Kastamonu’da yaşayan genç bir yetenek, günlerce süren titiz çalışmasıyla sıradan duvarları adeta birer sanat eserine çeviriyor. 22 yaşındaki sanatçı Alperen Karaahmetoğlu’nun el emeğiyle ortaya çıkardığı rölyef çalışmaları o kadar kusursuz bulunuyor ki, birçok izleyici bu eserlerin yapay zeka tarafından üretildiğini veya hazır kalıplar kullanıldığını düşünüyor.
Rölyef Sanatçısı Alperen Karaahmetoğlu Kimdir?
Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi son sınıf öğrencisi olan Alperen Karaahmetoğlu, küçük yaşlardan itibaren resim sanatına duyduğu tutkuyu duvarlara yansıtıyor. Çocukluk yıllarında eline geçen her türlü malzemeye şekil vererek başlayan bu serüven, bugün devasa yüzeylerde hayat buluyor. Yaklaşık 5 yıl önce profesyonel olarak duvar resmi sektörüne giren Karaahmetoğlu, kabartma ve oyma tekniklerini kullanarak alçıyla sanatsal dokunuşlar yapıyor.
Sanatçı, yeteneğinin kökenlerini ve eğitim sürecini şu sözlerle aktarıyor: “Küçükken elime geçen ekmek hamuru, sakızlara şekil verme çabasındaydım. Resime de ilgim hep devam etti. Liseyi de Güzel Sanatlar Lisesi’nde bitirdim, üniversite eğitimimi de Güzel Sanatlar Fakültesinde sürdürüyorum. Duvar resmi sektörüne yaklaşık 5 sene önce girdim. Çalıştığım kafenin duvarına resim yapmıştım. O zaman ki şartlarında çok bilinen bir teknik olmadığı için fazla talep görmedi. Daha sonra farklı alanlarda çalışma sürecim oldu, kafelerde ve farklı sektörlerde çalıştım. Ama sanatım için vakit yeterli olmadı”
Duvarlardaki Sanatın Üretim Süreci Nasıl İşliyor?
Geleneksel yöntemleri modern malzemelerle harmanlayan Karaahmetoğlu; evlerin, iş yerlerinin ve binaların duvarlarını birer tuval gibi kullanıyor. Tasarımdan işçiliğe kadar her aşamada büyük bir emek harcayan sanatçı, günümüzde el emeğine olan özlemin arttığını vurguluyor. Eserlerinin yapay zekayla kıyaslanması hakkında ise şu ifadeleri kullanıyor:
“Günümüzde yoğun talep görüyor, insanlar ilgi gösteriyorlar. El yapımı sanat malzemelerine hasret kaldık. Günümüzün belası yapay zeka, benim yaptığım işe de ‘yapay zeka’, ‘kalıptan çıkartmış, oraya yapıştırmış’ dediler. Yapay zekaya yetişebildiysek ne mutlu bana”
Bu Sanat Hangi Tekniklerle Ortaya Çıkıyor?
Kullandığı tekniklerin köklü bir geçmişe sahip olduğunu belirten genç sanatçı, sürecin zorluklarını ve detaylarını şu şekilde anlatıyor:
“Bu teknik, Rönesans’tan, Orta Çağ’dan nasıl devam ediyorsa biz de ham maddeleri biraz değiştirerek aynı şekilde devam ediyoruz. O zaman mermer tozu kullanılıyorsa şu an alçı kullanılıyor, o zaman yumurta akı kullanılıyorsa şu an tutkallar ve akrilikler kullanılarak aynı emekle işliyoruz. Bu çalışmanın yapımında tasarımını da kendim yapıyorum. Bu işin en uzun süren safhası tasarım. Bu işi bir kez yaptıktan sonra bina yıkılana kadar göz önünde olacak. Toplum olarak el emeğine gereken değeri veren bir millet olduğumuzu düşünüyorum. Bir defa yapıldıktan sonra o eser orada hep kalacak. Tasarımdan sonra işçiliği başlıyor. Her çalışmada teknik değişiyor. Yüzeyler birbirini tutmuyor. Kastamonu’da yılın büyük kısmında havanın soğuk olmasından dolayı alçının kuruması zaman alıyor. Alçı kurumadığı için zaman istiyor”
Genç Yeteneğin Sanattaki Hedefleri Nelerdir?
Yaptığı işten büyük bir mutluluk duyduğunu ve duvarlara ruh katmayı sevdiğini dile getiren Karaahmetoğlu, Türkiye’yi uluslararası alanda temsil etmeyi hedefliyor. Kendi zihninden çıkan tasarımları hayata geçirmenin verdiği hazzı ise şu cümlelerle özetliyor:
“Oturduğum bir kafelerde, gittiğim bir yerde yaptığım tablonun olması, rölyefin olması beni çok mutlu ediyor. Yaptığım işten dolayı çok mutluyum. İnsanların olumlu dönüşleri beni çok mutlu ediyor. İnsanlar görmese sadece ben bile görsem seviniyorum. Çünkü bir duvara ruh katıyorsunuz. Tamamen zihninizden tasarladığınız işleri ortaya koymak mutlu ediyor. Bu işi mesleğim haline getirmek istiyorum. Amacım sanat adına ülkemizde ve ülkemiz dışında bir şeyler yapmak”




