fbpx
featured
  1. Haberler
  2. Magazin
  3. Yeşilçam Kuşakları Kardeşlik ile Yetiştirdi

Yeşilçam Kuşakları Kardeşlik ile Yetiştirdi

Her hikâyenin genellikle bir iyi, bir de kötü karakteri bulunur. Yeşilçam filmlerinde de durum böyleydi. Erol Taş’lar, Hüseyin Peyda’lar jönlere pek çok kötülük yapsalar da, sonunda her zaman iyiler galip...

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Her hikâyenin genellikle bir iyi, bir de kötü karakteri bulunur. Yeşilçam filmlerinde de durum böyleydi. Erol Taş’lar, Hüseyin Peyda’lar jönlere pek çok kötülük yapsalar da, sonunda her zaman iyiler galip geldi. Ayhan Işık, Ediz Hun, Tarık Akan, İzzet Günay, Kartal Tibet, Cüneyt Arkın ve Kadir İnanır… Bu isimler her daim haklıdan yana olmayı, adalet için mücadele etmeyi benimsemişlerdi. Yeşilçam’ın aksiyon sahneleri bile iyinin kötüyü cezalandırdığı bir dengeyi yansıtırdı. Şiddeti değil, haklının yanında durmayı ve güçsüzü savunmayı öğretti izleyicilere.

Yeşilçam’ın Dört Yapraklı Yoncası

Sinemamızın dört yapraklı yoncası olan Türkan Şoray, Filiz Akın, Fatma Girik ve Hülya Koçyiğit, ne şartlarda olursa olsun, canlandırdıkları karakterlerle izleyicilere örnek olacak bir duruş sergilediler. Bugünden geriye dönüp baktığımızda, bu rolleri naif görünse de, yıllar boyunca kalplere sevgi ve doğrulukla dokundular. Bu oyuncuların filmlerdeki duruşları sadece rol oynamaktan öte, birbirlerine özel hayatlarında da destek oldular; kamera önündeki rekabeti gerçek hayatta meslektaş dayanışmasına ve kardeşliğe dönüştürdüler.

İyiliği Aşıladı

Yeşilçam, iyiliği, kardeşliği ve dostluğu aşılayan bir dünya yarattı. Özellikle Arzu Film’in yarattığı Kemal Sunal, Şener Şen, Halit Akçatepe, Adile Naşit, Münir Özkul, Zeki Alasya ve Metin Akpınar gibi isimlerin yer aldığı aile komedileri ile… “Gülen Gözler”, “Mavi Boncuk”, “Bizim Aile” gibi filmlerde, borçları yüzünden evlerinden uzak kalsalar da, sevdikleriyle yuva kuramasalar da kalplerinin temizliğini hep korudular. Dayanışarak güçlü kalmayı, şiddet yerine vicdan gücünü önemsediler. “Hababam Sınıfı”nın yaramazları bile, öğretmenlerine ve yeni gelen öğrencilere ne kadar zorluk çıkarsalar da, sonuçta hatalarını anlayıp gönül almayı başardılar. Nihayetinde kazanan her zaman iyilik oldu.

‘Asıl Güç Sevgidedir’

Yeşilçam’ın çok farklı bir evren olduğunu belirten Türkan Şoray, şunları ifade etti: “Her şeyden önce zamanın ruhu bambaşkaydı. Anlatılanlar, hayatın içinden, gerçek duygulardan beslenen hikâyelerdi. Seyirci bizimle birlikte güler, birlikte ağlardı. Onların ailesinden bir parça gibi hissederdik. Yeşilçam filmleri, izleyiciye kardeşliği ve dostluğu öğretmekten ziyade aslında bunu doğrudan hissettiriyordu. O filmler, bize iyiliğin, ahlaklı olmanın, sevebilmenin ve erdemli kalmanın ne kadar değerli olduğunu gösterdi. Emek, dayanışma ve birlikte ayakta kalmanın duygusu her zaman yüceltilirdi. İyinin ödüllendirildiği, kötünün ise mutlaka karşılığını bulduğu bir dünya vardı. Bir neslin hayatına dokundu. Bu yüzden her zaman iyi örnek olmaya, umut verici hikâyeler ve mutlu sonlar yaratmaya çalıştık. Ama günümüzde maalesef çoğu yapımda şiddetin öne çıktığını ve şiddet uygulayanların güçlü gibi gösterildiğini görmek üzücü.”

‘Yeşilçam’da Yapıcı Temalar İşleniyordu’

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan son olayların ardından dijital içeriklerin etkisi tartışılırken uzmanlar, Yeşilçam filmlerinin aile değerleri açısından daha olumlu bir örnek sunduğunu dile getiriyor. Uzman Klinik Psikolog Buket Zengin, konuyla ilgili şunları aktardı: “Yeşilçam’a baktığımızda; aile, iş birliği, eğitim idealleri, hoşgörü ve mizah gibi yapıcı temaların işlendiğini görüyoruz. O filmler aileleri bir araya getirir; yardımlaşmak, çalışmak ve dürüstlük üzerine konuşulabilecek alanlar açardı. Bugün ise ekranlarda adaletin mahkemelerde değil, sokaklarda silah ve kaba kuvvetle sağlandığını gösteren temalar hâkim. Güç artık bilgi veya erdemle değil, ‘racon keserek’ gösteriliyor. Yeşilçam’da da kötü karakterler ve dövüş sahneleri bulunuyordu; ancak bu filmler genellikle açık hava sinemaları gibi toplumsal alanlarda veya aile denetiminde izlenirdi. Günümüzün ‘yalnız izleme’ alışkanlığı, çocuğu şiddet içeriğiyle baş başa ve savunmasız bırakıyor.”

Bugün sosyal medya, diziler ve video oyunları gündelik hayatta olumsuz etkileriyle hakimken, geri dönüp aile değerlerine odaklanmayı, Yeşilçam’daki özlediğimiz özümüze dönmeyi başarabiliriz.

Yeşilçam Kuşakları Kardeşlik ile Yetiştirdi
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak MaxiMag Bültenine Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Maxi Magazin ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir