Televizyon ve sinema sektörünün tanınan isimlerinden biri olan ünlü oyuncu Nadia Farès, geçen hafta Paris’teki lüks bir spor salonunda bilincini kaybederek gündeme geldi.
Olayın Gelişimi
11 Nisan’da, Paris’in Blanche ve Montmartre bölgelerinde yer alan seçkin bir kulüpte gerçekleşen olayın ardından komaya giren Farès, cuma günü geçirdiği kalp krizi neticesinde hayatını kaybetti.
Olay Anı
Fransız savcılığından edinilen bilgilere göre, Farès havuzda yüzme esnasında aniden bilincini yitirdi. Olay anında orada bulunan tanıklara göre, ünlü oyuncu havuzun dibinde ‘yoga’ pozisyonunda hareketsiz bir şekilde bulundu.
Olay yerinde bulunan bir yüzücü, acil servis gelene kadar Farès’e kalp masajı yapmaya çalıştı. Daha sonra, kaldırıldığı Pitié-Salpêtrière Hastanesi’nde tıbbi olarak uyutuldu.
Sağlık Sorunları
Farès, 2007 yılında beyin anevrizması nedeniyle bir cerrahi işlem geçirmişti. Ayrıca, son dört yıl içinde üç kez kalp ameliyatı olduğu bilgisi de kamuoyuyla paylaşıldı.
Kızından Duygusal Veda
Nadia Farès’in kızı Shana Chasman, sosyal medya üzerinden annesine duygusal bir mesajla veda etti:
“Gerçek gibi gelmiyor ama bu yaşadığım en gerçek şey. Bu kadar erken gideceğin hiç aklıma gelmezdi. Zamanımız var sanıyordum. Seni bu hastane yatağında görünce, ellerimi başının üzerindeydim, yüzünü öptüm, uyanman için herhangi bir işaret için dua ettim. Hala sıcaklığını hissediyorum. Dayanman için sana yalvardık.”
“Diz çökerek yanında elini tutarak aşağı baktım, parmaklarımız ilk defa bu kadar çok benzediğini fark ettim. Cildindeki çilleri saydım ve ezberledim. Bizi orada hissettiğinizi biliyorum. Bebeklerinin seni kucakladığını bile bile korkmadığını biliyorum. Senin için şarkı söylediğimde ve gözlerini açtığında, bunu bizi duyduğunu söylemek için yaptığının bir işareti olarak gördüm.”
“Sana sarıldım, gücünü toplamanı, önünde uzun bir iyileşme yolun olduğunu söyledim, ama o yol çok kısaydı. Gelmemizi beklediğiniz için, bizden ayrılmadan önce yanınızda olmamızı beklediğiniz için teşekkür ederiz. Anne sen iyi haberler aldığımda ilk aramak istediğim kişiydin. Ve sen her zaman bana destek oldun.”
“Geçen cumartesi seni telefonda gördüğümü hatırlıyorum, sabah uyanan gülüşünü ve küçük gözlerini gördüğümü, sana haberimi verdikten sonra ne kadar gurur duyduğunu söyleyen sesin. En iyi arkadaşımdın. Geçtiğimiz birkaç ayda çok yakınlaştık ve bu kadar sık konuştuğumuz için çok mutluyum. Kahkahalar için teşekkür ederiz, gülmeden duramadığımız türden.”
“Sarılmalar, öpücükler ve tavsiyeleriniz için teşekkür ederim. Her zaman ne olursa olsun benim için burada olduğunu söylerdin. Seni burada yanımızda hissediyorum, ama bu benim hayal ettiğim değil. Arkadaşların ve seçilmiş ailen, bende ruhunu ne kadar gördüklerini söylediler, ve bu en büyük iltifat. Hayatı hafife alamayız. Seni anlıyorum anne.”
“Son gününde, seni gerçekten vücudundan çok sevdiğin ağaçlarda gördüm. Gülümsediğini ve şu anda nerede olursan ol bize güzel olduğunu söylediğini görüyorum. Sessizlikte sesini duyuyorum. Beni herkesten çok sen anladın ve artık fiziksel olarak yoksun. Bana bir ses verdin. Evren seni benden aldı ve bu inanılmaz derecede adil değil. Bu acı dayanılmaz anne. Huzur içinde yat anne. Sen benim meleğimsin. Lütfen bize göz kulak ol. Lütfen, lütfen. Seni seviyorum.”
Geçtiğimiz günlerde havuzda baygın halde bulunarak hastaneye kaldırılan Nadia Farès’ten üzücü bir haber geldi. Yoğun bakımda verdiği yaşam mücadelesini kaybeden sanatçının vefatı, ailesini ve sanat camiasını derin bir üzüntüye boğdu.




