldım. Japonya’yı kuzeyden güneye geçerken 43 gün boyunca günlük ortalama 70 kilometre koşarak yine 3 bin kilometreyi tamamladım. Bu defa ise kendimi bambaşka ve daha sert şartlar altında sınamak istedim.”
Uyku Düzeni: 20 Dakikalık Şekerlemeler
Takipçilerinin en çok merak ettiği konulardan biri olan uyku süreci hakkında bilgi veren Saatçi, “20’şer dakika uyudum” diyerek stratejisini açıkladı. Destek aracındaki küçük yatakta sadece çok ihtiyaç duyduğunda kısa molalar verdiğini söyleyen sporcu, koşu süresince tek seferde uyuduğu en uzun sürenin 90 dakika (1,5 saat) olduğunu belirtti. Bu süreçte kendisine bir sağlık görevlisi ve koşu koçu eşlik etti.
Zihnin Sınırları ve Halüsinasyonlar
Aşırı uykusuzluğun zihinsel yansımalarını bizzat tecrübe eden Arda Saatçi, yaşadığı ilginç anları şu şekilde aktardı: “Bir noktadan sonra gerçeklik algım bozuldu ve halüsinasyonlar görmeye başladım. Yoldaki beyaz çizgiler sarı görünüyordu, ağaçların hareket ettiğini sanıyordum. Doktorum beni durdurup çizgilerin rengini sorduğunda beyaz cevabını alınca durumun farkına vardım. Bacaklarım otomatik olarak hareket etse de zihnim adeta bir trans halindeydi.”
Pes Etmeme Kararlılığı
Başlangıçtaki hedefi olan 96 saatlik süreyi uykusuzluk ve sıcağın getirdiği yavaşlama nedeniyle aşsa da asla vazgeçmediğini ifade eden sporcu, “Hayat düz bir yol değil. Bazen dişini sıkıp mücadele etmeye devam etmen gerekiyor. Takipçilerime her zaman pes etmenin bir seçenek olmadığını söylüyorum. Çünkü hayatta bir hedefe ulaşmanın asansörü yok. Basamakları tek tek çıkmanız gerekiyor” dedi.
Canlı Yayında Dünya Rekoru
Tüm süreci şeffaf bir şekilde yansıtabilmek adına yayını 24 saat açık tuttuğunu belirten Saatçi, dijital dünyadaki yankısını şu verilerle paylaştı: “YouTube ve Twitch’te anlık 2 milyon izleyiciye ulaştık. TikTok üzerinde ise yaklaşık 700 milyon beğeni alarak dünya çapında bir rekora imza attık. Ben de her gün sınırlarını biraz daha ileri taşımaya çalışan normal biriyim; alışkanlıklarınızı zorladığınızda ulaşılamayacak çok az şey kalıyor.”
Anneler Günü Hediyesi: Dondurma Sözü
Bitiş çizgisindeki duygusal anlara da değinen sporcu, kendisini bekleyen annesiyle olan diyaloğunu anlattı: “Annem oldukça endişeliydi. Yarışın bittiği gün olan 10 Mayıs aslında Anneler Günü’ydü. Tek isteği benim sağ salim tamamlamamdı. Ona bitişte dondurma yiyeceğimize dair söz vermiştim. Finişte birbirimize sarılıp ağladık, gururlandık ve ardından gidip birlikte dondurmamızı yedik.”
Olağanüstü direnci ve acıya karşı gösterdiği metanetle tanınan Arda Saatçi, Death Valley’den Santa Monica’ya uzanan bu zorlu yolculuğuyla spor camiasının en çok takdir edilen isimlerinden biri olmayı başardı.




